Röportaj

Cilalı İbo Perili Köşkte filminde küçük bir rolle sinemaya adım attı. Daha sonra yapımcılığa soyundu. Kapıcılar Kralı’ndan Selvi Boylum Al Yazmalım’a pek çok filmin yapımcılığını üstlendi. Beyoğlu, Arif Keskiner denince akla gelen bir başka şey. Kurucusu olduğu Sinema Sevenler Derneği Lokali, namıdiğer Çiçek Bar, sadece Yeşilçam’ın değil edebiyat ve sanat dünyasının da nabzını tuttu bir dönem. Osmantan Erkır, akademisyen ve yazar Haluk Oral ile İST Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci Nazım Alpman’ı da yanına alarak Arif Keskiner’i evinde ziyaret etti, tavla eşliğinde dönen muhabbete ortak oldu, eşsiz hikâyeler dinledi...
İlk albümü Sakin Olmam Lazım’ı yayınladığı dönemde (2005) özellikle sahnede yarattığı alışılmadık mizansenle çok konuşulan Hayko Cepkin, oldukça kısa bir sürede kendi deyişiyle "ailenizin uzaktan akrabası" mertebesine ulaşmayı başardı. Müzikal üretimleri ve sahne performansları devam ededursun, yaşamını sürdürdüğü Kuşadası’nda çiftlik işlerine ya da "tüplü araç" projesine yoğunlaştığı da oluyor Cepkin’in.
Hep söylenen bir cümledir: "Avrupai anlamda tiyatroyu Ermeniler başlattı." Boğos Çalgıcıoğlu, "Eyvallah, doğru" diyor ama sonra soruyor, "E peki sonra ne oldu?"
Zuhal Olcay, tiyatrodan sinemaya, televizyona ve en nihayetinde sahnelere uzanan kariyerinde eleştirel anlamda alkışlanan, saygı gören işlere imza attı hep. Onun adını bir projede gördüğümüzde “o zaman iyidir” demek gibi bir refleksimiz var. Kendisi de yolundan memnun, "Keşke diyebileceğim bir şey neredeyse yok" diyor. Sonbaharda yeni bir diziyle karşımızda olacağını müjdeliyor, hayatına ve kariyerine dair sorularımızı açık sözlülükle yanıtlıyor.
Türkiye müzik sahnesinin şüphesiz en özel seslerinden biri Cem Adrian. Onu özel kılan sadece eşsiz ses rengi değil; üretkenliğiyle ve dinleyicisiyle kurduğu samimi bağla da sektörde kendine sarsılmaz bir yer edinmiş durumda. Bir süre önce Gökyüzümün Yıldızları isimli bir albüm yayınlayan müzisyenle sanatını, şöhret olgusunu, ikamet ettiği Ankara’yı ve bir dönem yolunun düştüğü İstanbul’a dair şimdiki hislerini konuştuk.
Ediz Hun, büyük sanatçı. Sadece sanatçı değil bir bilim insanı aynı zamanda... Okan Üniversitesi’nin akademik kadrosunda yer alıyor ve bir süredir Agatha Christie’nin On Küçük Zenci kitabından uyarlanan On Kişiydiler adlı oyunda sahneye çıkıyor. 81 yaşında ışıldamaya devam eden Hun’la çocukluğunun İstanbul’unu, yurt dışı macerasını, tiyatro deneyimini ve biraz da siyasi kariyerini konuştuk.
Komedi oyuncusu Perran Kutman, gündemi her an değişen toplumumuzun ortak belleğinde sosyolojik değerini koruyan karakterlerle milyonlarca insanı etkiledi, etkilemeye de devam ediyor. Çünkü hayatlarımıza dokundu; dokunmakla kalmayıp sevgi baharatları serpti cömertçe. Bir güldürdü bir ağlattı. Her daim en yakınımızdan biri oldu. Kimi zaman öğretmenimiz, kapı komşumuz, kimi zaman annemiz...
Türkiye müziğinin en kıymetli isimlerinden Erol Evgin ile geçmişten günümüze keyifli bir yolculuğa çıktık. 7’den 70’e gönüllerde taht kuran Evgin kariyerini, İstanbul’u ve gelecek planlarını İstanbullular için anlattı...
Patrik Bartholomeos, 2021’de patrik seçilmesinin 30. yıl dönümünü kutladı. İstanbul Rum Patrikhanesi’ni global bir aktöre, dünya kamuoyunun dikkate alıp saygı gösterdiği ve liderlerin her fırsatta ziyaret ettiği bir kuruma dönüştürmeyi başaran Patrik’e, "Yeşil Patrik" diyen ve bu ismin yayılmasına önayak olan kişi ise kendisi de bir çevreci olan eski ABD başkan yardımcısı Al Gore’dan başkası değil.
Her ne kadar ismi "Yeni Moda Eczanesi" olsa da burası Moda’nın, hatta İstanbul’un en eski eczanelerinden biri. Kuruluş tarihi 1902, Moda’daki ikameti ise 1937 yılına dayanıyor.
Trabzon "uşacuğu" (çocukcağızı) Ekrem İmamoğlu, Haziran 2019’dan beri dünyanın kültür ve tarih mirası yönünden belki de en zengin şehri İstanbul’un belediye başkanlığı görevini yürütüyor. Coğrafya merakı ve okuma sevdasıyla; çocukluktan beri biriktirdiği kartpostallar, dergiler ve kitaplarla İstanbul’u çoğu İstanbulludan iyi, çok başka yönleriyle tanıyor. Kendisi de koleksiyoner olan Osmantan Erkır, İmamoğlu’yla kendisini Karadeniz’den çıkarıp bu büyük şehrin en büyük “kültür sanat yatırımcısı”na dönüştüren yoldaki insanları, eserleri, mekânları ve Askıda Fatura projesiyle aldığı Bloomberg Küresel Belediye Başkanları Yarışması birinciliğini konuştu.
Oyuncu Ahu Türkpençe belli ki kırılgan ve her kırılgan gibi güçlü bir insan. Ününün ve iş çekişmelerinin, şahsi hayat yolunda ilerlerken kendi kendine keşfettiği doğrular ve güzelliklerle çerçevelediği gerçek hayatını etkilemesine izin vermiyor. Bir yandan oyuncu olarak artık sadece içinde anılmak isteyeceği türden hikâyeleri anlatırken, diğer taraftan dans ediyor, meditasyon yapıyor, dans akşamlarında DJ kabinine geçip insanları gülümsetiyor, biriktirdiği paralarla engelli hayvanlara yürüteç alıyor, vicdanıyla söyleşiyor, yazıyor...