GÜNCEL

İstanbul'un binbir yüzü
Rıdvan Akar: "Bu kitap bir saygı duruşu"
Avrupa bisiklet hattı İstanbul’a uzayacak
Nejat Yavaşoğulları: "Uçabilmek isterdim"

En yeni dergi

İST'in yaz sayısında neler var?
Haziran - Temmuz - Ağustos 2022 / No 010

ŞEHİR

Agâh Özgüç’ün ardından
Kaotik güzellik Perşembe Pazarı
İçinden tarih geçen köşk
Metaverse martıları da simit sevecek mi?

DOSYA

Bir devi doyurmak
Türkiye’nin gıda tüketiminin yaklaşık üçte biri İstanbul'da gerçekleşiyor. Türkiye’de üretilen buğdayın binde 9,3’ü, kendi buğday ihtiyacının ise ancak yüzde 5,3’ü İstanbul’dan karşılanıyor. Tarım alanları hızla betonlaşırken kente gıda girişi bir sebeple dursa kendi üretimiyle doyması imkânsız. Tablo yine de tamamen karanlık değil. Tüm dünya iklim değişimine bağlı gıda krizi riski altındayken bu gidişi tersine çevirmeye yönelik çabalar da var.

TARİH-BELGE

İstanbul'un yeraltından notlar
Basında fotoromanlı yıllar
Nâzım Hikmet’in sinema yolculuğu
Tırnova'nın cadıları

RÖPORTAJ

Türkiye müzik sahnesinin şüphesiz en özel seslerinden biri Cem Adrian. Onu özel kılan sadece eşsiz ses rengi değil; üretkenliğiyle ve dinleyicisiyle kurduğu samimi bağla da sektörde kendine sarsılmaz bir yer edinmiş durumda. Bir süre önce Gökyüzümün Yıldızları isimli bir albüm yayınlayan müzisyenle sanatını, şöhret olgusunu, ikamet ettiği Ankara’yı ve bir dönem yolunun düştüğü İstanbul’a dair şimdiki hislerini konuştuk.
Ediz Hun, büyük sanatçı. Sadece sanatçı değil bir bilim insanı aynı zamanda... Okan Üniversitesi’nin akademik kadrosunda yer alıyor ve bir süredir Agatha Christie’nin On Küçük Zenci kitabından uyarlanan On Kişiydiler adlı oyunda sahneye çıkıyor. 81 yaşında ışıldamaya devam eden Hun’la çocukluğunun İstanbul’unu, yurt dışı macerasını, tiyatro deneyimini ve biraz da siyasi kariyerini konuştuk.
Komedi oyuncusu Perran Kutman, gündemi her an değişen toplumumuzun ortak belleğinde sosyolojik değerini koruyan karakterlerle milyonlarca insanı etkiledi, etkilemeye de devam ediyor. Çünkü hayatlarımıza dokundu; dokunmakla kalmayıp sevgi baharatları serpti cömertçe. Bir güldürdü bir ağlattı. Her daim en yakınımızdan biri oldu. Kimi zaman öğretmenimiz, kapı komşumuz, kimi zaman annemiz...