GÜNCEL

"Işık ve sevgiyle"
Bir Cüneyt Arkın bakışı lütfen...
Hayvanlar, hayvan hakları ve dahası...
Bir müzeden fazlası

En yeni dergi

Göç ve mülteciler, saltanatın kaldırılması, Deniz Kızı Eftalya, Reşad Ekrem Koçu, Zuhal Olcay'dan Hayko Cepkin'e söyleşi maratonu ve çok daha fazlası İST'in yeni sayısında!
Eylül - Ekim - Kasım 2022 / No 011

ŞEHİR

Bir Başkomiser Perihan Uygur Polisiyesi: Büyücünün kanı
Türk sinemasında sonbahar esintileri
Amsterdam yokken Adalar vardı
Denize yapılan camii

DOSYA

Bizim büyük sınavımız: Mülteciler
İstanbul’da her zamankinden daha fazla göçmen yaşıyor. Onlarca uyruktan iki milyona yakın göçmenle birlikte yaşıyoruz. Birlikte yaşıyoruz ama onları çok da tanımak, onlarla tanışmak istemiyoruz. Bu sayımızda okuyucularımıza şehrimizde yaşayan göçmenleri göstermek istedik. Nereden geldiler, neden geldiler, hakkımızda ne düşünüyorlar, İstanbul’da nasıl yaşıyorlar, hayalleri ne? Hikâyelerini dinlemek, ön yargıları da değiştiriyor.

TARİH-BELGE

Fransız Guyanası'nın Türk mahkûmları
Aile saadeti dergisi
İstanbul Müziği
Deniz Kızı Eftalya

RÖPORTAJ

Cilalı İbo Perili Köşkte filminde küçük bir rolle sinemaya adım attı. Daha sonra yapımcılığa soyundu. Kapıcılar Kralı’ndan Selvi Boylum Al Yazmalım’a pek çok filmin yapımcılığını üstlendi. Beyoğlu, Arif Keskiner denince akla gelen bir başka şey. Kurucusu olduğu Sinema Sevenler Derneği Lokali, namıdiğer Çiçek Bar, sadece Yeşilçam’ın değil edebiyat ve sanat dünyasının da nabzını tuttu bir dönem. Osmantan Erkır, akademisyen ve yazar Haluk Oral ile İST Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci Nazım Alpman’ı da yanına alarak Arif Keskiner’i evinde ziyaret etti, tavla eşliğinde dönen muhabbete ortak oldu, eşsiz hikâyeler dinledi...
İlk albümü Sakin Olmam Lazım’ı yayınladığı dönemde (2005) özellikle sahnede yarattığı alışılmadık mizansenle çok konuşulan Hayko Cepkin, oldukça kısa bir sürede kendi deyişiyle "ailenizin uzaktan akrabası" mertebesine ulaşmayı başardı. Müzikal üretimleri ve sahne performansları devam ededursun, yaşamını sürdürdüğü Kuşadası’nda çiftlik işlerine ya da "tüplü araç" projesine yoğunlaştığı da oluyor Cepkin’in.
Hep söylenen bir cümledir: "Avrupai anlamda tiyatroyu Ermeniler başlattı." Boğos Çalgıcıoğlu, "Eyvallah, doğru" diyor ama sonra soruyor, "E peki sonra ne oldu?"