Komşuluk ölmedi, Facebook’ta yaşıyor!

26 Kasım 2021 - 10:05

Sıradan bir pazar günü tembel tembel koltuğun köşesine kıvrılmış sosyal medyada gezinirken, takip ettiğim Facebook gruplarından birindeki 5 bin 500 kadınla birlikte yüreğimizin ağzımıza geldiği bir olaya tanıklık ettim. "34710 Ladies" üyelerinden birinin on dört saattir kayıp kız kardeşinin eşkâlini verip son görüldüğü yeri yazdığı iletiyle talep ettiği yardım hızlıca karşılık buldu. Şiddet gören, öldürülen kadın haberlerinin eksik olmadığı şu dönemde, asla dile getirilmese de hepimizin korkusu ortaktı. Herkes, kayıp genç kadının bulunması için mahalleli olarak neler yapabiliriz kısmına odaklandı. Panikle yazılan kayıp ilanında eksik kalan bilgilerin tamamlanması için fikir yürütenlerden gruplar halinde çıkıp çevreyi aramayı önerenlere, aynı yaş grubundaki çocuklarının arkadaş çevresinde soruşturma yapanlardan yüksek takipçili sosyal medya profillerinden yaygınlaştırma yardımı alanlara hızlı ve gönülden ilan edilen seferberlik neyse ki çok uzamadan tamamına erdi. Kayıp kız kardeşe kavuşulduğu haberi geldi. Onca ilgi ve meraka rağmen aile konuyla ilgili detaylı bir açıklama yapmadıysa da zaten mutlu sona ortaklık etmenin yeterli geldiği o 5 bin 500 kadın da neden ve nasılını sormadı...

Zeliş Selçuk

İsmini mahallenin posta kodundan alan bu grup üyelerinin tek ortak özelliği, Kadıköy Caferağa Mahallesi’nde yaşayan kadın komşular olmak... Bunun grup dinamiğine nasıl yansıdığını, iki yöneticisinden biri olan Zeliş Selçuk özetliyor: "Grup, ortak tanıdığımız bir kadına yardım etmek için kuruldu. Önce kendi mahallemizden ve çevremizden arkadaşlarımızı ekledik; zamanla herkes komşusunu, arkadaşını, annesini, teyzesini davet ettikçe büyüdük. Başından beri de mottomuz ‘karşılıksız yardımlaşma’. Hani eskiden evde tuz kalmadığında komşunun kapısını çalardın. Şimdi de kiralık ev ilanı, doktor önerisi, ihtiyaç fazlası ev eşyası, esnaf tavsiyesi, tamirci numarası, sevgili-eş ya da kadın sağlığı gibi özel konular, yani her ne olursa olsun yardım için uzanan bir el bulunuyor. Grubun sadece kadınlardan oluşmasının etkisini gerçek bir ‘kadın dayanışması’ olarak yaşıyoruz."

34710 Ladies grubunda şiddet gördüğü eşinden boşanmak isteyen bir kadının avukat desteği arayışından ilk defa botoks yaptırmak isteyen bir başka kadının doktor önerisi araştırmasına kadar farklı uçlarda, akla gelebilecek her konu ve aciliyette yardımlaşma devam ediyor. Öyle ki, grup üyeleri için unutulmaz kalp çarpıntılarından biri, işsiz ve kızıyla birlikte evsiz kalan bir kadının hayatını yeniden kurmasına ortak olmak görülüyor: "Bir gün ne yapacağını bilmeyen, kızıyla yalnız kalmış, eli ayağına dolanmış, zor durumda bırakılmış bir kadının yazdıklarıyla karşılaştım. Bu, içini dökerken, her şeyden bıkmış olmasına rağmen kızıyla hayatta kalabilmek için iş aradığına dair bir iletiydi. Bunun üzerine onlarca kadın bir araya geldi ve anne kıza ev tutuldu, eşya yardımı yapıldı, iş bulundu. O kadın da mahallelinin bu desteğini asla unutmayarak onlarla çocuklarına oyunla İngilizce öğretmek gibi yeteneklerini paylaştı..."

Annenizi bile arayamayacağınız durumlarda komşular var

Aslına bakarsanız, 34710 Ladies komşuların dertlerine çare aradıkları Facebook mahalle gruplarına sadece bir örnek. Zira İstanbul’un farklı semtlerinde, farklı mahallelerde yaşayanların dijital ortamda bir araya geldiği Facebook grupları hayli yaygın. Beşiktaş’tan Şişli’ye, Üsküdar’dan Arnavutköy’e, Bakırköy’den Beyoğlu’na özetle şehrin dört bir yanında, o ilçede yaşayan ve çalışanların semtle ilgili konularda fikir beyan edip çoğu zaman da çözüm için birlikte harekete geçtiği semt grupları mevcut. Konular, masa ve sandalyeleriyle kaldırımı işgal eden bir mekânı uyarmaktan kimsesiz bir komşunun sağlık masraflarını karşılamaya kadar uzanabiliyor. Aynı mahalle sınırları içinde yaşayan İstanbullular, ortak dertlerini paylaşabildikleri bir platformda buluşmanın faydalarını görüyor. Hepsinin de dinamiği haliyle semte göre değişiyor. Peki, sosyal medyada aktif olup mahalleliyi fiziksel olarak da birbirine bağlayacak bu gruplar nereden ortaya çıktı?

Hale Yıldırım

Kuruluş hikâyeleri birbirinden farklı olsa da amaç aynı, komşu yardımlaşması. Bir başka Kadıköy grubu “Moda Sakinleri”nin, “bu grubun artık bir yöneticisi yok” uyarısıyla elini taşın altına sokarak yönetimi üstlenen moderatörü Hale Yıldırım: "Dijitalleşen dünyada o kadar yalnızız ki, yürüme mesafesinde ulaşabileceğimiz insanlar olması bize kendimizi güvende hissettiriyor. Gecenin bir yarısı diyelim... Ertesi gün iş görüşmeniz var. Sabah yedide yola koyulacaksınız. Şanssızlık bu ya, hazırladığınız belgelerin üstüne kahve döktünüz. Çıktı almanız lazım. Normalde annenizi bile arayamayacağınız bir saat. Gruba yazıyorsunuz, yan sokaktan birisi ‘Evde yazıcım var, gelip kullanabilirsiniz’ diyor. Birbirini tanımanın pek önemi kalmıyor burada, önemli olan mesafe. Yakınsınız."

Haksız değil, bütün bu semt-mahalle gruplarının üyelerini birbirine bağlayan yegâne şey, bir komşu mesafesinde
olmak. Teşvikiyeli komşuların bir araya geldiği "Mahallem Teşvikiye"nin yanı sıra Heybeliada’da yaşayanların buluşma noktası "Arka Güverte"nin de moderatörü olan Tolga Bektaş, bu gruplarda hayata geçen yardımlaşma güdüsünün aslında hepimizde olduğunun altını çizerek anlatıyor: "Mahalle güzel, komşular güzel; sınırları belli, küçük, kapalı alan duygusu insanda güven yaratıyor. Sanırım bunun, bir çocuğun oyun halısında oynama huzuru, yatakta yorgan- yastık ile sarınma gereksinimi gibi duygularla bir bağı var. Eskiden mahallenin sınırını delikanlısı, kabadayısı, köpeği çizerdi; mahallenin delisi, velisi, kahvesi olurdu. Bugün ise sınırı, Facebook grubuna katılırken cevaplanması gereken sorular çiziyor. Yüksek beğeni alan ileti sahibi komşular mahallenin gündemini oluşturuyor. Mahallelerimiz bugün ciddi bir çöküş içinde yok olma tehlikesi yaşıyor. Şehrin eskisi diyebileceğimiz semtler mahalle ruhunu kaybediyor, yeni kurulan yerleşim alanlarına da mahalle demek yalnızca teknik bir ifadeden öteye geçmiyor. Dolayısıyla sanal dünyanın giderek beşeri ilişkilerdeki gerçek, canlı temasın önüne geçer olmasıyla, bu mahalle ruhu ihtiyacı ve dayanışması da bu alanda, yani internet düzleminde oluşuyor."

On yıllık geçmişiyle mahalle gruplarının eskilerinden “Selimiye Mahallesi (Büyük Grup)” amacını, yolu bir şekilde bu semtten geçenleri bir araya getirmek olarak özetliyor. Yıllar içinde üye sayısıyla birlikte yardımlaşma ve dayanışma da artmış. 50 yıllık mahalleli, grubun yöneticisi Alkan Yamanarslan: "Gruba birbirini tanıyan insanlar girdikçe samimi bir ortam oluşmaya, insanlar burada zaman geçirmekten hoşlanmaya başladı. Grup amacına öyle bir ulaştı ki, elli yıl önce birbirinden kopan, iletişimini kaybeden insanlar birbirlerini burada buldular; kendilerini evlerindeymiş gibi hissettiler. Selimiye Mahallesi kültürü, tarihi ve insanlarıyla diğer bütün semtlerden farklıdır. Grup aslında yardımlaşma ve dayanışma grubu değildi, ancak zaman içerisinde yardım çağrılarına koşulmaya başlandı. İnsanlar ihtiyaç durumlarına duyarsız kalmıyor, herkes elinden geleni yapıyor. Ayrıca misyonu tamamen yardımlaşma olan bir başka grubumuz daha var; insanları bilinçlendirecek bilgiler paylaşılıyor ve mahalle muhtarımızın da verdiği bilgiler doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine destek olunuyor."

Tolga Bektaş

Sanal ortamdaki iyi niyetler karantinada da karşılık buldu

Gündelik hayatta yüz yüze gelen, aynı apartmanda yaşayan, aynı esnaftan alışveriş yapan insanları evlerine çekildiklerinde de dijital ortamda buluşturan Cihangir, Bakırköy, Kurtuluş Komşu Ağları, Beşiktaş Semti Ailesi, Moda, Arnavutköy, Ümraniye, Ünalan, Örnek Mahallesi Sakinleri; Bebek Semti Çocukları, Yeldeğirmeni Ladies gibi onlarca Facebook grubu daha var. Kimine üye olmak meşakkatli, kimi ise herkese açık gruplar. Farklı isimler ve üye sayılarıyla İstanbul semt ve mahallelerini kapsayan bu grupların önemi pandemi döneminde öne çıktı. Uzadıkça uzayan karantinalarda komşuluğun değeri mahalleli tarafından daha iyi anlaşıldı. Tolga Bektaş’ın "Toplumdaki yabancılaşma sürecinin hızla artması insanlarda bu tip dar, kapalı topluluk kurma ihtiyacını da artırıyor. Bu grupların işlevlerini koruması ve canlılığını sürdürmesi, ortaya konan niyetlerin sokakta ne kadar karşılık bulduğuna bağlı olarak değişiyor" yorumu, konuyu kısaca özetliyor. Semt gruplarının faydasının gözle görülür bir ivme kazandığı bu dönemde, herkes evlere çekilmişken; semt sakinleri ve mahalleliler bu gruplardan nasıl mı faydalandılar?

Akla gelecek ilk işlevsel örnek olarak yogadan dansa spor eğitmenlerini verebiliriz. Psikologlar uzmanlıklarını kullanarak, evlere kapanan bir toplumun akıl sağlığını korumak için neler yapılabilir sorusuna yönelik uygulamaları hızlıca hayata geçirdiler. Hastalığa yakalandığını duyuran komşuların kapısına çorbalar ve ilaçlar bırakıldı, kendini depresif ve yalnız hissedenler için satırlar boyu moral yazışmaları yapıldı... Tolga Bektaş anlatıyor: "Pandemi sürecinde ‘evde kal’ denildikçe, insanlar yaşadıkları yerle daha sahici bağ kurmak zorunda kaldı. Apartmanlardaki bahçeler fark edildi, mahalle parkı tek soluk alınan kamusal alan oldu; balkonlu, teraslı, bahçe katı evlere talep arttı. Komşuluk dediğimiz şeyin aslında bir ana-baba yadigârı olarak kalmadığı, kentli insanın da günümüzde hızlıca kurabileceği bir ilişki türü olduğu yeniden keşfedildi."

Alkan Yamanarslan’ın da üzerinde durduğu gibi yine bu süreçte hayatı bir miktar daha zorlaşan altmış beş yaş üzeri mahalleliye nasıl destek olunabileceği sıklıkla gündeme geldi: "Pandemi sürecinde başta altmış beş yaş üzeri olmak üzere evlere kapanan insanlar, doğal olarak sosyal medyaya daha çok zaman ayırır oldu. Bu süreçte kendi hayatlarını gruptaki insanlarla daha sık paylaşıp evde nasıl zaman geçirebilecekleri konusunda fikir alışverişleri yaptılar. Grup istatistiklerine baktığımızda, karantina döneminde kullanıcı sayısının hayli arttığını gördük. Semt esnafının da çoğu grupta yer aldığı için, insanlar ihtiyaç duydukları ya da sipariş verecekleri her şeye kolaylıkla ulaşabildiler."

Burcu İpek

Mahallede herkes birbirinden haberdar oluyor

Komşuluk ilişkilerini güçlendirmekle kalmayıp gündelik hayata yansıyan dayanışmayı da teşvik eden bu topluluklardan biri olan “Bakırköy Komşu Ağı”, pandemi döneminde kurulmuş. Mahallelinin karantina döneminde bir araya gelme ihtiyacına yanıt veren iyi bir örnek... Yöneticilerinden Burcu İpek, grubun kuruluşunun pandemi süresince nasıl dayanışma sağladığını özetliyor: "Grubu oluşturmak eski Bakırköylü bir kadın avukat arkadaşımızın fikriydi. Amacımız mahalle esnafıyla, mahalleliyle dayanışma içinde, güvenli ve uygun alışveriş yaparken; iş arayanlardan gıda ve giyim konularında ihtiyaç sahiplerine el ele vererek destek olabilmekti. Mahalle esnafı grubumuzda reklam veriyor ve alışverişlerinde mahalleliye indirim uyguluyor. El emeğini satmak isteyen ilan açıyor... Böylece mahalleli birbirinden haberdar olurken pandemiyle birlikte başlayan dayanışmayı devam ettiriyoruz."

"Güzeltepe Mahalle Sakinleri Dayanışma Grubu" yöneticilerinden Ali Öztürk mahallenin eskilerinin ve önde gelenlerinin bir araya gelerek komşular arası ihtiyaçların karşılanması niyetiyle çalıştıklarını anlatıyor: "Bu sayfada günümüz teknolojisi sayesinde mahallemizde oturup da bire bir görüşemediğimiz ihtiyaç sahibi kişilere sosyal medya üzerinden ulaşma imkânı buluyoruz. Pandemi sürecinde grup aktif olarak çalıştı. Hane hane yardım kolisi dağıtıldı, zor durumda olanlara destek sağlandı. Hâlâ da güncel olarak amacına hizmet eden, mahallemizle ilgi konularda aktif bir grup. Bu grup üzerinden bize ulaşan insanların sorunları paylaşıldıkça, grubu iyi ki kurmuşuz diyoruz."

"Samatyalılar" grubunun yöneticilerinden Suat Ateşsaçan ise konuya biraz daha temkinli bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Dijital ortamda mahalle kültürünün korunduğunu düşünmediğini söyleyerek grubun ağırlıklı olarak mahalleden ayrılarak yıllar içinde birbirini kaybeden eski Samatyalıların buluşmasına vesile olduğunu anlatıyor. Ne var ki bugüne kadar böyle bir taleple karşılaşmadıklarını ama olur da destek arayan biri çıkarsa da Samatyalıların bu konuda duyarlı davranacağına emin olduğunu da eklemeden etmiyor.

Cengiz Oylum

Sosyal medyanın iletişim araçlarının başında geldiği günümüzde, "Eyüp Sultan Sakinleri" grubu da düğünden cenazeye, mahalle sorunlarından semtte karşılaşılan hırsızlıklara, kayıp hayvanlardan iş ilanlarına bir semt grubunda aranan her işleve sahip. Grubun yöneticisi Cengiz Oylum: "Grubun bir amacı da ihtiyacı olan komşularımıza yardım etmek. Faturasını ödeyememiş komşularımızın dayanışma ağı içerisinde faturası ödenebildiği gibi, grup üyeleri kullanmadıkları ev eşyası ya da giyim kuşam gibi malzemelerin fotoğraflarını paylaşarak ihtiyacı olanın almasını sağlıyor" diyor. Oylum’un anlattığına göre, pandemi süreci grubun önemini bir hayli arttırmış. "Dayanışma ağı sosyal medya üzerinden yoğunlaştı. Haber akışı grupta yoğun bir biçimde oluştu. Canlı yayınlar yapıldı. Eğitici ve öğretici çalışmalar pandemi süresince grupta paylaşıldı. İhtiyaç sahiplerine yardım, grup üyeleri tarafından yapıldı" diyerek, mahallelilerin sosyal medya üzerinden başlayan yardımlaşmasının gündelik hayata yansıdığının altını çiziyor.

Caferağa Mahallesi’nde 2021 yazında büyük sıkıntı yaratan gürültü kirliliğine dikkat çekmek için Kadıköylü sanatçıların sergilediği sokak performanslarından bir enstantane

Gürültü, çevre kirliliği, kaldırım işgalleri gibi ortak şikâyetler

Bir mahalleyi mahalle yapan, komşuluğu daha değerli kılan dayanışma; sadece kişisel yardım arayışlarında değil, herkesi ilgilendiren konularda da ortaya çıkıyor. "Moda’da en çok şikâyet edilen durum, her geçen gün artan kalabalık. Gece geç saatlerde sokaklarda devam eden yüksek sesli müzik ve mekânlardan çıkan insanların taşkınlıklarının mahalleliye verdiği rahatsızlık ortak dertler arasında. Yanı sıra camlarına yapıştırdığımız bilgilendirici el ilanlarıyla uyardığımız kaldırıma park eden araç sahipleriyle, sahil bölgesinde hep birlikte temizliğe girişerek farkındalık yaratmaya çalıştığımız çevre kirliliği çözüm bulmaya çabaladığımız ortak sorunlar” diyen Zeliş Selçuk, aslında şehrin genel sıkıntılarını özetliyor. Tolga Bektaş’ın verdiği Mahallem Teşvikiye örneğinde de durum farklı değil: “Gruplarda ortaya konulan sokak, komşu, mahalle gibi kavramların fiziksel hayatta somut karşılıkları görülmezse, yani ortak alınan kararlar ve uygulamalar olmazsa gruplar zamanla kaybolur. Birlikte gösterilen bir irade sonucu bir şeyler değişip ortaya bir sonuç çıktığında grup, sanal da olsa, giderek fiziksel hayatın uzvu halini alır. Mesela Mahallem Teşvikiye’de kaçak yapılaşmadan gürültü ve hava kirliliğine, kaldırım işgallerinden sokakta gerçekleşen kültür sanat işlerine birçok konuda ortak kararlara imza atıldı. Heybeliada’daki Arka Güverte grubumuzda, Adalıların hazırladığı yüzlerce yardım kolisi, ihtiyaç sahibi komşularımıza ulaştı.”

Ortak yaşam alanlarında bulunan kayıp, yaralı ya da rutin olarak beslemesi yapılan hayvanlara dair iletiler dikkat çekici

Mahallenin patili sakinleri de unutulmuyor

İstanbul’u İstanbul yapan özelliklerden birinin gündelik hayatı paylaştığımız sokak hayvanları olduğu düşüncesi, semt gruplarının genelinde geçerli. Moda (“34710 Moda Hayvanları”, “Moda’nın Haylaz Çocukları” gibi konuya özel paylaşım grupları var), Kurtuluş, Cihangir, Selimiye gibi konuya dair hassasiyetin yüksek olduğu semtlerde, ortak yaşam alanlarında bulunan kayıp, yaralı ya da rutin olarak beslemesi yapılan hayvanlara dair iletiler dikkat çekici. Semtin besleme gönüllülerine destek vermek ya da tedaviye ihtiyacı olan semtin patili sakinleri için seferber olmak mahalle grupları arasında daha da yaygınlaşması dilenen bir konu.

Binlerce insanın bir araya geldiği mahalle gruplarında elbette her şey her zaman güllük gülistanlık değil! Görüşüne başvurduğumuz tüm grup yöneticisi ve moderatörlerinin de bahsettiği gibi, zaman zaman grup içi gerginlikler yaşanıyor. Onların işi de en çok bu noktada zorlaşıyor. Belli bir ölçüde tartışmaya izin verilse de bir raddeden sonra tartışmalı paylaşımlar yoruma kapatılarak durum iletinin yazarına bildiriliyor. Yine görüşüne başvurduğumuz grup yöneticilerinin ortak kanısına göre, en çok herkesi mutlu eden çözüm önerileri ilgi görürken, grupların birçoğunda yer alan yerel yönetim ve kamu çalışanlarının desteğiyle olumlu etkiler ortaya çıkıyor...

Düşünsenize, İstanbul genelinde tüm semtlerde sorunlar mahallelinin inisiyatifiyle ortaya çıkmış bu gruplarda tartışılıyor. Bununla da kalmayıp gerçekçi önerilerle kalıcı çözümler ortaya konuluyor! Sanal da olsa böyle bir mahallenin parçası olmayı kim istemez ki?

Kent Yaşamı
İstanbul
Sosyal Medya
Facebook
Facebook toplulukları
Komşuluk
Dayanışma
Sayı 008

BENZER

Beyoğlu bir semtten çok, en güç koşullarda bile ayakta kalmayı beceren devasa bir canlıya benziyor. Gıdasını yaşamdan alan, sokakları, caddesi, meydanı, anıt binaları ve birbirinden ilginç insanlarıyla devasa bir canlı. Bu kadim varlığı korumak istiyorsak, tek kültürlülük cehenneminden kurtarmamız lazım.
1972, acısıyla tatlısıyla pek çok olaya sahne olan bir yıl hem ülkede hem dünyada. Müzik açısındansa fazlasıyla bereketli. “Bu bereket, biraz da 45’lik plakların yaygınlaşması, pilli pikapların neredeyse her eve girmesiyle bağlantılı” diyor Murat Meriç ve bundan 50 yıl önce dillere pelesenk olan kayıtlardan bir seçki yapıyor.
Almanya, Essen’deki Ruhr Müzesi’nin ardından İstanbul’a gelen “Biz Buralıyız. Türk-Alman Yaşamı 1990. Ergun Çağatay Fotoğrafları” sergisi, iki ülke arasındaki 60 yıllık İşgücü Antlaşması’na ayna tutarak önemli bir tarihe tanıklık etmemize olanak tanıyan çok değerli bir proje. 31 Aralık’a kadar Taksim Sanat Galerisi’nde görülebilir.