Sonbaharın festivali güzel

19 Ekim 2020 - 12:20

24. İstanbul Tiyatro Festivali, 14 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında izleyicisi ile hem fiziki olarak hem de dijital platformda buluşacak. Tiyatro sahnemizin pandemiden olumsuz etkilendiğini göz önünde bulundurarak 24 adet yerli yapıma yer veren Festival, sadece dijital platform için üretilmiş oyunlara ve dört uluslararası yapıma da programında yer açmış. Festivalin fiziki performansları ise -COVID-19 önlemleriyle- DasDas, Fişekhane, Moda Sahnesi, Zorlu PSM, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Babylon, bomontiada, Caddebostan Kültür Merkezi, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi gibi mekânlarda gerçekleşecek.

Festivalin Onur Ödülleri bu yıl dansçı, koreograf Geyvan McMillen, yönetmen Işıl Kasapoğlu ve yönetmen Ivo van Hove’a verilecek.

Festival 14 Kasım’da başlayacak ancak bir dünya prömiyeri “ön etkinlik” olarak 6 Kasım’da sunulacak. Nederlands Dans Theater 2 topluluğunun iki yeni yapıttan oluşan Dare to Say isimli programı dünya ile aynı anda İstanbul Tiyatro Festivali seyircisiyle buluşacak. Koreograf Alexander Ekman ve Dimo Milev, bu yeni çalışmalarını COVID-19’un getirdiği kısıtlamalara göre uyarlanmış hareket ve koreografilerden yola çıkarak hazırlamış. İzleyici, Lahey’deki canlı performansı 6 Kasım Cuma günü saat 21:00’den itibaren izleyebilecek. 

Festivalde bu yıl kadın odaklı performansların öne çıktığının da altı çiziliyor. 

24. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri 23 Ekim Cuma günü 10.30’dan itibaren biletix.com üzerinden satışta olacak. Program çok kapsamlı ve heyecan verici. Tüm yapımlara yakından göz atmak ve kendinize bir festival programı çıkarmak için buraya tıklayabilirsiniz. 

İstanbul
İstanbul Tiyatro Festivali
Kültür Sanat
Tiyatro
empty-result-block

BENZER

Ahmet Ümit’in yeni romanı Kayıp Tanrılar Ülkesi’nde heyecanlı bir polisiyenin içinde buluyoruz kendimizi; Berlin-Bergama hattında detaylı bir cinayetin mitolojik ipuçlarını takip ediyor, arkeoloji ve yakın tarihe dair bilgilerin ışığında dev bir yapbozu çözüyoruz... Pandemide Büyükada’ya taşınan usta yazarla son kitabını, polisiyenin inceliklerini ve İstanbul’u konuştuk.
Doğa yürüyüşünüze masallar eşlik etsin istiyorsanız 4, 5, 6 Ağustos tarihlerinde Burgazada'da gerçekleşecek "Az Gidip Uz Gidelim: Bir Masal Gezisi" etkinliği sizi bekliyor.
Tamamen güvende olmanın sadece tek başınayken mümkün olduğu günlerden geçiyoruz. Pandemi, duygusal olgunluğumuza bakmaksızın bizi kendimizle baş başa bırakıyor. Oysa “tek başınalık” ile “yalnızlık” aynı şey değil. Hepimiz her zaman tek başınayız aslında; esas mesele dara düştüğümüzde yönelebileceğimiz insanlar, kurumlar olup olmadığı. Bunlar yoksa, işte o zaman yalnızız. Psikoterapist ve psikiyatrist Agâh Aydın, küresel salgın sürecinin bir yalnızlaşma müsebbibi olmadığını, buna karşılık pek çok insana “yalnız olduğunu fark ettirdiğini” söylüyor ve anlatıyor: “Tanık yoksa hikâye, hikâye yoksa insan yok. Sosyal medya, kentlerde yapayalnız kalmış insanların iyileşme girişimidir.”