İstanbul eğlence hayatında yeni dönem

10 Temmuz 2020 - 16:39

Olur mu olmaz mı, olursa nasıl olur derken, pandemi lugatına "arabalı konser" diye giren etkinlik şekli, İstanbul'da "Park et, seyret" adıyla nihayet başladı. Yenikapı'daki İstanbul Açıkhava Merkezi'nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de katkısıyla düzenlenen etkinliklerin ilki yoğun katılımlı Kenan Doğulu konseri oldu. Sıkı kurallar dahilinde hayata geçirilen etkinlikler temmuz ve ağustos ayları boyunca devam edecek. Mabel Matiz, Büyük Ev Ablukada, Duman gibi isimlerin konserleri ilerleyen günler ve haftalarda park edip seyredebileceğiniz performanslardan bazıları.

"Park et, seyret" etkinlikleri kapsamında sadece müzik performansları gerçekleşmiyor, film gösterimleri ve dans gösterileri de programa dahil. 

Cem Yılmaz'ın son stand-up gösterilerinin derlemesinden oluşan Fundamentals filmi de Sinema Geceleri kapsamında İstanbul Açıkhava Merkezi'nde olacak. 19 Temmuz Pazar günü 21:15'teki gösterim için buradan bilet satın alınabilir.

Park Et Seyret
Cem Yılmaz
Kenan Doğulu
Sertab Erener
Mabel Matiz
IBB
Arabalı Konser
empty-result-block

BENZER

Bugünlerde İBB ve BEDAŞ’ın iş birliği ile şehrin elektrik tarihine ilişkin kapsamlı çalışmalar yapılıyor. 19. yüzyılın ikinci yarısından günümüze İstanbul’da elektrik teknolojisinin seyrini, politik, sosyo-ekonomik, kültürel ve çevresel boyutlarıyla ele alan kolektif bir kitap ve belgesel film çok yakında meraklılarıyla buluşacak. Söz konusu çalışmalar kapsamında gün yüzüne çıkan bir dizi fotoğrafı, belgeselin senaryo danışmanlığını da yapan tarihçi Dr. Nurçin İleri değerlendirdi.
Tamamen güvende olmanın sadece tek başınayken mümkün olduğu günlerden geçiyoruz. Pandemi, duygusal olgunluğumuza bakmaksızın bizi kendimizle baş başa bırakıyor. Oysa “tek başınalık” ile “yalnızlık” aynı şey değil. Hepimiz her zaman tek başınayız aslında; esas mesele dara düştüğümüzde yönelebileceğimiz insanlar, kurumlar olup olmadığı. Bunlar yoksa, işte o zaman yalnızız. Psikoterapist ve psikiyatrist Agâh Aydın, küresel salgın sürecinin bir yalnızlaşma müsebbibi olmadığını, buna karşılık pek çok insana “yalnız olduğunu fark ettirdiğini” söylüyor ve anlatıyor: “Tanık yoksa hikâye, hikâye yoksa insan yok. Sosyal medya, kentlerde yapayalnız kalmış insanların iyileşme girişimidir.”
Çünkü toprak onlar, hava onlar, su onlar... Dedem İstanbul. Memleket onlar. Bu toprağın mayası Anadolu insanı, taşı toprağı anı içre anı...