Beyazıt Camii’nde Ramazan sergisi

Fotoğraf
Faik Şenol
24 Şubat 2021 - 14:22

Ramazan ayı boyunca eskiden teravih namazından sahura kadar geçen sürede çeşitli eğlenceler düzenlenirdi. İstanbul’un Şehzadebaşı ve Feshane semtlerinde olduğu gibi diğer şehirlerde de sokaklar panayıra dönüştürülür, ortaoyunu, Karagöz gösterileri ve çeşitli konserler düzenlenirdi. Ramazan’ın bir diğer geleneği de bazı camilerin avlularında halkın alışveriş yaptığı sergilerin düzenlenmesiydi. İstanbul’da 29 Aralık 1931 Pazartesi günü Ramazan ayının ilk günüydü. Geleneksel Ramazan Sergisi de aynı gün Beyazıt Camii’nin avlusunda açıldı. Her sene açılan sergilere halk yoğun ilgi gösterir, gazeteler de yaşananların haberlerini yapardı.

Faik Şenol'un 12 Ocak 1932'de Akşam gazetesinde yayımlanan fotoğrafı

Akşam gazetesinin usta yazarı Hikmet Feridun Es’in Beyazıt Camii avlusundaki sergiyle ilgili “Haniya haysiyetli sucuklar!” başlıklı izlenim yazısı 12 Ocak 1932 Salı günü Faik Şenol’un fotoğrafıyla yayımlandı:

Beyazıt Kütüphanesi’nden çıkınca kulağıma tiz perdeden sesler geldi:Haydi efendim... Hoşaflıklarımız var...
Âlâ reçel... Âlâ reçel...
Sucuğa gel... Pastırmaya gel...” “Haniya haysiyetli sucuklar... Haysiyetli sucuklar!
Bilhassa bu “haysiyetli sucuk!” sesi merakımı uyandırdı... Birkaç adım attım. Uuuu... Beyazıt Camii’nin avlusunda muazzam bir sergi açılmış... Avlu adeta kocaman bir bonmarşe halinde idi... İğne iplikten, kalaylanmış bakır sahanlardan, hacı yağlarından, tespihlerden, kuru erik, kuru kayısı gibi hoşaflıklardan, pestillerden, tespih ve ağızlık satanlardan tutun da sucukçulara, pastırmacılara kadar bütün çarşamba pazarı esnafı burada... Sergi epi [epey] kalabalık.

Faik Şenol
IBB
Fotoğraf
Belge
Tarih
Cengiz Kahraman
Sayı 005

BENZER

Türkiye’deki kadınların siyasal hakları otuzlu yıllarda adım adım yasalaştı. 5 Aralık 1934 tarihinde kadınların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de seçme ve seçilme hakkına kavuşmasıyla önemli bir eşik daha aşılmış oldu. Bu kazanım, yaygın olarak kadınlara “sunulan” bir armağan olarak anlatılırken, onların Cumhuriyet öncesinden başlayan siyasal talep ve eylemleri çoğu zaman unutuldu. Prof. Dr. Ayşegül Yaraman, siyasal haklarını kazanma sürecinde kadınların mücadelesini farklı bir perspektifle masaya yatırıyor.
Galata, çok eskiden beri şehrin favori eğlence merkezlerinden biri. 16. yüzyılda semtte meyhaneler olduğunu, rakı- balık sofraları kurulduğunu biliyoruz. 20. yüzyıla doğru çalgılı meyhaneler dönemine giriliyor. Ondan beridir müziği susmuyor. Murat Meriç, kulüpler, barlar, meyhaneler, balozlar, küplü meyhaneler, konser mekânları, kafeler, şarkılar türkülerle Galata’nın müzikli tarihinin peşinde.
Ayşe Türemiş'in "Suya Dökülen Renkler" sergisi, 25 Eylül'de Şule Gazioğlu Art & Design'da açılıyor. Sonbaharın "yapılacaklar listesi"ne kaydetmekte fayda var!