Yirminci yılında beş kadın albümü

20 Temmuz 2020 - 12:54

CANDAN ERÇETİN - ELBETTE
TOPKAPI MÜZİK

Elbette, yayımlandığı 1 Ocak tarihi itibariyle 2000 yılının ilk albümü olmasının yanı sıra, ilgili yılın bir milyonu aşan fiziksel satışıyla en çok satan ve beğenilen pop albümü olmayı da başarmış bir Candan Erçetin albümü... Esasen 1999 sonbaharına yetişmesi planlanan, ancak Erçetin’in titizliği nedeniyle milenyuma sarkan Elbette birçok açıdan önemli bir albüm. 1995 ve 1997 yıllarında yayımladığı ilk iki albümü ile Türk popüler müziğinde kendine has bir yer sahibi olan Candan Erçetin’in üçlemesinin finali diyebiliriz.

Bu noktadan hareketle, şarkı sözü yazarı ve genel sanat yönetmeni olarak Mete Özgencil’le yaptığı üç çalışmanın sonuncusu olma özelliği taşıyor.

Candan Erçetin - Elbette albüm kapağı

Elbette’nin bir diğer özelliği de Candan Erçetin’in albüm çıkışıyla eşzamanlı olarak video çekmeyi prensip olarak reddetmesi ve şarkılarının klipsiz olarak ne kadar ilgi göreceğini ölçmeye cesaret etmesi. Diğer bir deyişle, hangi parçalara video çekileceğine dinleyicilerin karar vermesini sağlaması... Yılın en çok satan albümü olmasına karşın sadece iki parçanın, yani “Elbette” ve “Unut Sevme”nin klip sahibi olduğunu eklemek isterim.

Rıza Erekli’nin yapımcılığında kısmen Balkan ülkelerine ait bestelerden seçilen şarkıları, güçlü sözleri ve Erçetin’in nevi şahsına münhasır vokaliyle farklılaşan albümdeki altı şarkının bestesi ve bir şarkının sözlerinde Candan Erçetin’in de emeği var. On üç şarkıdan video çekilenler dışında “Dünya Durma”nın da o yılın en sevilen şarkılarından olduğunu söyleyebiliriz. Elbette ise albüm listelerinde mart ayının ilk yarısına kadar 1 numara kalmayı başarır.

Erçetin’in, Balkan ezgileri ve Fransız şansonlarını harmanlayarak özenle oluşturduğu özgün sound’uyla ulaştığı kilometre taşlarından biridir bu.

Sezen Aksu - Deliveren albüm kapağı

SEZEN AKSU - DELİVEREN
SM MÜZİK

Tam adıyla Fatma Sezen Yıldırım, bildiğimiz adıyla Sezen Aksu, ilk 45’lik plağını Sezen Seley adıyla yayımlayıp Haydi Şansım/Gel Bana ile hayatlara dokunmaya başlayalı yaklaşık 45 yıl oldu. Kendisini şarkıcı ve şarkı yazarı olarak onaylayan yılların kısmen ‘80’lere ve büyük ölçüde ‘90’lara denk geldiğini söylersek yanlış olmaz. Onu Türk pop müziğinin hem minik serçesi hem de kraliçesi ve hatta prodüktörlerinden biri yaptığımızı, yeni sanatçıların bir şarkısını ve onayını alarak görücüye çıkmayı hayal ettiklerini de düşünecek olursak, Türkiye’de uzun yıllar boyunca müzik sektörüne yön veren isimlerden biri olduğunu söylemek abartılı değil.

‘90’ların ilk yarısında iki yılda bir, ikinci yarısında yılda bir albüm yayımlayıp birçok yeni ve yetenekli müzisyene de el uzatan Sezen Aksu, 2000’lere yaklaşırken Türk müzik tarihi içinde özel bir yer almıştır çoktan. 1998’de yayımladığı Adı Bende Saklı albümünden bir yıl sonra, Deliveren’de yer alacak, büyük ilgi gören “Sarı Odalar”ı tekli olarak çıkarır, 2000 yılının ortasında da albümle çıkagelir.

Deliveren, milenyuma yakışır şekilde bir yanıyla duygusal Aksu baladları barındırırken diğer yanıyla Aksu usulü eğlenceli şarkıları da içerir. Ancak eğlenceli şarkılarda bile “küresel dünya”yı tiye almaktan geri kalmaz. Düzenlemelerde dünyaca tanınan udi üstatlardan Ara Dinkjian, Onno Tunç’un kardeşi, perküsyoncu Arto Tunçboyacıyan imzalarının yanı sıra; 1990’lara damga vurmuş bir isim olan Aykut Gürel yer alır. “Sarı Odalar”a Kıvanç K dokunuşu dönemin genç kuşağını yakalarken, “Gidiyorum Bu Şehirden”in altında Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş gibi ustaların isimleri vardır. “Oh Oh”, “Kahpe Kader”, “Keskin Bıçak”, “Sarı Odalar”, “Hayat Sana Teşekkür Ederim”, sözlerini Aysel Gürel’in yazdığı “O-Kudum-da” gibi öne çıkan parçalarıyla Sezen Aksu diskografisinin önemli albümlerindendir Deliveren. Albümden, bir Meral Okay-Ara Dinkjian ortak çalışması olan, Aksu’nun Cihan Okan’la okuduğu “Yine mi Çiçek”, Türk popüler müzik tarihinin unutulmaz şarkıları arasına girer; Fatih Akın’ın Duvara Karşı filminde özel bir sahnenin fonunda yer alarak kült olur. Deliveren, Sezen Aksu’nun 16’ncı stüdyo albümüdür.

 

Ayşegül Aldinç - Nefes albüm kapağı

AYŞEGÜL ALDİNÇ - NEFES
KISS MÜZİK

Eğitimini aldığı seramik sanatçılığı nedeniyle bir süre desinatörlük yapan, kısa bir süre sonra, 1978’de Mehmet Teoman’la ilk 45’lik plağını dolduran, 1981’de Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden Aldinç’in, 1988’de yayımladığı ilk albümü öncesi rol aldığı bir TV dizisi, bir de sinema filmi mevcut. Müzisyenliğinin yanı sıra Altın Koza Ödülü ile oyunculuğunu tescilleyen sanatçı bu anlamda birçok müzisyenden farklı bir yerde duruyor.

Ayşegül Aldinç diskografisinin önemli albümlerinden olarak gördüğüm Nefes’in en önemli özelliği, rüya takım denilebilecek bir müzisyen ekibinin ortak aklı ve emeği ile ortaya çıkmış, müzikal çıtası yüksek bir albüm oluşu. Nefes’i ayrıcalıklı kılan pek çok özellik var: Sezen Aksu’nun yazdığı şarkılar (“Aylardan Mayıs”, “Son Fasıl”, “Ağır Abim”, “Şikayetim Yok”); bu şarkılardan ikisinin (“Son Fasıl” ve “Ağır Abim”) sözlerine Aksu’yla birlikte Meral Okay’ın da elinin değmiş olması; “Gözlerin Su Yeşili” şarkısının bir Aysel Gürel-Timur Selçuk ortaklığıyla yapılması; F.D. Brito ve Haris Alexiu imzalı iki şarkı (“Güle Güle/Solidao” ve “Ağıt/Romantzo”) bulunması ve ayrıca Aykut Gürel, Erkin Arslan, Tansel Doğanay, Sarp Özdemiroğlu, Kıvanç K, Gökhan Kırdar, Özgür Akpolat, Barlas Erinç gibi kıymetli müzisyenlerin albümde şarkı yazarı ve aranjör olarak yer alması.

Ayşegül Aldinç’in beşinci stüdyo albümü olan Nefes’te, “Gözlerin Su Yeşili” şarkısı sadece CD versiyonunda bulunan iki şarkıdan biridir. Diğeriyse, Aldinç’in daha önce icra ettiği, Barış Manço’ya ait “Kara Sevda” adlı parçanın Kıvanç K tarafından düzenlenmiş 2000 yılı versiyonudur.

Aylin Aslım, Gelgit albüm kapağı

AYLİN ASLIM - GELGİT
POWER RECORDS

Aylin Aslım diskografisinin ilk albümü olma özelliğini taşıyan Gelgit, birçok açıdan önemli bir çalışma. Önemini daha iyi anlamak için hikâyesine göz atmakta fayda var. Aslım, üniversite öğrencisi olarak ‘90’lı yılların ikinci yarısında grubuyla cover (icra) parçalar söyleyerek; İngilizce ders vererek ve Teoman’a geri vokal yaparak bir yandan da çalışıyor. Derken arkadaşları Umut Gökçen ve Erce Kaşlıoğlu ile birlikte bir albüm yapmaya karar veriyorlar. Aylin Aslım, öğrenci evindeki odasında şarkılar yazıyor. Usta müzikal prodüktör Ümit Kuzer albüme inanıp işi son haline getiriyor. Ancak melodik yapıları ve sözleri çok güçlü bu şarkılar için yaratılan sound o günün Türkiye’sinde “salyangoz satmak” benzeri bir tepki görüyor. Yapımcı şirketler birer birer kapatıyor kapılarını. “Tutmaz” diyorlar, “Olmaz” diyorlar... Sadece bir şirket, henüz kurulmuş ve yenilikçi fikirlere açık olan Power Records sahip çıkıyor Gelgit’e. Ancak o yıllarda müzik sektörü üzerinde büyük etki sahibi olan radyolar çalmıyor albümü. Görmezden geliyorlar. Albümdeki “Senin Gibi”, “Dalgalar”, “Yıldızlar Var”, “4 Gün 4 Gece”, “Küçük Sevgilim”, “Zor Günler (Umudum Var)” gibi şarkıların kıymeti, yıllar sonra Aylin Aslım bu şarkıların rock versiyonlarını icra etmeye başlayınca anlaşılıyor. COVID-19 pandemisinin sosyal izolasyon günlerinde dijital ortamda en çok paylaşılan şarkılardan biri de bu albümünde yer alan “Zor Günler (Umudum Var)” oluyor. Gelgit, yirminci yılına geldiğimizde ne kadar deneysel, öncü ve zamansız bir albüm olduğunu kanıtlıyor.

Hande Yener - Senden İbaret albüm kapağı

HANDE YENER – SENDEN İBARET
DMC

Türkiye’de 1990’lı yılların, şarkı kalitesi ve ürettiği müzik ekonomisi açısından altın bir döneme işaret ettiğini söyleyebiliriz. Bir yandan “Türkçe sözlü hafif müzik”ten ‘80’lerin sonu itibariyle “Türkçe pop” tanımına terfi eden popüler müziğin birçok star yaratması; diğer yandan Türkçe rock’ın yeni bir sound’la kategori açarak ana akım içinde kendine yer bulması, son olarak da CARTEL’in Türkçe rap’in ayak seslerini duyurması ‘90’lı yılları özetleyebilir.

Hande Yener, ‘90’lı yılları şarkı söyleyip ünlü olma hayalleri ile geçiren genç bir kadın olarak, ünlülerin sık sık uğradığı bir giyim mağazasında satış elemanı olarak çalışıyordu. Mağazanın müşterilerinden biri olan Hülya Avşar’la sohbeti ilerletti ve kendisine hayallerinden söz etti. Yener’in sesini dinleyen Avşar onu Sezen Aksu ile tanıştırdı. O gün Hande Yener için hayallerin kapısı aralanmıştı. Önce Sezen Aksu’nun geri vokalini yaptı, sonra da Senden İbaret adlı ilk albümünün kaydını. Bu ilk albüm şarkıları, sound’u ve sözleriyle, ‘90’lardan 2000’lere geçerken toplumsal algıda 2001 krizine dek sürecek göreceli zenginleşmenin ve lüks yaşantının, dolayısıyla o yaşantının parçası olmak isteyenlerin, özetle Türkiye’nin milenyum ana akımından beklentilerini büyük oranda karşıladı.

Yapımcılığını Ercan Saatçi’nin üstlendiği ve müzik direktörü Altan Çetin’in önemli katkılarıyla büyük ticari başarı kazanan albüm, Türk popunun yeni bir star kazanmak üzere olduğunu kanıtlar niteliktedir. Albümdeki 8 parçanın tamamı çok sevilir. “Yalanın Batsın”, “Bunun Adı Ayrılık”, “Yoksa Mani” gibi hitlerin yanı sıra, gönül ilişkisine farklı bir tavır koyan “kadın sözleri”yle farklılaşır. Eğlence mekânlarındaki bistro masalarda “eller havaya” stili eğlencenin, milenyum versiyonuyla öncüsü olur ve yeni bir kulvar açar. Daha sonra yaptığı albüm ve şarkılarla da yerini sağlamlaştırıp gördüğü ilgiyi günümüze dek ayakta tutar.

Sezen Aksu
Candan Erçetin
Aylin Aslım
Hande Yener
Ayşegül Aldinç
Sayı 002

BENZER

Milyonların sevgilisi olmuş dünyaca ünlü yıldızların İstanbul söz konusu olduğunda ortak bir noktaları var. Ne mi? İstanbul’a geldiklerinde görmeden edemedikleri, uğramadan dönmedikleri... Moda’da kedilerle dolu bir ev.
Neşeli, sosyal medyada gençlerle muhabbet etmeyi seven, kendini fazla ciddiye almayan ve alanlardan da fazla hoşlanmayan, her gününü “bir günü daha hoş geçirirsem ne âlâ” yaklaşımıyla yaşamayı seçen ama bir gecede on iki sahne alacak kadar da çalışkan bir sanatçı Nükhet Duru. Onlarca yıldır gözümüzün önünde ve bu tavrını, doğallığını hep koruyor. Bir de gülen gözlerini. Yekta Kopan söyleşti.
Şevval Sam, evde kalma günlerini yeni şeyler öğrenmek, yeni besteler yapmak ve bu yeni dünya halinin bize ne anlatmak istediğini düşünerek geçiriyor ve “Farkındalık her yaşın, her dönemin, her koşulun tek anahtarı” diyor.