50 yıllık şarkılar

25 Mayıs 2022 - 16:45

Derginin sıkı takipçileri bilir: Bugüne kadar İST için yazdığım yazılarda belli bir temaya bağlı kaldım; şarkıları, listeleri ona göre belirledim. Önce İstanbul’u şarkılarla gezdik, sonra mevsimlerle ilgili şarkılara uzandık. Geçtiğimiz sayı, 1 Mayıs coşkusuyla işçilerden, onların sorunlarından söz eden şarkılara değindim, alanlarda hep birlikte söylenen marşları andım. Bu kez, farklı bir temayla karşınızdayım. Bu yazıda, bu yıl 50 yaşını doldurmuş şarkılardan söz edeceğim. Çoğu, artık klasik olarak anılan şarkılar bunlar... Bir kısmı unutulmuş belki ama onları hatırlatmak boynumuzun borcu.

Solaris’in çekildiği, Baba’nın gösterime girdiği, Bangladeş’in bağımsızlığını ilan ettiği, Bülent Ecevit’in CHP Genel Başkanı olduğu yıl, 1972. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asıldığı, Mahir Çayan’ın bir pusuya düşürülerek öldürüldüğü yıl aynı zamanda. Acısıyla tatlısıyla pek çok olay yaşanmış. Benim için de önemli çünkü bu yılın bahar aylarında dünyaya gözlerimi açmışım. 50. yaşımı kutlamışken dönüp geriye bakmak iyi geliyor.

1972 bereketli yıllardan. Piyasaya pek çok plak çıkmış. Bu bereket, biraz da 45’lik plakların yaygınlaşması, pilli pikapların neredeyse her eve girmesiyle bağlantılı. Dünyada art arda önemli albümlerin yayımlandığı bir yıl bu. Memlekette albüm fikri henüz oluşmamış, basılan az sayıda albüm, öncesinde yayımlanmış 45’lik plakları yan yana getirmek dışında bir işe yaramamış. Başta, albümlerden yola çıkarak ilerlemeyi planlamıştım ama sonrasında rotayı şarkılara çevirdim. Sözü fazla uzatmayayım, küçük notlarla 50 yaşındaki şarkıları art arda sıralayayım.

“Sensiz Yıllarda”
AJDA PEKKAN

En popüler aranjmanlardan biri... Farklı sözlerle farklı isimler tarafından seslendirildi ama aralarından sıyrılan, Ajda Pekkan oldu:

"Yağmurlu bir gündü
Tıpkı bugün gibi
Kaybetmiştim seni
Taştı gözyaşım
Karıştı yağmura...
"

Şarkı piyasaya çıktığı anda sevildi, dinlendi. Ajda Pekkan, çok uluslu bir şirketin sanatçısı olmanın avantajını iyi kullandı ve bu şarkıyı Japonca ve Yunanca sözlerle de yorumladı. Türkiye’de yayımlanmayan bu plaklar pek ses getirmedi ama “Sensiz Yıllarda”, en sevilen şarkılarından biri oldu.

Pekkan, 1972’yi dolu dolu geçirenlerden. “Olanlar Oldu Bana”yla yıla başlayan sanatçı, “Dert Bende”yle alaturkaya göz kırptı, “Kimler Geldi Kimler Geçti” ile zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Eski şarkılarından derlenen albümü, cabası! Henüz Superstar değildi ama bu yolda attığı büyük adımlar 1972’ye denk geldi. Rakipsizdi ama tahtını sarsan plaklardan biri, aileden geldi: Kardeşi Semiramis Pekkan’ın yorumladığı “Senden Vazgeçemem”.

"Oğlum"
ZEKİ MÜREN

‘70’li yıllar, “aranjman”ın etkisini henüz yitirmediği yıllar. Memleket dışında meşhur olan şarkılara Türkçe sözler yazılıyor ve bu şarkılar, sonrasında patlayacak pop müziğin temelini oluşturuyordu. Pop dediğime bakmayın, o dönem bu tür Türkçe sözlü hafif Batı müziği olarak anılıyordu. ‘60’lı yıllarda bir anda ortalığı kaplayan, bu türü ana artere oturtan “aranjman”lar 1972’de de varlığını sürdürdü. Sonrasında, bizden bestecilerin ortama girmesiyle biraz geri plana çekildi ama 50 yıl önce ortalığı kasıp kavuran şarkıların çoğu –Öztürk Serengil gibi söylersek– tornistan şarkılar.

Bunlar arasında en meşhuru, 1972 yılında farklı sözler ve düzenlemelerle ortalığı karıştıran “Mammy Blue”. Bizde ekseriyetle Pop Tops ve Nicoletta yorumlarıyla sevilen şarkı, Sevil-Vural ikilisi tarafından “Bir Sana Bir Bana”, Kamuran Akkor tarafından “Sen Nerde Ben Orda” adıyla yorumlandı ama asıl sükseyi Şanar Yurdatapan’ın oğlu Arda Kardeş yaptı. Onu bir anda zirveye taşıyan plağın adı, Oy Anam Oy. Arda Kardeş, bu plağı yaptığında henüz 4,5 yaşında! Plak üzerinde şöyle tanıtılıyor: “5,5 aylıkken ilk dişini çıkarmış, 12 aylıkken yürümüş ve ‘r’ harfi hariç 1,5 yaşında konuşmayı sökmüş...” Memleketin ilk çocuk şarkıcılarından biri olan Arda Kardeş, sonrasında üç plak daha yaptı ama kariyerini müziğin geri planına katkı sağlayarak sürdürmeyi seçti ve mikrofonun önünden kayıt masasının arkasına geçti.

"Mammy Blue” ile yarışan şarkı, Richard Harris’ten Elvis Presley’e uzanan yorumlarıyla çoğalan “My Boy”. Şarkı, Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı sözlerle Zeki Müren tarafından söylendi; ki bu, “aranjman”ın geldiği son noktalardan.

Füsun Önal

"Hayat Bayram Olsa"
ŞENAY

Şenay’ın “Sev Kardeşim” sonrası patlattığı ikinci büyük bomba. Plağa bakarsanız, müziğin Kolegjero’ya, sözlerin Şenay’a ait olduğu bilgisine ulaşırsınız. Harf yanlışına kanmayın, bestecisi Nikica Kalogjera. Şarkı, eşi Ljupsa Dimitrovska için yaptığı “Obecanje” –ki 1971 yılında onu üne kavuşturdu–. Türkçe versiyonu, Şenay’ı zirveye oturttu. Bu anlamda, dönemin güçlü “aranjman”larından. Plak çok sattı, çok eve girdi ve hemen herkesin en azından nakaratını ezbere söylediği bir şarkıya dönüştü:

"Bütün dünya buna inansa Bir inansa
Hayat bayram olsa

İnsanlar el ele tutuşsa Birlik olsa
Uzansak sonsuza...
"

"Hayat Bayram Olsa”, 14 Ekim 1973’te yapılan genel seçimler öncesinde CHP tarafından mitinglerde kullanıldı. Memlekette müzikli propaganda dönemini başlatan şarkılardan.

"Alageyik Destanı"
MOĞOLLAR

Moğollar, 1972 yılında bir ayrılık yaşadı: Topluluğun kurucu kadrosunda bulunan Murat Ses, çalışmalarını (Mavi Işıklar’dan ayrılan Nejat Toksoy’la birlikte kurduğu) Ağrı Dağı Efsanesi adını verdiği yeni topluluğuyla sürdürmek üzere ekipten ayrıldı. Öncesinde Barış Manço ve Selda Bağcan’la güç birliği yapan Moğollar, bu yıl, Ersen’le yan yana geldi ancak bu birliktelik kalıcı olamadı. Yılın sonunda Cem Karaca’yla buluşan ekip, 1973 yılını onunla geçirdi.

1972 yılında yapılan bir 45’lik plak üzerinde karşımıza çıkan “Alageyik Destanı”, Moğollar’ın 1993 yılında geri dönüşünü müteakip yaptıkları albümlerde her seferinde yeni bir düzenlemeyle yer verdikleri bir çalışma. Bu plaktaki, ilk hâli. Ekip, bu ısrarı esprili bir şekilde özetliyor: “Moğollar’ın geyik muhabbeti”.

"Akdeniz Şarkısı”
ALİ KOCATEPE, BORA AYANOĞLU, ESİN ENGİN, HÜMEYRA

O güne dek rastlanmamış bir güç birliği. Dört meşhur aynı plakta buluşmuş: Ali Kocatepe, Bora Ayanoğlu, Esin Engin, Hümeyra... Onları bir araya getiren, Ali Kocatepe, bunu sonrasında gelenek hâline getirecek ve farklı illerde düzenlenen festivaller için yaptığı plaklarda pek çok şarkıcı yan yana gelecek.

"Akdeniz Şarkısı”, enteresan bir ilk adım. Dört büyük isme rağmen ilgi görmüş bir plak olduğunu söyleyemeyiz ama içimizi ısıtan şarkılardan biri olarak memleket müzik tarihine geçti.

"Güller ve Dudaklar"
GÖNÜL AKKOR

Bütün zamanların en bilinen şarkılarından. Bora Ayanoğlu imzalı bu vals, 1972’de Gönül Akkor’un yorumuyla plak olarak yayımlandı. Ertesi yıl, sahibinin sesinden dinleyiciye ulaştı ve her iki düzenleme de büyük ilgi gördü. Yakın dönemde Zuhal Olcay tarafından yeniden seslendirilen şarkı, Coşkun Demir ve Richard Clayderman repertuvarına da girdi. Dinlediğiniz anda sizi alıp götüren ezgilerden:

"Gülünce dudakların
Bir gonca güle benzerdi
Ben dudaklarını
Sense gülleri severdin

Güller ve dudaklar şimdi
Ne kadar acı ve gizli
Eski bir aşkı anlatır
Güller ve dudaklar şimdi...
"

Bora Ayanoğlu, dönemin önemli bestecilerinden. Yaptığı her şarkı “hit” oluyor. Bunlar arasında 1972 yılına damga vuran iki şarkı daha var: İnci Çayırlı’nın yorumuyla sevilen “Postacı” ve Hümeyra tarafından plak yapılan, bugün hâlâ tartışılan bir mevzuyu, kadın sorununu dile getiren “Adım Kadın”.

"Senden Başka”
FÜSUN ÖNAL

Füsun Önal, 1972’yi, sözlerini bizzat yazdığı “Flört”le açmıştı. Plak ilgi gördü ama vurucu olmadı. Yılın ilerleyen aylarında yaptığı bir başka plak, talihini değiştirdi ve Önal, adını memleket pop tarihine altın harflerle yazdırdı. “Senden Başka”, bir Hacıdakis bestesiydi ve Ege’nin diğer tarafından gelerek memleket listelerini altüst etti. Sözlerini Tuğrul Dağcı’nın yazdığı şarkı, bütün zamanların en sevilenlerinden:

"Benden sorsan ummanlardır derdim
Hani gözlerin var ya
Bülbülleri susturup dinlerdim
Tatlı sözlerin var ya

Katmer katmer gül açar gönlümde
Hani gülüşün var ya
Daha mutlu olamam ömrümde
Beni öpüşün var ya

Senden başka
Gözüm görmez hiç kimseyi
Senden başka
Duyamam ben hiç kimseyi
Senden başka
Sevemem ben hiç kimseyi
Senden başka
Olamam senden başkasıyla
"

“Sen Yoksun Diye”
ERKİN KORAY

Geçtiğimiz yıllarda Duman tarafından seslendirilen “Sen Yoksun Diye”, Erkin Koray’ın 1972 yılında yayımladığı plaklardan birinde yer alan Burhan Bilgin bestesi. Koray, şarkıyı, o yıllarda çalıştığı Süpergrup eşliğinde yorumluyor.

Plağın arka yüzünde yer alan “Goca Dünya”, Orhan Gencebay’la buluştuğu ilk plak. Yılın sonlarına doğru, Özkan Uğur’lu topluluğu Ter ile yaptığı “Hor Görme Garibi”, bu buluşma sonrasında yorumladığı şarkılardan. Aynı şirketin sanatçısı olmanın avantajını kullanan ikili, birbirlerinin plaklarına da eşlik ediyor.

O dönem yanlarında olan isimlerden Özer Şenay, ikilinin buluşması hakkında enteresan bir bilgi veriyor: “İlk elektro bağlama, Erkin Koray’ın gitarının manyetiklerinin Orhan Gencebay’ın bağlamasına takılmasıyla elde edilmiştir. Onunla da ‘Goca Dünya’ çalınmıştır. Bu böyle biline.”

Listeye “Sen Yoksun Diye”yi aldım ama 1972 yılına damgasını vuran Erkin Koray şarkısının bir yıl önce yayımlanan ve etkisini bu yıl da sürdüren “Yağmur” olduğu bilgisini burada vereyim.

"Çemberimde Gül Oya"
SELDA BAĞCAN

Selda Bağcan, 1972’ye hızlı girenlerden. Önceki yıl art arda yaptığı iki 45’lik plak çok sevilince Ankara’dan İstanbul’a göçtü ve dönemin güçlü şirketlerinden Türküola ile anlaşma imzaladı. Yaptığı ilk plak, “Çemberimde Gül Oya” ancak bu plağın iki versiyonu var... Önceki şirketi Sel Plak bu transfere kızarak plaktaki türkünün elindeki ham stüdyo kaydını “Mendilimde Gül Oya” adıyla yayımladı ve Selda, aynı türkünün iki farklı versiyonuyla dinleyicisinin karşısına çıkmış oldu.

Aynı şey Barış Manço’nun da başına geldi ve şirket değiştirince eski yapımcısı, elde kalan bantlardan iki şarkıyı yeni Barış Manço plağı olarak piyasaya sürdü. Bu plakta yer alan şarkılardan “Fil ile Kurbağa”, Manço repertuvarının enteresan şarkılarından.

Edip Akbayram

"Kalbim Bir Pusula"
NİLÜFER

1972’nin en büyük sürprizi, İtalyan Lisesi’nden gelen bir genç kız... Bu tarihten iki yıl önce katıldığı Altın Ses yarışmasında bütün dikkatleri üzerine toplayan ve yarışmayı birincilikle bitiren Nilüfer, lise öğrenimini tamamlamak üzere ortadan kaybolmuştu.

Hafta Sonu gazetesi tarafından düzenlenen yarışmanın jüri üyelerinden biri Nino Varon’du ve Nilüfer, yılın başında onun kapısını çaldı. Varon, hazırdaki bir şarkıyı Nilüfer’e verdi, söylemesini istedi. Çıkan sonuç muazzamdı. Şarkı kenara kondu ve ortalığı sarsan şarkılardan biri seçilerek hazırlıklara başlandı. “Taka Takata”, Sezen Cumhur Önal’ın yazdığı Türkçe sözlerle “Kalbim Bir Pusula”ya dönüştü ve Nilüfer, ilk plağıyla memleket müzik piyasasına adım attı:

"Kalbim bir pusula
Sana döndü her fırsatta
Eşi yok dünyada
Bu zamanda bak bu sevda

Aşk nerde ben orda
Sen ister gül ister oyna
Kalbim bir pusula
Sana döndü her fırsatta

Sen bunu unutma
Sakın aşkımla oynama
Sakın şeytana uyma
Canım kurban bak yoluna...
"

"Askaroz Deresi"
CEM KARACA

Cem Karaca, ‘60’lı yılların sonlarında başlayan yükselişini ‘70’li yılların başında ivmelendiren isimlerden. 1970 tarihli “Dadaloğlu” ile farklı sulara giren, rotasını aşk şarkılarından toplumcu gerçekçi şarkılara çeviren sanatçı, 1972 yılını tek 45’lik plak ve bol konserle geçirdi. Kardaşlar eşliğinde yaptığı bu plak ağustosta yayımlandı. Bir yüzünde “Üryan Geldim”e yer verdiği plağın vurucu düzenlemesi, “Askaroz Deresi”ydi. Bu, Karaca repertuvarında pek rastlanmayan Karadeniz türkülerine bir örnek.

"Kükredi Çimenler"
EDİP AKBAYRAM

1972 yılında gündemi işgal eden bir yarışma, Gaziantep’ten gelen güçlü bir sesle tanışmamızı sağladı: Edip Akbayram. 1965-68 arasında Hürriyet’in düzenlediği Altın Mikrofon Armağanı Yarışması’ydı bu ve bu yıl, Günaydın tarafından yeniden canlandırılmıştı.

Genç sanatçı, yarışmaya Âşık Veysel’den aldığı “Kükredi Çimenler” ile katıldı. Rakipleri güçlüydü, aralarında İlham Gencer, İskender Doğan, Kartal Kaan, Nur (Yoldaş) Belda, Ömer Aysan, Salim Dündar gibi isimler vardı. İstanbul’da Emek Sineması’nda başlayan; İzmit, Balıkesir, İzmir, Kütahya, Ankara, Kayseri, Adana, Gaziantep’te süren ve yine İstanbul’da Spor ve Sergi Sarayı’nda sonlanan turne sonucu yapılan oylamada 9 bine yakın geçerli oyun 3350’sini alan Edip Akbayram, yarışmayı zaferle bitirdi. “Kükredi Çimenler”, ortalığı kasıp kavuran ilk plaklardan biri olarak tarihe geçti.

"Gamzedeyim Deva Bulmam"
BARIŞ MANÇO

1972, Barış Manço’nun, Sayan’dan Türküola’ya geçtiği yıl. Yeni şirket için yaptığı ilk plak, “Ölüm Allahın Emri / Gamzedeyim Deva Bulmam”. Temmuz ayında yayımlandı, listeleri altüst etti. Bu, aynı zamanda, sonrasında onunla anılacak topluluğu Kurtalan Ekspres eşliğinde yaptığı ilk plak. Bu plakta Tatyos Efendi’nin bestesini seslendiren Manço, ilerleyen yıllarda alaturkadan yaptığı düzenlemeleri seslendirmeyi sürdürdü.

"Gamzedeyim Deva Bulmam”, Barış Manço’nun başrolünü oynadığı tek film olan Baba Bizi Eversene’de karşımıza çıkan şarkı. Manço, bu şarkıyı, 1975 yılında çekilen filmde, kurduğu bir çilingir sofrasında söylüyor:

"Gamzedeyim deva bulmam
Garibim bir yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim hiç reha bulmam
"

"Gurbet"
ÖZDEMİR ERDOĞAN

Sadece 1972 yılının değil, bütün zamanların en sevilen şarkılarından biri. Kullanıldığı filmler bir yana, art arda yapılan yorumlarla bugüne ulaştı. Özdemir Erdoğan denince akla gelen şarkılardan. Aslında bir yarışma için hazırlanmış: Atina’da yapılan Apollonia Müzik Festivali’nde memleketi temsil eden şarkı, “Gurbet”. O güne dek caz kulüplerde çalan, popüler olmak adına “aranjman”lar söyleyen Özdemir Erdoğan’ın yeni bir yola girişinin müjdecisi aynı zamanda:

"Kime desem derdimi ben bulutlar
Bizi dost bildiklerimiz vurdular
Bir de gurbet yarası var, hepsinden derin
Söyleyin memleketten bir haber mi var?
Yoksa yârin gözyaşları mı bu yağmurlar?

İçerim yanıyor yar yar yaram pek derin
Bana nazlı yârdan bir haber verin
"

Şarkı, Özdemir Erdoğan’ın ilk bestesi. Bunu, o dönemde onunla yapılmış bir röportajdan öğreniyoruz: "Sevincimi bir kat daha artıran şey, müzik hayatımda sözü ve müziği bana ait olan ilk bestemle böyle bir başarıyı kazanmamdır. Folk türünde olan bu parçayı Mersin Oteli’nde çalışırken yapmıştım. Cem Karaca dinledi ve bunu mutlaka Atina’ya göndermemi istedi. Sonuç Cem’i haklı çıkardı."

"Sevemem Artık"
ÖMÜR GÖKSEL

"Sevemem Artık”, bütün zamanların en çok satan plaklarından biri. 1972’nin en ses getiren şarkılarından. Cazdan popa uzanan yolda emin adımlarla ilerleyen, hâlâ sahnelerde olan Ömür Göksel’i üne kavuşturan şarkı. Pek çok Yeşilçam filminde karşımıza çıktı ama esasen Osman F. Seden imzalı New Yorklu Kız filminin şarkısı. Sözleri hemen herkesin aklında olan, duyduğumuz anda eşlik ettiğimiz şarkılardan:

"Sana bağlandım
Yollara düştüm
Gitme peşinden
Gelemem artık

Beni hiç eden
Sensiz hayatı
Sevmek istesem de
Sevemem artık...
"

Şarkı, ilerleyen yıllarda farklı takımların tribünlerinde taraftarlarca söylenen bir marşa dönüştü.

Üç Hürel

50 YILLIK DİĞER ŞARKILAR...

“Erim Erim Eriyesin”, Âşık Mahzuni Şerif
“Anadolu Rüzgârı”, Ergüder Yoldaş
“Döner Dünya”, Üç Hürel
“Züleyha”, Erol Büyükburç
“Dök Zülfünü Meydana Gel”, Esin Engin
“Adaletin Bu mu Dünya”, Selda Bağcan
“Gönül Dağı”, Gülden Karaböcek
“Sevsem Öldürürler”, Dönüşüm
“Diley Diley Yar”, Modern Folk Üçlüsü
“Dertli Kaval”, Ersen
“Can Karagözlüm”, Alpay
“Köroğlu Dağları”, Fikret Kızılok
“Kime Sormalı”, Tansu
“Duyar mısın”, Timur Selçuk
“Gün Ola Devran Döne”, Fikret Kızılok
“Ah Neyleyim Gönül”, Hülya
“Çiğdem Der ki”, Kamuran Akkor
“Elveda Meyhaneci”, Yurdaer Doğulu
“Öyle Sarhoş Olsam ki”, Tanju Okan
“Bugün Yarın Daima”, Timur Selçuk

Müzik
Müzik listeleri
45'likler
1972
Ajda Pekkan
Zeki Müren
Füsun Önal
Gönül Akkor
Edip Akbayram
Üç Hürel
Moğollar
Sayı 010

BENZER

Doğa yürüyüşünüze masallar eşlik etsin istiyorsanız 4, 5, 6 Ağustos tarihlerinde Burgazada'da gerçekleşecek "Az Gidip Uz Gidelim: Bir Masal Gezisi" etkinliği sizi bekliyor.
Mor Çatı, 1990’dan bu yana aynı ruhla ve türlü yollarla kadın dayanışmasının merkezinde. Şimdilerde “Mor Çatı Anlatıyor” podcast’iyle kendilerinden doğrudan destek almayan/alamayanlara da yol göstermeye çalışıyorlar.
Son yıllarda tiyatro sanatının sahneleri çeşitlendi, o sahneler üzerinde karakterlere yaşam veren oyuncularının sayısı bir hayli arttı. Sadece İstanbul’da ellinin üzerinde bağımsız, küçük, ayakta durmaya ve kendi çizgisini oluşturmaya çalışan yeni tiyatro var. Önde gelenlerinin temsilcileriyle görüşüp, böyle bir ivme var mı, olgunlaşıyor mu diye konuştuk.