Kızılay'ın oyuncak bebekleri

Fotoğraf
Fadime Geleş Koleksiyonu
27 Ağustos 2021 - 11:16

Oyuncağın tarihi gibi el yapımı bebeklerin tarihi de binlerce yıl öncesine dayanıyor. Bebek yapımı, Orta Çağ’da ve Rönesans devrinde uygulanan şekliyle Paleolitik ve Neolitik çağlara kadar uzanıyor. Tarih öncesi ürünler önce tamamen çıplak, sonra taç veya başlıkla ve en sonunda giyimli olarak tasarlanmış. Hitit, Frig uygarlıkları, Bronz ve Cilalı Taş devirlerinde küçük heykelciklerin bir bölümü ana tanrıça kültürünün simgesi figürler, bir bölümü ise oyuncak bebek olarak kullanılmış. Bazı topluluklarda âdetlere göre giydirilen heykelcik ve ağaç bebekler büyü ritüellerine alet edilmiş. Kısacası, çocukların elinde oyuncak olmadan önce bebeklere çağlar boyunca belli inanç ve törensel uygulamalarda rol verilmiştir.

Yapma bebek, kişisel ya da toplumsal geçmişe bir yolculuk olabileceği gibi endüstri tarihi ve sanat tarihi açısından da zengin örneklerle dolu bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü bebek, teknolojik gelişmenin işaretlerini taşımasının yanında, ister el yapımı ister seri üretim olsun, başlı başına birer tasarım ürünüdür.

Tarih boyunca kolay ulaşılabilir hammadde ve artık parçalarla yapılan, ait olduğu yörenin giyim şeklini, insanının etnik ve fiziksel özelliklerini, coğrafyasını, ekonomisini sadakatle yansıtan bebekler, estetik açıdan da folklorik kültürün en sevilen unsurlarındandır. Çocuklar kadar, belki çocuklardan daha çok yetişkinlerin ilgisini çeken folklorik bebekler, dünyada pulun ardından en yaygın koleksiyon nesnesidir.

Kanarya Adaları, geleneksel giysili bebek

Ülkemizin, yabancı koleksiyon çevrelerinde oldukça tanınan “Kapadokya (Soğanlı) Bebeği” Kayseri kökenlidir. Yeşilhisar ilçesine bağlı Aşağı ve Yukarı Soğanlı köylerinde üretilen bebek, yöreye yolu düşen yerli ve yabancı bebek meraklılarından ve koleksiyonculardan ilgi görünce Kapadokya’da birçok dükkânda satılmaya başladı. İlk kez, köylerinde kolu kırılan bir kız çocuğunu avutmak için 1960 yılında Meryem Arız ve Şerife Özdere tarafından yaratılan bebeğin, ilk yıllarda toprak testi taşıyan ve elinde yaba tutan çeşitleri de imal edildi, ancak son yıllarda bu ilavelerden vazgeçilerek elbise süslemelerine ağırlık verildi. “Soğanlı Bebeği”nin vücut iskeleti için çatal ağaç, yüzü için gazoz kapağı kullanılıyor ve bunlar pamuklu beyaz dokuma ile kaplanıyor. Bebeğin yüzüne renkli ipliklerle kaş, göz ve ağız işleniyor. Başlarda el emeği olan yüz ve elbise işlemeleri, sipariş çokluğundan yerini kumaş boyalarına bırakmış durumda.

Bebek yapımı, ülke tanıtımı ve kültürel miras olarak öneminden dolayı son yıllarda ülkemizde de destekleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği yarışmalar sonucunda ortaya çıkan “Elif Bebek” tipolojisi Türkiye’nin ilk geleneksel bebeği olarak tanıtılmış ve bu doğrultuda üretimi teşvik edilmiştir. Geçmişe baktığımızda da bebek alanında ciddi çalışmalar yapılmış olduğunu elimizde bulunan nadir basılı materyalden anlıyoruz. Bu çalışmaların başında İstanbul’da düzenlenen uluslararası nitelikteki bebek sergileri geliyor. Kızılay’ın Kızılhaç’la iş birliği yaparak 1936 ve 1968 yılları arasında düzenlediği bilinen beş sergi var. Hatta beşinciyi bu yazıyı hazırlarken tespit ettik:

İlki, 1936 yılında Taksim Belediye Bahçesi’nde,

İkincisi, 1950 yılında Spor ve Sergi Sarayı’nda,

Üçüncüsü, 1954 yılında Yapı Kredi Bankası Kültür Sanat Programı çerçevesinde Gülhane Parkı’nda, 

Dördüncüsü, 1959 yılında Galatasaray Lisesi’nde,

Beşincisi ise Kızılay’ın 100. yıl anısına İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda 11-13 Haziran 1968 tarihlerinde düzenlendi. Son sergi için anı pulu da bastırılmıştı.

Sergilerdeki amaç, Kızılay ve Kızılhaç iş birliğini sağlamak, Kızılay’a gelir temin etmek, millî tarihin, geleneksel kıyafetlerin tanınmasına olanak yaratmaktı.

Kapadokya geleneksel giysili bebek

"Enternasyonal Bebek Sergisi", 1936

Kızılay Enternasyonal Bebek Sergisi Kataloğu’nun (1950, İstanbul) önsözünde verilen bilgilere göre, sergi açma önerisi ilk defa Kızılay Cemiyeti’nin Eminönü şubesinden gelmiş. Bu fikirden yola çıkılarak 1936’da açılan ilk sergi “Kızılay ile Kızılhaç teşkilatları mensuplarının tanışıp kaynaşmaları, ‘bebekçilik’ sanatının gelişmesi, çeşitli millî ve tarihî kıyafetlerin tanınması ve nihayet kara gün dostu Kızılay’a gelir sağlaması” gayeleriyle tertiplenmiş. Taksim Bahçesi’nde kurulan Birinci Enternasyonal Bebek Sergisi’ne 20 millet iştirak etmiş. Bu sergiden sonra birçok milletin bebek sergileri açmaya başladığı da söyleniyor.

8 Ağustos 1936’da Taksim Bahçesi’ndeki bu bebek sergisinin ve İstanbul’da 40 gün 40 gece sürecek olan büyük festivalin açılışı büyük bir törenle İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ tarafından yapıldı. Tiyatro, sergiler ve spor yarışmalarını kapsayan festivale ülkemizin değişik şehirlerinden, Avrupa ve Balkanlar’dan ziyaretçi akını oldu. Ayrıca Kızılay’ın kermesi, bebek sergisi ve sağlık stantları Türkçe olarak filme çekildi ve film 1937 yılı Şubat ayının ilk haftasında İstanbul sinemalarında gösterime sokuldu.

Cumhuriyet gazetesinin sergi öncesinde yer verdiği birkaç haberden konuyla ilgili daha çok ayrıntıya ulaşıyoruz.

20 Mayıs 1936. Bir gün öncesinde toplanan tertip heyetinin fotoğrafı eşliğinde, “Beynelmilel Bebek Sergisi” başlığıyla verilen haberin orijinal metni şöyle diyordu:

"Kızılaylar ve Kızılhaçların iştirakile millî elbiseler giydirilmiş Bebek (Kukla) sergisi idare heyeti teknik mütehassıs ve yardımcı komitelerin de iştirakile Akşam Kız San’at mektebinde toplanarak serginin 8 ağustosta Kermes vesilesile Taksim bahçesinde açılması, halktan arzu edenlerin sergiye iştirak etmeleri ve müsabakada kazananlara mükâfatlar verilmesi kararlaştırılmış, heyet arasında iş bölümü yapılarak, jüri, tezyinat ve sair kol ve komiteler seçimi yapılmıştır. Sergi hakkında tafsilât için ve sergiye iştirak edecekler bebeklerini 28 temmuza kadar İstanbul Eminönü’nde Kızılay cemiyetinde sergi komitesine göndereceklerdir."

18 Temmuz 1936. “Bebek Sergisi” başlığıyla fotoğrafsız yayımlanan haberde, sergiye katılan diğer ülkelere değinilmiş ve yerli bebekler için müsabakaya katılım şartları hakkında bilgi verilmişti:

"Bebek sergisi için dünyanın her tarafından Kızılay Cemiyetine bebekler gelmeğe başlamıştır. Bunların arasında Romanya, Avustralya, Japonya, Fransa, Estonya, Yugoslavya, Macaristan, Kanada, İsveç, Almanya, İtalya, Yunanistan ve Filipin adalarından gelen bebekler çok güzeldir. Daha birçok memleketlerden bebekler gönderecekleri bildirilmiştir. Sergi tertib heyeti Taksim bahçesinde İnhisarlar İdaresinin Yerli Mallar sergisi için yaptırıp Bebek sergisine tahsis etmiş olduğu paviyonun, gelmekte olan bebeklerin fazlalığına göre ihtiyaca kâfi gelmiyeceği endişesile bu paviyona ilaveten diğer bir paviyon daha hazırlamağı tasarlamaktadır. Yerli bebekler için müsabaka tertib edilmiştir. Kazanacak bebeğe 100 lira ikramiye verilecektir.

Müsabakaya iştirak şartları:
1- Bebekler her türlü malzemeden yapılabilir.
2- Boyları 80 santimetreden fazla olmamalıdır.
3- Nihayet, 28 temmuz akşamına kadar Sergi Tertib Heyetine teslim edilmesi lâzımdır.
"

Mısır geleneksel giysili çift

"Kızılay Milletlerarası Bebek Sergisi", 1950

Yurdumuzun ikinci bebek sergisi 1950 yılında Spor ve Sergi Sarayı’nda 30’dan fazla milletin iştirakiyle açıldı ve dört hafta boyunca ziyaretçi ağırladı. Daha sonra İzmir Enternasyonal Fuarı’na nakledilen bu sergiyi, satılan duhuliye bilet sayısına göre 280 bin 163 kişi ziyaret etmişti. Katılımcı ülkeler ve sanatçılar katalogda şu sırayla yer almıştı: Türk reyonundaki vitrinlerden Kızılay Hemşire Okulu’nun yaptığı bir kompozisyon; Bayan Selma Saray’a ait bebeklerden bir grup; Esin Germen’e ait bebeklerden bir grup; Nimet Demirbağ’a ait bebeklerden bir grup; Bayan Zehra Müfid’e ait bebeklerden bir grup; Azize Ayral’a ait bebeklerden bir grup; Eleni Potesaruy’a ait bebeklerden bir grup; Muhtelif sanatkârlara ait tek ve kompozisyon bebekleri; Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Avusturya, Belçika, Burma, Çekoslovakya, Danimarka, Ekvator, Fransa, İngiltere, Irak, İran, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Küba, Lübnan, Macaristan, Meksika, Monako, Norveç, Pakistan, Polonya, Portekiz, Siyam, Şili, Yugoslavya, Yunanistan, Brezilya.

Yine Cumhuriyet gazetesinin 2 Temmuz 1950 tarihli “Beynelmilel Bebek Sergisi” haberinde, serginin o gün açıldığı ve bazı bebeklerin yetişemediği için yerlerinin şimdilik boş durduğu duyurulmuştu:

"Türkiye Kızılay Derneği Eminönü teşkilatının tertib ettiği Beynelmilel Bebek Sergisi dün İstanbul Sergisi ile birlikte 17 de açılmıştır. Açılışta Tekel Bakanı Nuri Özsan, Vali Fahreddin Kerim Gökay, İstanbul Komutanı Şükrü Kanadlı, Emniyet Müdürü Kemal Aygün, Fin Konsolosu Tamivovü, İsveç Konsolosu Weiman ile bütün konsoloslar, yerli ve yabancı basın mensubları hazır bulunmuşlardır. Sergiye 37 millet katılmıştır. Bazı memleketlerin bebekleri sergiye yetişemediğinden vitrinleri boş durmakta ve vitrinlerde “bebekler yoldadır” levhaları bulunmaktadır. Sergiye katılan milletler arasında İsrail, İran, Japon, Küba, İngiliz, Fransız ve İtalyan bebekleri bilhassa takdir toplamıştır.

Endonezya-Bali geleneksel giysili bebek

"Kızılay ve Kızılhaç Enternasyonel Bebek Sergisi" - 1954

Bu sergiyle ilgili bilgilere, Yapı ve Kredi Bankası tarafından sergi hatırası olarak hazırlanan albüm vasıtasıyla sahip oluyoruz. Yine Kızılay-Kızılhaç iş birliğiyle düzenlenen bu üçüncü bebek sergisi, Yapı Kredi Bankası’nın Bahar ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Gülhane Parkı’nda düzenlediği büyük bir uluslararası organizasyonun parçası olarak ziyarete açılmış. Albüm içinde bir vaziyet planı ile tüm Gülhane Parkı düzenlemesi numaralandırılarak yer alıyor.

Yapı Kredi Bankası olarak imzalanan önsöz bize şunları anlatıyor:

"22 Mayıs 1954 tarihinde, Bahar ve Çiçek Bayramı vesilesiyle açılan ve 37 milletin iştirak ettiği üçüncü Enternasyonal Bebek Sergisi 31 Temmuz tarihine kadar devam edecektir. Bu seferki sergi portatif bir pavyonda hazırlandığından, gerekirse yurdumuzun başka yerlerine nakli de mümkün olacaktır. Bankamız bu güzel ve başarılı eseri sayın halkımıza ulaştıran Kızılay Cemiyeti Eminönü Şubesi İdare Heyetini içten takdir ve tebrik eder ve hazırladığımız bu albümü Bebek Sergilerinin küçük bir hatırası olarak sayın ziyaretçilere sunar."

Albümde yer verilen bebekler ise şunlar: Göksu’da bir âlem; Eski İstanbul’dan sahneler, Mehter takımı, Saray hayatından sahneler, Yunan köylü kıyafetleri, Danimarka bebekleri, Yugoslavya dilberleri, İspanya bebekleri, Amerika girl’leri, Hollanda köylüleri, İngiliz bebekleri, Norveç köylüleri, İtalyan köylüleri, Portekiz bebekleri, Fransız bebekleri, İsviçreli köylüler, Pakistan dilberleri, Kübalı Rakkase, Hindistan güzelleri, Japonyalı geyşalar, İran bebekleri, Lübnan bebekleri, Çekoslovak köylüleri, Macar köylüleri.

"Bebek Sergisi" - 1959

Dördüncü bebek sergisiyle ilgili bilgilere, Türkiye Kızılay Derneği’nin III. Enternasyonal Sergi Rehberi’nde yer alan (1968) önsöz sayesinde ulaşıyoruz. Önsözde, Galatasaray Lisesi’nde düzenlenen İkinci Kızılay Sergisi kapsamında bir bebek sergisine de yer verildiği söyleniyor. Kızılay’ın savaş ve barıştaki çalışmaları hakkında herkesin anlayabileceği şekilde hazırlanan panolar, diyaromalar ve muhtelif araçlarla vatandaşlara geniş ölçüde bilgiler verildiği, tesis olunan açık hava tiyatrosu ve sinemasında öğretici eserler ve medikal filmler gösterildiği, Bebek Sergisi’nin de büyük ilgi gördüğü anlatılıyor. Sergiye 47 kardeş derneğin katıldığını ve beş hafta açık kalan serginin bir milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini de öğreniyoruz.

Kızılay Bebek Sergisi, Fotokart, 1968

"Bebek Sergisi" - 1968 

İşbirlikli son bebek sergisi, Türkiye Kızılay Derneği’nin III. Enternasyonal Sergisi kapsamında İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda 11-30 Haziran 1968 tarihleri arasında düzenlendi. Hazırlanan sergi rehberinde kat ve yerleştirme planlarını buluyoruz. Yerleştirme planının zemin kat salonunda Bebek Sergisi’ni görüyoruz. Millî ve mahalli kıyafetli bebeklerle Afrika, Avustralya, Avrupa ve Uzakdoğu’dan 29 ülkenin alfabetik sıralaması yer alıyor. Türk pavyonunda “Eski İstanbul” yaşantısını yansıtan bebeklerle hazırlanmış birçok sahne canlandırmaları yapılıyor. Örnek verirsek: Fenerbahçe’de seyran, Göksu’ da âlem, mahalle mektebi, Kapalıçarşı seyyar satıcıları, kış gecesi eğlencelerinden yüzük oyunu, Hıdırellez.

Endüstrinin hızlı gelişmesi ve sosyal mobilite bölgesel ve etnik grupların giyim kuşam özelliklerinde süratli değişiklikler yaratmıştır. 20. yüzyılın iletişim araçlarından olan resimli kitaplar, fotoğraf, televizyon vb. modanın yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Bu iletişim araçlarıyla moda, rüzgâr hızıyla yayılabiliyor. İşte, değişen örf ve âdetlere bağlı giyim kuşamı yeni kuşaklara iletmek resimlerle ve yine bebeklerle mümkün. “Folklorik Kıyafetli Yapma Bebek”, toplumlar arasında çabuk yayılabilen, az yer işgal eden ve nispeten ucuza mal edilen bir ortam oluşturabildiği için tarihî önemini korumayı başarıyor.

Oyuncak
Oyuncak bebek
Kızılay
İstanbul
Bebek sergileri
Fadime Geleş
Bebek Sergisi
Sayı 007

BENZER

Orhan Pamuk 1901’deki veba salgını sırasında Osmanlı’ya bağlı hayali Minger adasında geçen olayları anlattığı romanı Veba Geceleri’yle yeniden okuma köşemizin en güzel konuklarından biri oldu. Kitabı okuduktan sonra usta yazarın kapısını çaldık, Veba Geceleri’nin şifrelerini çözmek için sorularımızı yönelttik.
Borusan Contemporary, içinde bulunduğumuz süreç ve ruh haliyle örtüşen yeni sergisini yine dönemin ruhuna en uygun şekilde izleyiciye sunuyor. Acı Reçete #2, sanal alemde 7/24 takip edilebilecek.
İBB Şehir Tiyatroları sezondan dört oyunu 26 Haziran'dan itibaren Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde seyirciyle buluşturmaya hazırlanıyor.