Yedi yıldır trene hasret...

Fotoğraf
Şahan Nuhoğlu
30 Ağustos 2020 - 12:46

Marmaray’la gelen ıssızlık: Sirkeci

Sirkeci Garı’ndan hem Trakya ve Avrupa’ya açılan trenler hem de banliyö trenleri kalkardı. Gar, 4 Aralık 1955’ten itibaren Sirkeci - Halkalı Banliyö Hattı ile şehir içi ulaşımda da kullanılmaya başladı. Cankurtaran, Yenikapı, Yedikule boyunca Marmara surlarına komşu giden trenler, Bakırköy, Yeşilköy’ü takiben yaklaşık 50 dakika ve 19 durak sonra Halkalı’ya varıyordu. Hattın özellikle Zeytinburnu’na kadarki bölümünde seyahat, hele de tenha bir saate denk gelmiş, cam kenarına oturabilmişseniz pek zevkli olurdu. Hangi cam olduğu fark etmez; bir taraf Suriçi’nin ahşap evleri arasında zaman yolculuğuna çıkarır, diğer taraf deniz manzarası sunardı. Kumkapı’dan geçerken, meyhanelerin sesleri ve kokuları burnunuza çarpar, vagon vagon dolaşan seyyar satıcılar, trenin bir parçası sayılırdı.

Kimsenin kullanmadığı, hatta pek çoklarının bilmediği B2 ismini taşıyan bu hat, Anadolu Yakası’ndaki Haydarpaşa- Gebze Banliyö Hattı’yla birlikte İstanbul’un ana ulaşım hatlarından biri olarak uzun süre hizmet verdi. 2013 Mart’ında Marmaray çalışmaları nedeniyle son seferini yaptı ve tarihe karıştı.

Bugün eski banliyö hattı Marmaray olarak hizmet veriyor ancak Sirkeci Garı tam olarak bu hattın bir parçası değil. Proje için İstanbul’un tüm demiryolu hattı yenilendi, bazı istasyonlar devre dışı bırakıldı, bazı istasyonlar baştan inşa edildi. Çalışmaların iki yılda biteceği açıklanmıştı ancak Gebze-Halkalı hattının tamamen açılması altı yılı; Mart 2019’u buldu. Ayrılık Çeşmesi - Kazlıçeşme bölümü ise banliyö hattının kapanmasından birkaç ay sonra, Ekim 2013’te hizmete girdi.

Şehrin merkezinden artık tren kalkmıyor...

Yeni hattın bir Sirkeci durağı var ancak Üsküdar’dan Marmara Denizi’nin altına dalan tren, Kazlıçeşme’ye kadar yeraltından devam ediyor. Yani Sirkeci Garı’nda tren görmek mümkün değil. Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki duraklar da tarih oldu. Garın yolcu salonları bomboş. Marmaray’ın burada bir girişi bulunuyor ancak yeraltındaki durak aslında garın altında değil. Yine de insan kalabalıklarının gelip geçmesini, günün hemen her saati garlara özgü canlılığın korunmasını sağlıyor.

Terk edilen tren raylarının etrafı ise panolarla çevrili. 150 yıla yakın zaman telaşlı yolculara, onların arkasından el sallayanlara, vedalara ve kavuşmalara sahne olmuş peronlar bomboş. Zaten peronlara geçmenize de izin verilmiyor. Sadece gar lokantasının bulunduğu platformu kullanmak mümkün. Orient Ekspres Restoran, menüsünden dekorasyonuna hemen hemen aynı. Sıcak yaz günlerinde bile serinlik veren masalara oturduğunuzda, buranın 50 yıl evvel neye benzediğini hâlâ gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Dışarıdaki masalar eskiden raylara bakar, yanınızdan treni yakalamaya çalışan yolcular geçerdi. Şimdi TCDD’yi tanıtan yüksek ve kesintisiz panolardan başka bir şey görünmüyor.

Bugün Sofya veya Bükreş Ekspresi’ne binmek, Trakya’ya giden hatları kullanmak isterseniz önce Marmaray ile Halkalı’ya varmanız gerekiyor. Şehrin merkezinden artık tren kalkmıyor...

Sirkeci Garı’nda hizmete açılan müze yaklaşık 500 obje ve belge barındırıyor

Cıgara ve kibritleri dışarı atmak memnudur!

23 Eylül 2005’te Sirkeci Garı’nda bir de müze hizmete açıldı. İstanbul Demiryolu Müzesi, sadece 150 metrekare. Kapısında pirinç tabelası var ama dikkatli bakmazsanız önünden geçip gidebilirsiniz. Her gün binlerce İstanbullunun yaptığı gibi... Kültür Bakanlığı’na bağlı olan müzede, küçük bir salona tüm demiryolu tarihi sıkıştırılmış. Yaklaşık 500 obje ve belge barındırıyor. Orient Ekspres’te kullanılan gümüş yemek takımları, buradan Almanya’ya doğru yola çıkan işçilerin fotoğraf veya bavulları, tarihe karışan banliyö trenlerinden birinin makinist bölümü, eski trenlerde bulunan uyarı levhaları, hareket çizelgeleri, yemekli vagon menüleri bunlardan bazıları. Müzenin, pandemi molasının ardından sonbaharda yeniden ziyarete açılması planlanıyor. Normalde, pazar ve pazartesi hariç, 09.00-17.00 arası açık ve ücretsiz.

Haydarpaşa Garı

Dönüşümün pençesinde: Haydarpaşa

Kavurucu yaz güneşinin altında sekiz kişiyiz. Önce bez afişler asılıyor Haydarpaşa Garı önündeki denize bakan demirlere, restorasyon için yerleştirilen panolara. Haydarpaşa Dayanışması, 444. nöbetini tutacak. Tam 15 yıldır her pazar, 13.00-14.00 arasında yaptıkları gibi...

Beşiktaş’tan kalkan Kadıköy vapuru, mendireğin içinden yaklaşıyor. Dayanışma’dan Ayşen Dönmez (kendisi Haydarpaşa’dan emekli bir demiryolcu) elindeki megafondan vapur yolcularına seslenmeye başlıyor: “Haydarpaşa gardır, gar kalacak. Ulaşım hakkı engellenemez. Direne direne, bineceğiz trene...” Vapurdakiler bize el sallıyor, biz onlara. Kaptan vapurun düdüğünü öttürerek destek veriyor. 15 yıldır her pazar, bu rutin tekrarlanıyor. Katılanların sayısı bazen yüzleri, bazen onları buluyor. Bazen de sekize kadar düşüyor. Salgın nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde gara gidemediler belki ama sosyal medyada nöbet tutmaya devam ettiler. Bu kararlılığın altında, 105 yıl İstanbul’a tren garı olarak hizmet vermiş, sayısız badire atlatmış, kentin siluetinin bir parçası olmuş Haydarpaşa Garı’nı mega projelerin elinden geri alma talebi var.

2010’da çatısında yangın çıkan gar, dört yıldır restorasyonda. Son tren ise 19 Haziran 2013 gecesi kalktı buradan. Binada hâlâ 200 kadar TCDD çalışanı olsa da, gar lokantası Mythos kapılarını açık tutsa da, eski halinden eser yok. Tren seferleri olmayınca bağlantılı vapur ve motor seferleri de yapılmıyor. İskelesi bomboş. Sanki kentin, yaşamın dışına atılmış, vapurla önünden geçenlerin selfie çektiği görkemli ama yaşamayan bir fon gibi. 2019’da tam olarak hizmete giren banliyö hattı, Haydarpaşa’yı by- pass etti. Marmaray’ın Sirkeci’den sonraki durakları Üsküdar, Ayrılık Çeşmesi ve Söğütlüçeşme. Ankara’ya giden hızlı trenler de Söğütlüçeşme’den kalkıyor. Gerçi şu sıralar buranın üzerinde de bir mega proje dolaşıyor, istasyona AVM yapılacağından bahsediliyor.

Anadolu’dan göç edenlerin İstanbul macerasının başladığı yerdi Haydarpaşa Garı. Onlarca film sahnesi vardır, kahramanın elinde tahta bavul, kalbinde büyük umutlarla garın denize bakan merdivenlerini hayranlık ve korku ile indiği. Burada trenden inenler, hemen önündeki Vedat Tek imzalı iskeleden vapura binip Avrupa yakasına geçerdi. Vapurdan inenler ise, büfelerden akşam gazetesini alıp banliyö treni ile evlerine ulaşırdı.

Tıpkı Sirkeci gibi Alman mimarlar tarafından tasarlanmış olsa da Haydarpaşa Garı’nın yapısı Sirkeci’ye hiç benzemez. Otto Ritter ve Helmuth Cuno’nun projelendirdiği yapı, Alman Rönesansı’ndan ve Neo-klasik stilden izler taşır. İki yıl süren inşaatında bin 500 İtalyan taş ustası görev alır. Her biri 21 metre uzunluğunda bin 100 ahşap kazık üzerinde durmaktadır. Sirkeci’den biraz daha gençtir, İstanbul- Bağdat demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak 1908’de hizmete girer. İlk büyük badireyi de kısa süre sonra, Birinci Dünya Savaşı sürerken 6 Eylül 1917’de atlatır. Gar deposunda saklanan cephaneye sabotaj yapılır ve çıkan yangında gar büyük zarar görür. İstanbulluların hafızasında hâlâ taze olan ikinci olay ise 1979’da yaşanır. Ham petrol taşıyan Independenta adlı tanker gar açıklarında büyük bir gürültüyle patlar. Patlamanın şiddetiyle şehirdeki pek çok evin camıyla birlikte Haydarpaşa’nın da orijinal vitrayları tuz buz olur. Tankerden sızan petrol, 27 gün boyunca yanarak Kadıköy kıyılarında geceyi gündüze çevirir.

Haydarpaşa’da son büyük yangın, 28 Kasım 2010’da, içeride süren izolasyon çalışmaları sırasında çıktı. Garın çatısı çöktü ve dördüncü katı kullanılamaz hale geldi. Ancak 2016’da başlayabilen restorasyon çalışmaları hâlâ sürüyor.

Haydarpaşa’dan son banliyö treni 19 Haziran 2013'te kalktı

Haydarpaşa nasıl ıssızlaştı?

21 Ağustos 1997

Haydarpaşa Garı, Koruma Kurulu kararıyla 1. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescil edildi.

2 Aralık 2002

Marmaray için İstanbul Boğazı’ndaki derin deniz sondajlarına başlandı.

9 Mayıs 2004

Marmaray’ın temeli atıldı.

4 Aralık 2004

“Haydarpaşa Manhattan olacak” başlıklı haber yayımlandı. Haberde, hükümetin Haydarpaşa Gar ve Liman alanına New York’ta 11 Eylül saldırılarında yıkılan ikiz kulelerin benzerlerinin de yer alacağı dünya ticaret merkezi kurma projesi anlatılıyordu.

7 Aralık 2004

İBB APK Daire Başkanlığı tarafından “İstanbul Belediyesi İçin Gelecek Senaryoları” toplantısı düzenlendi, böyle bir projenin belediyenin gündeminde olmadığı söylendi.

Mart 2005

Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Uluslararası Cannes Emlak Fuarı’nda Haydarpaşa Gar ve Liman Alanı Dönüşüm Projesi’nden bahsetti

13 Mayıs 2005

Haydarpaşa Dayanışması kuruldu.

21 Haziran 2005

İstanbullular garlarını savunmak için Haydarpaşa’da buluştu. 70’i aşkın kurumun çağrıcı olduğu basın açıklamasına yaklaşık iki bin kişi katıldı.

13 Temmuz 2005

Dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, projede ısrarlı olduklarını ve Haydarpaşa Lisesi binasını da aldıklarında projenin daha da iyi olacağını; Haydarpaşa ve Galataport projesi ile İstanbul’un çehresini değiştirmeye kararlı olduklarını söyledi.

24 Ağustos 2005

Ulaştırma Bakanlığı’nın; Marmaray nedeniyle Haydarpaşa Garı’nın 2009’da kapatılacağı ve bu alana dünya ticaret ve turizm merkezi yapılacağını açıklaması üzerine Haydarpaşa Dayanışması banliyö trenlerinde “Artık Bu Trene Binemeyeceksiniz!” bildirisi dağıttı.

9 Eylül 2005

Liman-İş Sendikası; TCDD Ana Sözleşmesi ve Taşınmaz Mallar İhale Yönetmeliği değişikliği ve Yüksek Planlama Kurulu’nun, TCDD’nin ana statüsünü değiştiren kararına karşı dava açtı. Danıştay 10. Dairesi, değişikliği Anayasaya aykırı bularak konuyu iptal istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne iletti. Anayasa Mahkemesi yönetmelik ve YPK kararının yürütmesini durdurdu.

26 Nisan 2006

Haydarpaşa Garı ve çevresi Tarihî ve Kentsel Sit Alanı ilan edildi.

28 Nisan 2006

TCDD tarafından Demiryolu Ana Statüsü’nde yapılmak istenilen değişiklik Danıştay tarafından durduruldu.

12 Haziran 2006

Haydarpaşa Gar Binası’nın üçüncü katına bir proje firmasının yerleştirilmek istenmesi üzerine Mimarlar Odası basın açıklaması yaptı.

27 Temmuz 2006

Gar binasında izinsiz ve ruhsatsız inşaat faaliyeti başlatıldı. Mimarlar Odası suç duyurusunda bulundu.

13 Eylül 2006

Koruma Kurulu, inşaatın durdurulmasına hükmetti.

24 Mart 2007

Marmaray’ın 11 tünelinin ilki denize batırıldı.

28 Kasım 2010

Haydarpaşa Garı çatısında çıkan yangında tarihî çatı tamamen yandı.

26 Ekim 2011

“Gebze-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi ve Mekanik Sistemleri” sözleşmesi imzalandı.

25 Kasım 2011

Haydarpaşa Garı, Kadıköy Meydanı ve Harem Otogarı’nın bulunduğu bölgenin kültür, turizm, ticaret alanına dönüştürülmesini amaçlayan “1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı”, İBB Meclisi’nde oy çokluğunca kabul edildi.

31 Ocak 2012

Fatih Ekspresi saat 23.30’da son kez Haydarpaşa Garı’ndan Ankara’ya hareket etti.

1 Şubat 2012

TCDD, Gebze-Köseköy arasındaki Yüksek Hızlı Tren projesi çalışmalarını gerekçe göstererek Haydarpaşa’ya gelen ve giden tüm anahat trenlerinin seferlerini sonlandırdı.

1 Şubat 2012

Haydarpaşa Port (Haydarpaşa Limanı ve Garı Dönüşüm Projesi) kamuoyuna açıklandı.

05 Şubat 2012

Her pazar 13.00-14.00 arasında Haydarpaşa Garı merdivenlerinde tutulan “Haydarpaşa Asla Yalnız kalmayacak” nöbetinin ilki tutuldu.

13 Eylül 2012

Askıdan inmiş bulunan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, iki bölüme ayrılarak 13 Eylül 2012 tarihinde AKP’li üyelerin çoğunluk oyları ile onaylandı.

18 Eylül 2012

TCDD, Haydarpaşa için Özelleştirme İdaresi’ne başvurdu.

18 Ekim 2012

Sivil toplum örgütleri, Nazım İmar Planı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile dava açtı.

27 Aralık 2012

Koruma Kurulu, garın restorasyon projelerini onayladı.

27 Mart 2013

Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, verdiği bir röportajda, Haydarpaşa Port projesi kapsamında Harem Otogarı’nın, Haydarpaşa Limanı’nın, demiryolunun kaldırılacağını, garın kültürel tesis olarak kalacağını, proje içinde oteller, AVM’ler ve opera salonları olacağını açıkladı.

19 Haziran 2013

Haydarpaşa’dan son banliyö treni kalktı.

4 Ağustos 2013

Marmaray’ın deneme seferleri başladı.

29 Ekim 2013

Ayrılık Çeşmesi-Kazlıçeşme arasındaki ilk etap beş yıl gecikmeyle hizmete girdi.

7 Şubat 2014

2012’de onaylanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı’nda değişiklik yapılarak askıya çıkarıldı.

3 Eylül 2014

Kadıköy Belediyesi, TCDD Genel Müdürlüğü’nün Haydarpaşa Gar Binası rölöve, restitüsyon, restorasyonu ile ilgili ruhsat başvurusunu reddetti.

15 Nisan 2015

Marmara Üniversitesi’ne tahsisli tarihî Haydarpaşa Kampüsü, Sağlık Bakanlığı’na devredildi.

Mart 2016

Haydarpaşa Garı’nın restorasyon çalışmalarına başlandı.

Mayıs 2018

Restorasyon çalışmaları sırasında rayların sökülmesi ile Geç Roma Erken Bizans dönemine ait yapı izleri bulundu.

12 Mart 2019

Gebze-Halkalı arasındaki Marmaray hattı, Haydarpaşa dâhil edilmeksizin açıldı.

4 Ekim 2019

TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının atıl durumda depo sahalarını kültür
ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere ihaleye çıkardı. İhaleyi 18 Ekim’de Hezarfen Danışmanlık Limited Şirketi kazandı.

19 Temmuz 2020

Haydarpaşa Dayanışması, garın önünde 444. Nöbet’i tuttu.

Ağustos 2020

Haydarpaşa Garı ve çevresindeki restorasyon çalışmaları sürüyor.

Kadıköy tarihini değiştiren keşif

Mayıs 2018’de, iyileştirme projesi kapsamında Haydarpaşa Garı’ndaki eski raylar sökülmeye başlandı. Rayların altından, yaklaşık 2 bin 500 yaşındaki antik Khalkedon şehri çıktı. Bu keşif, Yenikapı’da ortaya çıkan eski İstanbul limanı kalıntılarından sonra son yılların en heyecan verici arkeolojik olayıydı. Bulunan kalıntılar, Kadıköy’e ismini veren Khalkedon’la ilgili bildiklerimizi kökten değiştirdi.

300 bin metrekarelik alanda yapılan çalışmalar, Haydarpaşa Gar önü, peron 1, peron 2, menfez ve İbrahimağa olmak üzere beş bölgede yürütülüyor.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne bağlı 20 arkeolog ve 400 işçi ile yürütülen kazılarda antik şehre ait mimari kalıntılar, mezarlar, binlerce obje, hamam, kilise ile binlerce sikke bulundu. Osmanlı, Roma, erken ve geç Bizans dönemi yapı temellerine rastlandı. Buluntular, arkeologlar tarafından nerede ve kaç metre derinlikte bulunduğu not edilerek kasalara yerleştiriliyor. Sergilenebilecek duruma getirilen bazı parçaları İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde görmek mümkün olacak.

Sirkeci Garı
Haydarpaşa Garı
Haydarpaşa
Demiryolları
İstanbul
Tren
Sayı 003

BENZER

Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, tüm aya yayılacak klasik ve caz müzik programıyla müzikseverlere biraz olsun nefes aldıracak.
Zafer Bayramı’mızın 98. yıldönümüydü bu yıl. Coşkuyu, sevinci yaşarken bir kez daha gördük ki; memlekete, İstanbul’a, insanımıza cumhuriyet ve demokrasi ne kadar da çok yakışıyor. Bize bunu armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına şükran borçluyuz.
Bugünün orta yaşlıları Taksim Meydanı’ndan kalkan eski Amerikan arabasından bozma (daha doğrusu yapma) dolmuşları; muşamba kaplı koltuklarını, zor açılan kapılarını, her zıplamada çıkardığı gıcırtıyı, ince direksiyonunu ve direksiyonun yanında yer alan vitesini rahat hatırlarlar, çok eski bir geçmiş mevzubahis değil. Dolmuşun tarihi ise 15. yüzyıl Haliç’indeki kayık-dolmuşlara uzanıyor; taksi-dolmuşlar ise 1930’lu yılların İstanbul’unda yaşanan ulaşım sorununu çözmek için İstanbulluların geliştirdiği bir nevi “sivil inisiyatif”. Dolmuş, özel bir toplu taşıma aracı olduğundan, yabancı kaynaklardaki İstanbul yazılarında da “dolmus(h)” olarak anılır ve şehri bilmeyen herkesi bir muammaya sürüklemeye bugün de devam eder.