‘Kadın’ın bin bir tınısı

10 Haziran 2020 - 16:00

Kadınlardan söz eden şarkıları anarken, aşk şarkılarını bahsin dışında tutuyorum ama yine de Nâzım Hikmet’in dizelerini şarkısına aktaran İlhan İrem’i ve aynı şiiri farklı bir besteyle dinleyiciye ulaştıran Cem Karaca’yı unutmuyorum: 

Hoş geldin kadınım, hoş geldin / Ayağını bastın odama / Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi / Hoş geldin kadınım, hoş geldin // Güldün, güllerin açıldı penceremin demirlerinde / Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler…

Aşk bahsinde, "Kadınım" feryadıyla kalbimizi çizen Tanju Okan’ı da es geçmek mümkün değil. Mehmet Teoman’ın dizeleri, her dinleyişte can yakıyor: 

Eşyalar toplanmış seninle birlikte / Anılar saçılmış odaya, her yere / Sevdiğim o koku yok artık bu evde…

Dediğim gibi, örnek çok; hele ki alaturka şarkılara ve türkülere girersek. Seçtiklerim, kimi kırılma noktalarında karşımıza çıkanlar. Ekseriyetle, kadının sesini duyurmaya yönelik adımlar… 

"Kadınlar Vardır"

Sezen Aksu, Nilüfer, Zuhal Olcay, Nazan Öncel, Aylin Aslım, Aynur, Rojin

Sözleri ve müziği Filiz Kerestecioğlu’na ait şarkı yıllarca alanlarda söylendi, 2008 yılında Güldünya Şarkıları albümü dahilinde, albüme emeği geçenlerin mikrofon başına birlikte geçmesiyle kayıt altına alındı. Bu yorum, 2016 yılında "Şiddete Karşı Tek Ses" sloganıyla Aile İçi Şiddete Son kampanyası dahilinde, şiddet gören kadınların gerçek röntgen filmleri üzerine plak olarak basılarak bir kere daha dinleyicisine ulaştırıldı. Hâlâ alanlarda söyleniyor, "Kadınlar vardır, her yerde!" nakaratıyla kadınların sesini çoğaltıyor: 

Susmamız, oturmamız / Hep boyun eğmemiz / Hayatı seyretmemiz / İstendi bugüne dek // Suskunduk ve bekledik / Yaşandı, seyrettik / Sonunda ‘yeter’ dedik / Bir daha susmayana dek...

"Ünzile"

Sezen Aksu

Aysel Gürel’in sözleri, Onno Tunç’un müziğiyle, günümüzün de ciddi sorunlarından biri olan çocuk gelinler mevzusuna etkili bir bakış. ‘Beşi ölü’ on kardeşin küçüğü olan Ünzile’nin hayatı ‘görücü’nün gelişiyle şekillenmiş ya da daha doğru bir deyişle kısıtlanmış. Çocukluğunu yaşayamadan hızla büyümüş, ‘hatun kişi’liğe adım atarken dili lâl olmuş: 

Varmadan sekizine / Ergin oldu Ünzile / Hem çocuk hem de kadın / On ikisinde ana / // Bir gül gibi al ve narin / Bir su gibi saydam ve sakin / Susar kadın Ünzile // Yağmuru kim döküyor? / Ünzile kaç koyun ediyor? / Dayaktan uslanalı / Hiçbir şey sormuyor…

"Adım Kadın"

Hümeyra

1972 yılında Hümeyra’nın yorumuyla dinleyici karşısına çıkan, yakın zamanlarda Zuhal Olcay ve Emel Müftüoğlu tarafından da seslendirilen Bora Ayanoğlu şarkısı. Sözleri her şeyi anlatıyor: 

Bana herkes sahip / Benim hiç hakkım yoktur / Ben akıldan yoksun / Ama vazifem çoktur // Ademin yediği elma / Hep benden sorulur / Çünkü adım kadın / Kadınım, hükmüm yoktur…

"Çok Yaşamış Bir Kadın"

Lale Belkıs

‘80’li yılların başında ortalığı kasıp kavuran müzikaller furyasında Erol Evgin ve Necla Nazır’lı kadrosuyla dikkat çeken Şen Sazın Bülbülleri’nde karşımıza çıkan bu şarkı, yıllar sonra Lale Belkıs’ın yorumuyla dinleyiciye ulaştı. Ali Kocatepe, Çetin Akçan’ın sözlerini bestelemiş: 

Neler gördüm / Neler geçirdim / Çok sevildim / Hem de çok sevdim / Kimine göre çılgınlar gibi / Çemberinden geçtim feleğin // Sayılınca sayan / Sevilince seven / Sevgiyi, aşkı / Gerçeği bilen / Çok yaşamış bir kadınım ben // Bazen aç kaldım / Susuz dolaştım / Meteliğe bile muhtaçtım // Ama bir şey var / Yine de her zaman / Alnım açık / Başım dik dolaştım…

Bir hatırlatma: Lale Belkıs 1977 tarihli Kadınca albümünde kadın şarkıları söylemişti.

"Ben Bir Kadınım"

Nükhet Duru

Nükhet Duru, 1979 tarihli IV isimli albümünde, sözlerini bizzat yazdığı bu Onno Tunç bestesinde ‘kadın’ı (aslında kendini) tarif ediyor: 

İşlemeyi bilene verimli toprak gibi / Almasını bilene yediveren gülü gibi / Sevince yatağına sığmayan dere gibi / Duyarsız olana çözülmez bilmece gibi…

Şarkının nakaratında söz erkeklere de geliyor: 

Kim demiş ki kadınlar anlaşılmaz diye? / Kim demiş ki kadınlar deniz gibidir diye? / Yürekten bakmayan erkekler herhalde…

Aynı yıllarda Sezen Aksu "Ben Dul Bir Kadınım" adlı şarkısında farklı bir zorluğu anlatmıştı:

Ben dul bir kadınım / Öyle her istediğimle beraber olamam / Canımın istediğince gezip tozamam…

"Hoşuna Gitmedi mi?" (Kızkaçıran)

Aylin Aslım

Aylin Aslım’ın sert şarkılarından. ‘Cebinde babasının parası’yla çıkıp gelen ‘annesinin kuzusu’, ‘cicim ayları’nın akabinde gerçek yüzünü gösteriyor ve bir ‘kızkaçıran’a dönüşüyor, ‘kıskanç oğlan’ kimliğiyle kızımızı canından bezdiriyor. Aslım, bu noktada tavrını koyuyor, isyan ediyor: 

Ben şarkılar söylerim / Hem çalar hem oynarım / Hayat benim hayatım / Canım ister giyinirim / Canım ister soyunurum / Yoksa beğenmedin mi? / N’oldu, hoşuna gitmedi mi?

‘70’li yıllarda Ajda Pekkan’ın söylediği "Sana Ne Kime Ne", bu minvaldeki sözleriyle kadınların diline düşmüş, alanlarda söylenir olmuştu. Aylin Aslım’ın bu şarkısı oradaki isyanı bütün gerçekliğiyle günümüze taşıyor.

"Fabrika Kızı"

Alpay

Bora Ayanoğlu imzalı ezber bozan şarkı. ‘Aranjman’ döneminde aşk şarkılarının arasından sıyrıldı, ses getirdi; Alpay’ın yorumuyla, fabrikada çalışan bir genç kızın duygularını milyonlara ulaştırdı ve Melike Demirağ’ın seslendirdiği "Makine Yiyor Beni"den Ahmet Kaya’nın "Tezgâhtar Nebahat"ine uzanan yeni bir hat açtı. Sadece emekçi kadınlar bahsinde değil, memleket müziğinde de bir dönüm noktası.

"Cumartesi Türküsü"

Sezen Aksu

Kimsenin pek söz söylemediği suskun yıllarda yapılmış bir şarkı. 1997 yılında ana arterin çok satan dergilerinden biri vasıtasıyla binlerce okura ulaşan bir kasette karşımıza çıktı, o günlere düşülen bir not olarak tarihe geçti. 1995 yılının 27 Mayıs gününden bu yana oturma eylemi düzenleyen Cumartesi Anneleri’nin sesi, nefesi. Hâlâ evlatlarını arayan annelere bir saygı duruşu.

"Beni Bul Anne"

Ahmet Kaya

Selda Bağcan’ın da söylediği Ahmet Kaya şarkısı "Beni Bul Anne", Cumartesi Anneleri’ne adanmış bir başka şarkı; Sezen Aksu şarkısının aksine, evladın ağzından yazılmış: 

Dün gece gördüm düşümde / Seni özledim anne / Elin yine ellerimde, gözlerin ağlamaklı / Gözyaşını sildim anne…

Bu şarkı, annelerin 700. buluşması öncesinde, Ceylan Ertem ve kayıp yakınlarının yorumuyla içimize işlemişti. Bir de kardeşi var: Nevzat Çelik’in ‘Bekle beni anne / Bir sabah çıkagelirim / Bir sabah anne bir sabah / Acını süpürmek için açtığında kapını...’ dizeleriyle ses getiren "Şafak Türküsü".

"Annem Derdi"

Eda Baba

Genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden Eda Baba, annesine selam çaktığı bu şarkıda, onun öğütlerinden yola çıkarak bugününü anlatıyor:

Kalabalığa girme, tenhadan gelme / Nasıl geldim ben bu yaşa / Uykudan önce içirdiğin sıcak süt gibi kalbim / Kulağıma küpe, söylediğin bütün sözlerin…

Sanatçı, annesinin sözlerinden bir kısmını ayırıyor, yolunu çizerken ışığı olan bu sözlerin altını çiziyor ve yoldaş olsun diye kendinden sonra gelen kuşaklara bırakıyor: 

Anılar biriktir cebinde / Yaşlanınca anlarsın // Koskoca deniz var içinde / Yüzmelisin özgürce / İhtiyacın yok bir şeye / İnanırsan kendine…

"Anneme"

Ceza

Rapstar albümündeki bu küçük geçiş, Ceza’nın annesine, annelere adadığı bir şarkı:

İlk nefesimde ben senin, son nefesimde sen benim kollarımda / Şimdi ise güneşim, ayım, meleğim, yıldızım…

Akla, Can Bonomo’nun annesinin ardından yazdığı "Derda"yı getiriyor. Öylesi dolu dolu bir hasret…

"Annem"

Zeki Müren

Yine bir hasret şarkısı. ‘Uyandım uykudan aradım seni / Sağıma soluma bakındım anne / Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık / Üşüdüm üstümü örtsene anne’ sözleriyle dikkat çekiyor, Zeki Müren’in ‘anne, annem, anneciğim’ deyişi içimize işliyor…

"Benim Annem Güzel Annem"

Durul Gence

Çocukken öğretilen şarkılar arasında belki de en içli olan, ‘Küçücükken başucumda / Bana ninni söylerdin / Sabahları uyanınca / Beni okşar severdin’ sözleriyle başlayan… ‘60’lı yılların sonuna doğru yayımlanan bir 45’lik plakta bize ulaşan bu şarkı, Durul Gence düzenlemesiyle pop külliyatına girdi. Anneme ve Bütün Annelere başlığıyla yayımlanan plak, dönemi düşünüldüğünde öncü çalışmalardan biri. Nakaratı ve sonrasında gelen sözler, bir özlemi dile getiriyor: 

Benim annem güzel annem / Beni al dizlerine / Kucağında okşa beni / Ninniler söyle yine // Bugün hâlâ kulağımda çınlıyor tatlı sesin / Benim annem kalbimin sen en büyük neşesisin…

Kadın
Kadın Şarkıları
Sezen Aksu
Zeki Müren
Ahmet Kaya
Aylin Aslım
Ceza
Murat Meriç
Sayı 001

BENZER

Mezopotamya’dan Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada baharın gelişi şenliklerle karşılanır. Binlerce, hatta Romanlara göre milyonlarca (!) yıllık kadim bir bayramdır Hıdrellez. İstanbul folklorunda da ayrı bir yeri var. Hıdrellez gelenekleri tam unutulmaya yüz tutmuşken, 1990’ların başında özel çabalarla yeniden canlandırıldı. Gökhan Akçura, 20. yüzyılın başından bugüne bu mevsimsel bayramın İstanbul’daki izlerini sürüyor.
Azapkapı’dan Unkapanı Köprüsü’ne girerken sağda yıllardır gördüğümüz iki dev vinç, bu şehirde sabit kalan, hâlâ bildiğimiz, tanıdığımız yerde yaşadığımızı hatırlatan, bu yüzden de güven veren birkaç şeyden biri. Tarihin bekçileri gibi... O iki vincin ait olduğu Haliç Tersanesi ise dışarıdan köhne ve terk edilmiş gibi dursa da içinde koskoca bir hayat var. Bu 70 dönümlük arazide, İstanbul’un iki köklü kurumu; 565 yaşındaki Haliç Tersanesi ile 169 yaşındaki Şehir Hatları bir arada çalışıyor. Umarım şu anda bu yazıyı bir vapurda okuyorsunuzdur ve o vapur Haliç Tersanesi’nden suya inmiştir.
İstanbullu okurların, kitapseverlerin, bu şehrin kültürünü, tarihini merak edenlerin dergimize gösterdiği ilgi beni çok memnun ediyor. Özellikle pandeminin sürdüğü şu günlerde yayın hayatının ikinci yılını yaşayan İST’in, şehrin sosyal ve kültürel hayatını özleyenler için de bir sığınak olduğunu görmek mutluluk verici.