Edebiyatımızın ilk çocuk dergisi: Mümeyyiz

27 Ağustos 2024 - 13:01

Çocukların yazılı kültür ürünleriyle dost olup okuma kültürü edinmelerinde çocuk dergilerinin yadsınamaz bir önemi vardır. Çocukların isteklerine uygun bir anlayışla yapılandırılmış dergiler; farklı konularda zengin içerikler sunabilme, değişik tasarım özelliklerine sahip olabilme, belirli zaman aralıklarıyla sunulması dolayısıyla çocuk okurun merak duygusunu uyarabilme ve zaman zaman onların göndermiş olduğu yazılara da yer vererek çocukla arasında yazınsal bir bağ kurabilme vb. nitelikleriyle hedef kitlede belli bir yazınsal kültürün oluşturulmasında son derece işlevsel araçlardır. Çocukların okuryazar kimliklerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayan çocuk dergilerinin dünyadaki ilk başarılı örnekleri XVIII. yüzyılın sonlarına doğru İngiltere ve Amerika’da görülür. İngiltere’de 1788 yılında yayın hayatına başlayan Juvenile Magazine ve 1789’da ilk sayısı yayımlanan The Children’s Magazine adlı dergiler, her ne kadar çok uzun soluklu olamasalar da çocuk dergiciliğinin ilk başarılı örnekleri arasında gösterilir.

Bizdeyse çocuk dergiciliğinin başlangıcı Tanzimat dönemine rastlar. 1860’ta Şinasi’nin çıkardığı Tercüman-ı Ahvâl’in geniş kitlelerce büyük ilgi görmesi, Türk toplumunun gazete gerçekliğini kabul etmesini sağlar, Tercüman-ı Ahvâl’i kısa sürede çok sayıda özel gazete takip eder. Bu durumun doğal bir sonucu olarak çocuklar için de bir gazete çıkarılması fikri doğar. Mümeyyiz adlı politika gazetesinin sorumluları 1869 yılında bir çocuk dergisi yayımlama kararı alır ve gazeteyle aynı adı taşıyan bu dergi Mümeyyiz gazetesinin cuma günleri yayımlanan haftalık eki olarak yayın hayatına başlar. Böylece ilk çocuk dergimiz, edebiyat tarihimizdeki yerini alır. 

Edebiyatımızın ilk çocuk dergisi Mümeyyiz, Usûl-i Cedîd Hareketi’nde emeği geçen Kırımlı Türk eğitimci ve gazetecilerinden Sıdkı Efendi tarafından 15 Ekim 1869 tarihinde Asmaaltı’ndaki Çamlıhan Matbaası’nda yayımlanmaya başlar. Derginin yazar kadrosu Sıdkı Efendi dışında Tevfîk, Emîn, Ahmed Fâik, Rıfat Efendi ve Süleyman Fâik adlı aydınlardan oluşur. İlk sayısı 15 Ekim 1869’da çıkan derginin yayın hayatı 14 Ekim 1870’e değin sürer. Bu tarihler arasında tam 49 sayısı yayımlanan dergi, kendisinden sonraki çocuk dergilerine kıyasla daha uzun ömürlü olur. Tanzimat döneminde yayımlanan dergiler arasında en çok sayıya sahip dergi olma özelliğini kazanır.

MÜMEYYİZ’İN 18 EKİM 1869 TARİHLİ İKİNCİ SAYISININ KAPAĞI. DERGİ GENELLİKLE 4 SAYFADAN OLUŞUYORDU VE SADECE 8 SAYI 8 SAYFA OLARAK YAYIMLANMIŞTI (KAYNAK: İBB ATATÜRK KİTAPLIĞI)

Mümeyyiz biçimsel olarak 215 mm x 290 mm boyutlarındadır. Yazılar iki sütun hâlinde 148 mm x 243 mm ebadında bir çerçeveye yerleştirilmiştir. Dergi, genellikle 4 sayfadan oluşmuş, kısa bir süre (sadece 8 sayı) 8 sayfa olarak yayımlanmıştır. 

Türk toplumunun daha eğitimli ve daha çağdaş bir konuma gelebilmesi ve böylelikle Batılı ülkeler nezdinde eski itibarını ve gücünü tekrar yakalayabilmesi için uzun vadeli dahi olsa bir çözüm üretmeyi amaçlayan Mümeyyiz, pek çok çocuğun sıbyan mekteplerinde öğrenim gördüğü bir dönemde, okullarda alınan eğitime ek olarak buralarda verilmeyen daha çağdaş ve günlük yaşamda kullanılacak pratik bilgileri ve sosyal ilişkilerde uyulması gereken davranış biçimlerini konu edinen bir içerikle hazırlanır. Daha çok mahalle mektebi ve rüştiye öğrencilerine yönelik bir dergi olduğu anlaşılan Mümeyyiz’in yayımlanma amacı “mahalle mektebi ve rüştiye öğrencilerinin güzel ahlakına, bilgilenmesine, insanlık meziyetleriyle donanmalarına hizmet etmek” olarak belirtilir. Derginin “Mukaddime” ve “Maksud” başlıklı başyazılarında çocukların gazete/dergiye daha fazla ihtiyaç duyduğu ifade edilerek yayın ilkeleri çocukların güzel ahlakına, bilgilenmesine katkıda bulunmak olarak belirlenir ve çocukların kolay anlaması için sade bir dil kullanılacağı özellikle vurgulanır. Derginin tüm sayılarında Arapça, Farsça sözcük ve tamlamaların kullanımından özellikle kaçınıldığı ve olabildiğince Türkçe sözcüklerin tercih edildiği dikkatleri çeker. 

USÛL-İ CEDÎD (YENİ USUL) AKIMI 
Türklerde millî bilince ve bağımsızlık mücadelesine fikrî etkileri olan Cedid Hareketi’nin içinde filizlenen Usûl-i Cedîd (Yeni Usul) Akımı eğitim ve kültür alanlarında çağın gerisinde kalmanın sebeplerini belirlemek ve bu soruna uygun çözümler üretmek amacını güden bir yaklaşım olarak karşımıza çıkar. XIX. yüzyılda eğitim alanında yapılacak olan reformlarla Türk dünyasının içinde bulunduğu geri kalmışlığın önüne geçilmek istenir. İsmail Gaspıralı, hareketin en bilinen ve en önemli isimlerinden biridir. Onun çalışmaları daha çok eğitim sisteminin değiştirilmesi, geliştirilmesi ve toplumun bu konuda eğitilmesi üzerine olur fakat bu yaklaşıma kadimci olarak nitelendirilen kimseler, tepki verir. Kadimciler yenileşmeyi âdeta bir yozlaşma olarak görür. Sonuçta İsmail Bey’in çıkardığı Tercüman gazetesi vasıtasıyla eğitim öğretimde yenileşmeyi öngören bakış açısı, tüm Türkİslam coğrafyasında yayılma imkânı bulur. Eğitimdeki bu noksanlığın farkında olan İsmail Gaspıralı’nın başlattığı bu hareket, başta Rusya’da yaşayan Müslüman ve Türk topluluklarının ulusal bilinç kazanmasında, Türk milliyetçiliğinin gelişmesinde ve bu ülkede yaşayan halkların hak arama mücadelesinde önemli bir yer tutar.

MÜMEYYİZ’İN DİKKAT ÇEKEN BAZI ÖZELLİKLERİ 

Derginin en dikkat çekici özelliği kapakta yayımlandığı hicri yılın yanı sıra miladi yılın da belirtilmiş olmasıdır. Ülkemizde ancak 1 Ocak 1926’dan itibaren miladi takvimi kullanmaya başladığımızı göz önünde bulundurursak 1869’da yayımlanan bir dergide miladi yılın da kapakta belirtilmiş olmasının son derece dikkate değer bir ayrıntı olduğu daha net anlaşılacaktır. Çocukların ilgisini çekebilmek için her nüshanın farklı renkteki kâğıtlara basıldığı dergide 40. sayıya kadar mor, yeşil, sarı, kahverengi, pembe gibi renklerin değişik tonları tercih edilir. 41. sayıdan itibaren normal saman kâğıdında okurlarına sunulan dergi, çocukların okumalarını kolaylaştırmak için bir süre harekeli olarak da basılır fakat maliyet artışı nedeniyle daha sonra bu uygulamadan vazgeçilir.

Mümeyyiz’de eğitici ve ahlaki yazıların, nasihatlerin yanı sıra hikâyelere, fabl ve masallara, ansiklopedik bilgi içeren metinlere, “latife” başlıklı fıkralara, yurt içinden ve dışından özellikle eğitimle ve çocuklarla ilgili haberlere, ilanlara ve reklamlara yer verilir. Bunların yanı sıra Prusya-Fransa Savaşı’yla ilgili haberlere de rastlanır. Dergide özellikle eğitimin önemi üzerinde durulurken başarılı öğrencilerin adları yayımlanır. Bu noktada derginin dikkat çeken önemli bir özelliği, dergide okurlardan gelen yazılara da yer verilmesidir. Çocuk terbiyesi üzerine yayımlanan öykülerin bir kısmı derginin yazarlarına, bir kısmı okurlara aittir. Bunlar “hikâye” veya “kıssa” başlıkları altında yer alır. Dergide yer alan fabllardan bir kısmı da çeviri niteliğindedir. 

Mümeyyiz’in dikkat çeken bir diğer özelliği, hayal ürünü birtakım faydasız sözlerden ibaret olduğu gerekçesiyle dergide şiire yer verilmeyişidir. Bir çocuk dergisinde şiir gibi edebiyatın önemli bir türüne yer verilmemesi son derece çarpıcıdır. Bu durum, dönemin hayal kurmaya dair yaklaşımını göstermesi bakımından önemlidir. Oysa günümüz çocuk gelişiminde hayal kurma becerilerinin ne denli önemli olduğu artık kesin olarak ispatlanmış ve kabul edilmiştir. 

Dergide şiir yerine matematik, coğrafya ve açık bir Türkçeyle yazılmış ahlak kitaplarıyla gerçek tarihi ele alan eserlerin okunması ve yabancı dil öğrenilmesi tavsiye edilir. Okullarda dayağın hükûmet tarafından yasaklandığı, eğitimin yalnızca erkek çocuklar için değil, kız çocuklar için de son derece önemli olduğu vurgulanır. Çocuklardan, aralarında cinsiyet, din ve ırk ayrımcılığı yapmamaları özellikle beklenir. 

Edebiyatımızın ilk çocuk dergisi Mümeyyiz, yazar kadrosunun da ifade ettiği gibi en temelde “vatana hizmet” amacıyla yola çıkmış bir süreli yayındır. Vatana hizmet etmenin önemli bir yolunun vatanın geleceğini oluşturacak bireyler olan çocukları, çağın gereklerine uygun şekilde eğitmek ve onların ahlaklı kimseler olmalarını sağlamak olduğu anlayışına uygun olarak derginin içeriği oluşturulmuş ve eğitim işlevi hep ön planda tutulmuştur. 

Mümeyyiz, her ne kadar ülkemiz çocuk dergiciliğinde ilk olma özelliği taşısa da nitelikli ve istikrarlı bir çizgi yakalamış ve dönemin şartlarında düzenli olarak okurlarıyla buluşmayı başarmıştır. Öğrencilerin ve velilerin dergiye gönderdikleri mektupların çokluğu ve düzenlenen kampanyalara gösterilen yoğun ilgi, bu durumun en önemli göstergelerinden biridir. 

Mümeyyiz, Türk basın tarihinde bir ilki gerçekleştirmesi ve mevcut toplumsal yapıda büyük bir boşluğu doldurmasıyla edebiyat tarihimizin önemli yapı taşlarından biri olma özelliğini kazanmıştır.

KAYNAKÇA 

Bayram, Y. (2005): “Türk edebiyatının ilk çocuk dergisi: Mümeyyiz (1869-1870)”, HECE Dergisi Çocuk Edebiyatı Özel Sayısı, s. 237-254. 
Hasırcı Aksoy, S. (2020): “Çocuk dergiciliği”, S. Karagül ve E. Şen (Ed.) Çocuk edebiyatı (Okuma kültürünün temelleri) içinde, s. 195-208, İstanbul: Nobel Akademik Yayıncılık. 
Kıymaz, M. S. (2010): “Millî hafıza açısından kahramanlık hikâyeleri: “İleri Yavrutürk Dergisi örneği”, Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı: 3(4), s. 103-117. 
Küçük, D. (2010): “İlk Türkçe Çocuk Dergileri ve “Çocuklara Mahsus Gazete”, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, sayı: 24, s. 221-257. 
Oğuzkan, F. (2010): Çocuk edebiyatı, Ankara: Anı Yayıncılık. 
Suchara, H. T. ve Romatowski, J. A. (1970): “Magazines and newspapers for children. Childhood Education”, sayı: 46(8), s. 443-447. 
Ulusoy Nalcıoğlu, B. (2006): Mümeyyiz: İlk Türkçe çocuk gazetesi (1869-1970), İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları. 
Yaşar, Ş. (2001): “İlk çocuk dergilerinden Mümeyyiz”, Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul.

Mümeyyiz
Çocuk
Çocuk gazetesi
İlk çocuk gazetesi
Basın tarihi
Eğitim
Sedat Karagül
Sayı 019

BENZER

Aksaray, tarihi Bizans'a dayanan, İstanbul’un en köklü semtlerinden. Doğma büyüme Aksaraylı olan yazar Önder Kaya'nın anlatımıyla bu kadim muhite daha yakından bakıyoruz.
Nene Hatun Sokağı, gün batımı, elektromanyetik dalgalar, kara delik... Moda’daki “selfi türbesi”nin gizemi bilimin ışığında çözülüyor...
İST, bu sayısıyla üçüncü yılını da tamamlıyor. Gördüğü ilgiden de anlıyoruz ki İST artık İBB’nin değerli markalarından biri hâline geldi.