Boğaz’ın ilk köprüsü

27 Ağustos 2024 - 14:20

İstanbul Boğazı’na köprü yapılması fikri tarihin “masalsı” dönemlerine kadar uzanıyor. MÖ 515 yılında hüküm süren Pers Kralı Darius’un İskitleri tepelemek için Asya’dan Avrupa’ya askerlerini gemiler ve sallarla yapılmış bir köprüden geçirdiği kabul ediliyor. Bu işin mucidininse Mandrokles olduğu sanılıyor. Kendisi için hem mimar hem de mühendis deniliyor. İkisi de olabilir. Olmayabilir de… 

İstanbul Boğazı’nı ilk geçen ise mitolojik bir inektir. Zeus’un İo ile yasak aşkını duyan kıskanç Tanrıça Hera duruma vaziyet etmek için hızla onların yanına gider. Tanrı bile olsa karısının hışmından korkan Zeus, sevgilisi zavallı İo’yu beyaz bir ineğe dönüştürür. Hera, Zeus’un bir dolap çevirdiğini anlar; güzel ineği Boğaz’ın ilk köprüsü kocasından ister ve alır. Sonra da İo’ya bir at sineği musallat eder. Sinek devamlı olarak İo’yu sokar. Zavallı kız deli danalar gibi kaçar. Bu kaçma kovalamalar sırasında İstanbul Boğazı’ndan da geçer. İnek geçidi anlamına gelen “Bosphorus” adını alır, güzelim İstanbul Boğazı. Bu bilgilerin “kesin olarak” mitoloji kitaplarında olduğu doğrudur. 

Gelelim İstanbul’un birinci köprüsüne… Resmî adı Boğaziçi Köprüsü olan mühendislik harikası halk arasında “birinci köprü” olarak nam salmıştı. 

1967 yılında Türkiye, konusunda uzmanlaşmış 4 yabancı mühendislik firmasından bir proje hazırlamalarını istedi. En uygun öneriyi yapan Freeman, Fox and Partners adlı İngiliz firmasıyla 1968’de anlaşma imzalandı.

İnşaatı gerçekleştirecek firmayı seçmek için açılan ihaleyi de Hochtief AG adlı Alman ve Cleveland Bridge and Engineering Company adlı İngiliz firmalarının oluşturduğu konsorsiyum kazandı. 

Köprü inşaatı çok yönlü tartışmaların odağı oldu. O dönemin en akılda kalan eleştirisiyse Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk’tan gelmişti: “Bu köprü İstanbul’un trafik sorununu çözmeyecektir. Tersine yeni yeni köprüler gerektirecek bir tuzak olacaktır!” 

Birinci köprü 50 yaşına girmeden İstanbul Boğazı’nın üç köprülü hâle gelmesi bir ölçüde İlhan Selçuk’un o yıllardaki öngörüsünü haklı çıkarmıyor mu? 

Biz köprünün inşasına dönelim… Üç ayrı şantiye oluşturuldu. Ortaköy ayağı, Beylerbeyi ayağı ve bir de Küçüksu Çayırı. “Ortaköy ile Beylerbeyi’ni anladık da Küçüksu Çayırı nereden çıktı?” derseniz Köprü’nün tabliyelerinin Küçüksu’da kurulan geçici fabrika/atölyede üretildiği bilgisini verelim size… 

Boğaziçi Köprüsü inşasına 20 Şubat 1970 tarihinde başlandı. Önce Ortaköy, sonra Beylerbeyi kazısına girişildi. 4 Ağustos 1971’de kule montajı, Ocak 1972’de ise kılavuz tel çekme işi başarıyla yola çıktı. 

Köprü’yü taşıyan dev halatlar tek tek çekilen çelik tellerden oluşuyordu ve anlaşma sağlanan İngiliz firmasının günde 60 tel çekme hedefine şimdiye kadar hiç ulaşılamamıştı. Boğaziçi Köprüsü’nde bu hedefe varıldı hatta üzerine de çıkıldı. Önce 65 tel çekildi, daha sonra 70 tel iki yakayı ayaklar üzerinden birbirine bağladı. Bu olağanüstü başarı üzerine şirketin Yönetim Kurulu Başkanı İstanbul’a gelerek şantiye ekibini ödüllendirdi, başarı primleri verdi. 

Ama sonra ne oldu? 

Yönetim Kurulu Başkanı, inşaatı sürdüren ekibin şantiye şefinin evinde akşam yemeğine davet edildi. Ev, Bebek Koyu’nu kuş bakışı gören yamaçtaydı. Misafir Başkan, “Siz burada cennette yaşıyorsunuz” diyerek şark hizmeti mağduriyet primlerini kesti! (Bu bilgi o yıllarda köprü şantiyesinde çalışan bir teknisyen tarafından bize aktarıldı.)

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ'NÜN ŞANTİYE DÖNEMİ (FOTOĞRAF: İBB ATATÜRK KİTAPLIĞI)

İnşaat büyük bir disiplinle çok hızlı sürdü, köprü 8 Haziran 1973’te tamamlandı ve araçla karşıdan karşıya geçiş denemesi yapıldı. Sonra sıra geldi açılışa… Cumhuriyet’in 50. yılı münasebetiyle 30 Ekim 1973 tarihinde görkemli bir törenle Boğaziçi Köprüsü açıldı. Açılışı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yaptı. Köprünün maliyeti 21 milyon 774 bin 283 ABD dolarıydı. İnşa edildiği tarihte ABD dışında dünyanın en uzun köprüsü olarak kayıtlara geçti. Töreni Cumhuriyet gazetesi adına izleyen Yalçın Pekşen, ertesi günkü yazısına şu başlığı atmıştı: “Tören muhteşem, organizasyon felaketti!” Açılış töreni sonrasında alanda bulunan 10 bini aşkın insan köprüye yöneldi. Hareketli yüke göre tasarlanmış köprü durağan ağırlık etkisiyle bir anda sallanmaya başlayınca büyük bir tedirginlik yaşandı. Ancak korkulan olmadı, köprü ilk sınavından başarıyla geçti! 

Boğaziçi Köprüsü ihalesi yapıldığında Süleyman Demirel başbakandı, açılışında ise o yoktu. 12 Mart 1971 Muhtırası’yla devrilmişti. 30 Ekim 1973’te Başbakan Naim Talu’ydu. Bu gerçek bilgiyi de buraya koyalım. Biraz da teknik bilgi vermek gerekirse köprünün toplam uzunluğu 1.580 metre, iki ayak arası 1.074 metre, genişliği 33 metre 40 santim, taşıyıcı ayakların boyu 165 metre, köprünün tam ortasında denizden yüksekliğiyse 64 metredir. 

Boğaziçi Köprüsü üzerinde ilk seferlerine başlayan İETT otobüslerindeki yolcular, araç köprüye girdiğinde hep birlikte alkışlayarak şükranlarını sunuyordu. Sonraları bu âdet bitti ama köprü İstanbul’un sosyal hayatında hep oldu. En çok da intiharlarıyla gazetelere haber oluyordu. Bütün intihar haberleri ölümle sonuçlanmıyordu! Köprü parmaklıklarını aşıp atlama aşamasında taleplerini dile getiren intiharcılar, bazen sevdiği kızın Köprü’ye getirilmesini, bazen işe girme ya da borcunu silme isteklerinin karşılanması üzerine hayatta kalmayı seçiyordu.

Köprünün üzerindeki en büyük ilk aktivite 1 Nisan 1979’da birincisi yapılıp sonra da geleneksel hâle gelen “Avrasya Maratonu” oldu. Köprü üzerinde binlerce kişinin koşması renkli görüntüler oluşturuyordu. Bu gelenek günümüzde de sürüyor.

U2 GRUBUNUN SOLİSTİ BONO (SOL ÖNDE, GÖZLÜKLÜ) VE GRUBUN DİĞER ÜYELERİ (BONO’NUN ARKASINDA) KONSER VERMEK ÜZERE GELDİKLERİ İSTANBUL’DA KÖPRÜ’YÜ YÜRÜYEREK GEÇERKEN… 5 EYLÜL 2010 (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

Zaman zaman da İstanbul’a gelen uluslararası şöhretler Boğaziçi Köprüsü üzerine çıkarıldı. Bunların başında U2 grubu ve solisti Bono geliyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında bir konser vermek üzere İstanbul’a gelen topluluk, 5 Eylül 2010 tarihinde köprüyü yürüyerek 45 dakikada geçti. 20 Temmuz 2015’te ise tenis dünyasının yıldızlarından Venus Williams köprüde Türk tenisçiler İpek Soylu ve Çağla Büyükakçay’la kısa bir gösteri maçı yaptı. Williams bu tarihten tam 10 yıl önce yine Köprü’de tenisçi İpek Şenoğlu’yla bir gösteri maçı yapmıştı. 

Böylesi durumlarda köprü trafiğe kapatıldığı için evleriyle işyerleriyle arasında çaresiz kalan asabi İstanbullular organizasyonlarda emeği geçen herkesin kulaklarını çınlatacak şekilde “saygılarını” yolluyordu!

Boğaziçi Köprüsü üzerindeki en zalim aksiyon 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana geldi. Köprü üzerine askerî öğrencileri çıkaran FETÖ’ye mensup subaylar, trafiği tek yönlü olarak kesti. Anadolu Yakası’ndan Avrupa yönüne geçişler durdu. Karşı yönden gelişler ise normal akışında devam etti. Hain darbenin bastırılmasından sonra köprünün adı da “15 Temmuz Şehitler Köprüsü” olarak değiştirildi. Ama İstanbulluların ağız alışkanlıkları değişmedi. Şehrin iki yakasını 1973 yılında birbirine bağlayan çelik yapıyı o yılki adıyla anmaya devam ediyorlar: 

“Boğaziçi Köprüsü!”

Boğaziçi Köprüsü
Boğaz
Boğaziçi
İstanbul
Popüler Tarih
Nazım Alpman
Sayı 019

BENZER

Son dönemde Alice ve Sertab’ın Müzikali eserleriyle sanat gündemimizde olan koreograf, sanat yönetmeni ve eğitmen Beyhan Murphy, dünyanın pek çok ülke ve şehrine yayılmış yaşamının İstanbul kesitlerini, İstanbul ile olan ilişkisini anlattı.
Yolda yürürken tesadüf edip saatlerce seyrettiği bir İstanbul apartmanı, ilk romanı Unutma Beni Apartmanı’nın ilham kaynağı olmuştu. 2020’de yayımlanan yedinci ve şimdilik son kitabı Ev ile Duygu Asena Roman Ödülü’nü kazanan Nermin Yıldırım, üniversiteden sonra on yılını geçirip âşık olduğu İstanbul ile son on iki yılının büyük bölümünü yaşadığı “rahat” Barselona şehirlerini Ocak 2022’de İspanya’da İST için kaleme aldı. Yüreğinden geçtiği biçimde aktardı iki şehri, gezi yazısı olarak değil... Bir yazar olarak en çok neyi özlüyor dersiniz?
Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde şehit düşen ve kimliği belirlenemeyen bir askerimiz için anıt dikilmesi, Muharebe’nin ikinci yıl dönümünde Çalköy'de düzenlenecek bir törenle bu anıtın temelinin atılması kararlaştırılır. O gün ülkenin dört bir yanından Dumlupınar’a doğru yolculuk başlar. Gazi Mustafa Kemal Paşa 30 Ağustos 1924 tarihinde gerçekleşen törende tarihî bir konuşma yapar.