Nur Sürer: "Bir enstrüman çalmayı isterdim"

Fotoğraf
Kerem Uzel
25 Kasım 2021 - 11:49

Tam şu an nasıl bir ruh hâli içindesiniz?

Gece gibi. 

Sizce en karakteristik özelliğiniz ne?

İyi bir şey mi bilmem ama düşündüğümü söylemek, lap diye. 

Peki, en büyük korkunuz? 

Yakınlarımı kaybetmek.

Bugüne dek yaptığınız en büyük delilik ne oldu? 

Oyuncu olmaya karar vermek.

Peki en büyük pişmanlığınız? 

Annemle daha çok zaman geçirebilirdim.

Hangi yeteneğe sahip olmak isterdiniz? 

Herhangi bir enstrüman çalmayı isterdim.

Favori kurmaca kahramanınız kim?

Gustave Flaubert, Madam Bovary.

Sizi en çok üzen veya rahatsız eden özelliğiniz ne? 

“Hayır” kelimesini sık kullanma özgürlüğüm olsaydı…

Başkalarında sizi en çok rahatsız eden özellik ne? 

Yalan dolansız hayat yeter. 

Bir mottonuz; hayat sloganınız var mı? 

İyi insan olma yolundan çıkmamak.

İstanbul’da hangi semtte yaşıyorsunuz? 

Feriköy. 

Semte dair en sevdiğiniz şey ne; neden? 

Merkezde olmak. 

Sizce nasıl İstanbullu olunur, İstanbullu olmak ne demek? 

İstanbullu olmak bugün benim için İstanbul’un kadim şehir olma yolundan çıkarıldığını hüzünle izlemek demek. Bu kentin üzerinden onlarca kültür geçmiş ama ayak izlerini maalesef kaybediyoruz.

Şehrin yürümeyi en sevdiğiniz muhiti neresi? 

Önceleri İstiklal Caddesi’ydi, şimdi kendime yeni yer bulmam lazım. 

Yemek yemeyi en sevdiğiniz mekânı? 

Elim lezzetlidir, o yüzden evim. 

İstanbul’da kaçıp gittiğiniz gizli bir mabediniz var mı, biraz ipucu? 

Hazzopulo Pasajı. 

Sizin için İstanbul’un en vazgeçilmez tarafı nedir? 

Boğaz tabii ki, ama bilhassa geceleri. Çünkü gece bütün çirkinliği örter.

Peki ya, İstanbul’u en iyi anlatan şarkı? 

“İstanbul İstanbul Olalı”, Sezen Aksu. 

Anket
İSTanket
Nur Sürer
Camdaki Kız
İstanbul
Sayı 008

BENZER

İstanbul’un Olimpiyat Oyunları’na resmî adaylık süreci 1990’larda başladı. 2000 Olimpiyatları’na adaylığı 2004, 2008 ve 2012 adaylıkları takip etti. Büyük umutlar beslenen 2020 Olimpiyat adaylığı ise oyunların son anda Tokyo’ya verilmesiyle sonlandı. Aslında tüm bu adaylık sürecinin fitilini, dünyada da bir ilk teşkil eden 1992 tarihli Olimpiyat Yasası ateşlemişti. Bu büyük düş, İstanbul’un 2032 Olimpiyat Oyunları’na adaylığı ile halen gündemde. Gazeteci, spor yazarı Mert Aydın şehrin olimpiyat macerasını yazdı.
Galata Kulesi, şehrimizin en belirgin silueti. Kalabalığın arasında parmak uçlarına kalkmış merakla etrafı kolaçan eden, kafası külahlı bir çocuk o. Hınzır değil, dedikoducu değil. 1500 yıldır tanık olduğu sayısız felaketin ve tanımsız şiddetin ağırbaşlılığı var sanki üzerinde. Dönem dönem üstlendiği güvenlik ve yangın gözlem kuleliği görevlerinin verdiği alışkanlıkla belki, hep iyi miyiz diye bakıyor sanki. Ama şehri de onu çok seviyor, öyle böyle değil.
Bir söyleşisinde, kızı Yağmur’u hastane odasında kucağına ilk defa aldığında bir anlığına etrafında kameraları aradığını, göremeyince de şaşırdığını anlatıyor Türkan Şoray. Öncesinde onlarca defa buna benzer bir hastane odasında kucağına bir bebek verilmiş, rol gereği. Yeşilçam’ın en çok film çevirmiş oyuncularından birinin hayatında filmlerle kesiştiği anlar olmasına şaşmamalı. Yazar ve kadın hakları mücadelecisi Kiraz Akın, oyunculukta dış dünyanın iç dünyayı ve iç dünya üzerinden seçilen rolleri, seçilen rollerin de tekrar iç dünyayı nasıl tesir altına alabileceğini, “Sultan”ımız Türkan Şoray’ın hayatı ve kariyer seçimlerindeki dönemsel paralellikler üzerinden okudu.