Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk çıktı

27 Ağustos 2020 - 11:32

Meydan savaşları, sürgünler, ihanetler, dünya siyaseti, ayak oyunları, hastalıklar, cehalet, yoksulluk, imparatorluk, cumhuriyet, devrimler, iç siyaset... Bunların hepsinin içinden yürüyerek, kaçmadan, düşünerek geçti Atatürk. Çok zekiydi; yaşadığı her şeyi ders olarak değerlendirebildi. Müthiş bir tecrübe birikimine sahipti. Bunları gelecek kuşaklara aktarmak, öngördüğü tehlikeleri haber vermek, yeni kurulmuş Cumhuriyet için mutlaka yerine getirmesi gerektiğine inandığı bir görevdi. 1927’de bu görevi ifa için kolları sıvadı. Kalp krizi geçirmek pahasına aylar boyunca çalıştı, iyileşip yine aylarca çalıştı.

Tamamladığı Nutuk’u 15 Ekim 1927 günü TBMM’de milletvekilleri huzurunda okumaya başladı. Üst üste altı gün boyunca günde altı saat okuyarak 20 Ekim 1927 akşamı sonuna ulaştı. 36 saat 31 dakikalık okuma maratonunu, Cumhuriyet’i Türk gençliğine emanet ederek bitirmişti.

Nutuk bir hediyedir. Şahsi bir hediyedir. Bir insandan bir halka mektuptur. O bakımdan, içeriğinin sağlamasının yapılmasını, bilgilerinin güncellenmesini gerektirmez. Sadece, çok hızlı bir tarih dönemeci almış Türkiye’de dilin buna bağlı olarak çok hızlı değişmesi sebebiyle, mektubun doğru anlaşılabilmesi için zaman zaman dilinin güne uyarlanması çalışmaları yapılabilir üzerinde.

Gerçekten de bu amaçla yapılmış pek çok çalışma var. Editörlüğünü Alper Çeker’in, danışmanlığını Sinan Meydan’ın yaptığı Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk, dili sadeleştirme, güne uyarlama meselesine eğilmekle yetinmeyen genişlikte bir kapsama sahip olması bakımından öncekilerden ayrılıyor. Zira Atatürk’ün Nutuk’ta anlattığı olaylar, kişiler ve dönemler, bunlara yer verilmiş hatıratlardan alıntılarla beslenmiş. 

Ekrem İmamoğlu

Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk’un proje direktörü Cengiz Özkarabekir, “Bugüne kadar böyle bir proje hayata geçirilmedi ya da geçirilemedi. Çünkü hatıralarda şöyle bir hassasiyet var: Dönemi bizzat yaşayan özellikle asker kökenli isimlerin bazılarının anlatımında abartı ya da çelişkiler bulunuyor. Dolayısıyla titiz bir okumadan sonra bu ifadeleri karşılaştırarak kitaba koyduk. Aynı titizliği Nutuk’u sadeleştirirken de uyguladık çünkü bazı kurumların hazırladığı işlerde hatalar vardı. Hep karşılaştırdık ve doğruyu kontrol ederek ortaya çıkardık” diye anlatıyor.

Nutuk üzerine bir çalışma yapmak aslında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eski bir hayaliymiş. Cengiz Bey’le beş altı yıldır konuştukları fakat ancak bir yıl önce start verebildikleri bir proje.

2020’de basına tanıtıldı. Tanıtımda konuşma yapan Ekrem İmamoğlu da Nutuk üzerine çalışma hayalini ne kadar uzun zamandır kurduklarını, birkaç ayda yetişeceğini zannettiği kitap işinin ne kadar meşakkatli olduğunu bu vesileyle öğrendiğini anlattı. “Sokaklarda yürürken hiç kitapçı göremiyorum” diye üzüntüsünü belirttiği basın toplantısı, İBB’nin Kadıköy’deki Şehir Hatları iskelesinde yeni açtığı İstanbul Kitapçısı’nda gerçekleşti.

Cengiz Özkarabekir

Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk’un, esas Nutuk’tan daha kalabalık bir ekip tarafından daha da uzun sürede yazılmasının sebebi içindeki ek malzeme. “Eserde müthiş bir malzeme var,” diye açıklıyor Cengiz Özkarabekir: “Örneğin, Mustafa Kemal Atatürk Erzurum ya da Sivas Kongreleri’nin öncesini ve sonrasını anlatıyor, sonuçlarını veriyor ama hatıratlarıyla diğer anlatıcılar ilginç detaylar sunuyor. Araçta benzin olmadığını, bunu alacak paranın ancak hangi şartlarda temin edilebildiğini anlatıyor Mazhar Müfit. Ya da Vecihi Hürkuş savaş alanını havadan anlatıyor okuyucuya. Proje danışmanımız Sinan Meydan bile Çerkes Ethem’le ilgili bu kadar detayı ilk kez bu kitapta gördüğünü ifade etti. Bir de, özellikle kim kimdir, önemli olaylar ne anlam taşır gibi başlıklı kısa çerçeve yazılarla bir boşluğu doldurduğumuz kanısındayım. Okuyucuyu bu anlamda bir belgesel film bekliyor diyebilirim.”

Sinan Meydan

Deneyimli bir belgesel yönetmeni olan Cengiz Özkarabekir’in belgeselci gözü burada kendisini hissettirerek kitaba farklılığını kazandırmış: “Ben düz bir belgeselci değilim. Yaptığım işlere popüler tarzı eklemeyi seviyorum. Bu sayede yaptığınız işi karşı tarafa, yani izleyiciye daha rahat aktarabiliyorsunuz. Uzun yıllardır belgesel filmler yapıyorum fakat yayımcılık yeni sayılır. İster istemez kitaba tarzım yansıyor. Bu projede de öyle oldu. Bir kitap ama aynı zamanda bir de belgesel film yaptık diyebilirim. Okuyanlar kendilerini film izlemiş gibi hissedebilir. Diyaloglar var, sahne var, aksiyon var."

1.304 sayfalık Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk, ciltli ve ciltsiz seçenekleriyle raflarda. 

İstanbul Kitapçısı mağazalarında satış fiyatı 180 TL olarak belirlenen Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk ciltli özel edisyonunu 135 TL'ye, ciltsiz edisyonunu ise 60 TL yerine 40 TL'ye indirimli edinebilirsiniz. 

Fotoğraflar: Onur Günal, Kemal Batur
Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk
Nutuk
Atatürk
Sinan Meydan
Ekrem İmamoğlu
Cengiz Özkarabekir
Sayı 003

BENZER

Bugün İstanbul’dan bir vapura atlayıp Adalar’a gitmek dediğimizde ruhumuzu tatlı bir serinliğin sarıp sarmaladığını hissediyoruz. Çünkü Adalar yaşadığı tüm dönüşüme rağmen yüzyıllara meydan okuyan tarihi dokusu ve göz alıcı doğasıyla dünü ve bugünü aynı anda yaşayabileceğimiz büyülü bir iklim vaat ediyor. Adalar denince ilk akla gelen yazarlardan, çağdaşımız Akillas Millas ise bizi yüzyıllar öncesine götürerek farklı bir tarih okuması öneriyor. Millas, manastırları, kiliseleri, saraylarıyla bir inziva ve sürgün mekânı olarak Adalar’ın uzak tarihini deşmeye çalışıyor.
Bir söyleşisinde, kızı Yağmur’u hastane odasında kucağına ilk defa aldığında bir anlığına etrafında kameraları aradığını, göremeyince de şaşırdığını anlatıyor Türkan Şoray. Öncesinde onlarca defa buna benzer bir hastane odasında kucağına bir bebek verilmiş, rol gereği. Yeşilçam’ın en çok film çevirmiş oyuncularından birinin hayatında filmlerle kesiştiği anlar olmasına şaşmamalı. Yazar ve kadın hakları mücadelecisi Kiraz Akın, oyunculukta dış dünyanın iç dünyayı ve iç dünya üzerinden seçilen rolleri, seçilen rollerin de tekrar iç dünyayı nasıl tesir altına alabileceğini, “Sultan”ımız Türkan Şoray’ın hayatı ve kariyer seçimlerindeki dönemsel paralellikler üzerinden okudu.
Tarihçi Necdet Sakaoğlu’nun kaleme aldığı, Atatürk’ü İstanbul özelinde fotoğraflarla anlatan Atatürk ve İstanbul isimli kitap okurla buluşuyor. “Atatürk ve İstanbul konularında Türkiye’de ve dünyada yazılmış çok sayıda kitap var. Ama ikisinin bir araya gelmesi, buluşması özel bir durum” diyen Sakaoğlu, Atatürk’ün doğum gününün yanlış bilindiğine de kitapta yer veriyor. Kitap raflarla buluşmadan önce Necdet Sakaoğlu ile konuştuk, gerçek doğum tarihini nasıl saptadığını Atatürk’ün bilinmeyen yönleriyle birlikte kısaca anlattı.