Başka türlü ulaşım mümkün

03 Haziran 2021 - 08:00

Bikie Ulaştırma Kolektifi, pandeminin hayat verdiği güzel fikirlerden. Lokal, yardımsever, çevreye duyarlı, hayvan dostlarımıza saygılı, dayanışmayı temel alan insanların bir araya geldiği, her geçen gün genişleyen bir topluluk. “Pandemi ile birlikte birçok arkadaşımız işsiz kalmıştı, birçok işletme de zorlukla ayakta duruyordu. Hem bize destek olması hem de esnaf ile dayanışma sağlamak için ortaya çıktı bu fikir” diye açıklıyorlar nasıl bir motivasyonla bir araya geldiklerini.

Bikie, yola dört beş kişiyle çıkmış. “Altı aydır sokaklarda keyifle bisiklet sürmeye devam ediyoruz ve dayanışma ayağımız giderek büyüyor” diyorlar. Onlarla tanıştığımız mayıs başında sayıları 25’i bulmuştu ve artmaya devam ediyordu.

Kadıköy’de hayat bulan bu sivil kolektif, üyelerinin hepsi Kadıköylü olduğundan, şu anda daha çok ilçe sınırları içinde faaliyet gösteriyor. Şimdilik onları en sık Caferağa, Osmanağa, Rasimpaşa, Hasanpaşa, Acıbadem mahallelerinde görmek mümkün. “Bisikletin bizi götürdüğü her yere gidebiliyoruz” diye de not düşüyorlar. Bisikletler toplu taşımaya alınmaya başladıktan sonra ulaşım ağları genişlemiş.

Bikie ekibi, dayanışma fikriyle ortaya çıkan bir oluşum olduklarının sürekli altını çiziyor. Doğaya, çevreye duyarlı olmak da Bikie’nin önceliklerinden: “Hep vurguladığımız gibi, Bikie bir iş planı olarak ortaya çıkmadı. Biz bisiklet kullanıcıları olarak daha çevreci, daha sağlıklı hizmet sağlıyoruz. Yanımızdan geçtiğinizde egzoz gazında boğulmazsınız ya da trafik kurallarını hiçe sayan, aşırı hızlı giden, hem kendini hem etrafındakileri hem de sokaklardaki hayvan dostlarımızı tehlikeye atan bir Bikie göremezsiniz.” Bir ezberi de bozmaya niyetli görünüyorlar: “Bisikleti alternatif bir ulaşım aracı olarak değil, bir ulaşım aracı olarak görüyoruz ve herkesin bu şekilde görmesine yardımcı olmak istiyoruz” diyorlar.

Bikie ekibi, dayanışma fikriyle ortaya çıkan bir oluşum olduklarının sürekli altını çiziyor

Konu bisiklet olduğunda Bikie ekibinden kaygı, tereddüt içeren bir söz duymak pek mümkün değil. Aksine, yüreklendirici ve özendiriciler. Özellikle de bisikletin ne kadar özgürleştirici olduğunu anlatırken: “İstanbul’da akan trafikte bisiklete binmek bazıları için çok korkutucu bir fikirdir. Çünkü yaygın görüşle bisiklete boş yollarda, sahil şeritlerinde, arabaların olmadığı yerlerde hobi olarak binilir. Bizim içinse bisiklet hayatımızın her zaman bir parçası, özgürleştiğimiz bir alan. Bisiklete binerken sadece nereden nereye gideceğimizi, nasıl gideceğimizi düşünüyoruz, sürekli çevremize dikkat etmemiz gerekiyor. Algılarımız, duyularımız hep tetikte. Terapi gibi de oluyor, aklınızda başka hiçbir düşünce kalmıyor o an. Sizi aşağı çeken sorunlardan da uzaklaşabiliyorsunuz.

Son dönemde İstanbul’da bisiklet yollarının artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. İBB kısa bir süre önce hem doğa dostu hem tasarruf fırsatı diyerek “Bisikletli Zabıta” birimini kurdu. Ancak Bikie ekibine göre daha yapılması gereken çok şey var. Örneğin bisiklet yolları sadece sahil şeritlerinde olmamalı: “Yanlış anlaşılmasın, sahil şeritlerinde de bisiklet yolları olsun elbet ama trafiğin içinde bisiklet yollarının olmaması büyük eksiklik İstanbul için. Bisikletin bir ulaşım aracı olduğu fikrinin benimsenmesi gerekir. Karşılaştığımız zorluklar, tehlikeler gerçekten büyük. Bisikletlere uygun olmayan ızgara kullanımları, çukurlar, araçların yollarda bisikletleri sıkıştırması, kadın bisikletçileri gördüklerinde çok yakınlarından hızlıca geçmeleri gibi...

Bikie ekibinin dileği, herkesin kendi yaşadığı semtte bisiklet kuryeliğini yaygınlaştırması. Yaz aylarında biraz cep harçlığı kazanmak, bunu yaparken de dayanışmanın parçası olmak isteyen gençlere, öğrencilere bu vesileyle çağrı yapmış olalım: “Öncelikle bir bisikletiniz olmalı. Birlikte hareket etme, karar alabilme ve kararları kolektif olarak uygulayabilme bilinciyle yan yana geliyoruz. Dayanışmaya ve kolektif hareket etmeye hazırsanız, bikie.biz Instagram hesabından bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bisiklet
Bikie
İstanbul
Kadıköy
Moda
Caferağa
Bisiklet Kurye
Ulaşım
Sayı 006

BENZER

Üsküdar’ın bilinen ilk adı "altın şehir" anlamına gelen Hrisopolis’tir. Bu ismi gün batımındaki dillere destan sarı tonlarından mı, Perslerin burada altın depolamasından mı, yoksa bir tutam esrarengiz sarı tüyden mi aldı dersiniz? Soran olursa “Rüya” anlatıyor...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “İstanbul Meydanlarına Kavuşuyor” sloganıyla başlattığı ve meydanları yeniden toplum hayatına kazandırmayı amaçlayan girişimlerine bir de tasarım yarışması eklendi. Sonuçları 26 Eylül’de açıklanacak Taksim Kentsel Tasarım Yarışması ile tarihî meydan yepyeni bir başlangıç yapacak.
Mustafa Kemal, Nutuk’u kaleme aldığında henüz 45-46 yaşındaydı. Soyadı Kanunu çıkmamış, daha “Atatürk” ilan edilmemişti. Ama birkaç uzun insan ömrüne ancak sığacak kadar çok şey yaşamıştı. Anlatmalı, aktarmalı, gelecek kuşakları uyarmalıydı. Nutuk işte bu ihtiyaçtan doğmuştu. Bu yıl, aynı döneme ait yayımlanmış anı kitaplarından alıntılarla; kimin kim, hangi olayın ne olduğunu içeren bilgi kutularıyla zenginleştirilmiş ve güncel dile uyarlanmış haliyle yeniden hayat buldu.