Avrupa bisiklet hattı İstanbul’a uzayacak

23 Mayıs 2022 - 16:28

Avrupa Bisiklet Federasyonu (ECF) tarafından geliştirilen ve 1997’de Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle hayata geçirilen EuroVelo, en basit haliyle, geçtiği şehirlerdeki bisiklet turizmini geliştirmeyi amaçlayan bir proje. Temel hedefler, özellikle çevresel etkenlerden dolayı bisikletli ulaşımı teşvik etmek ve bisiklet kültürünün gelişmesine katkıda bulunmak. On iki rota ile başlayan EuroVelo projesi, bugün on yedi uzun rota ve 90 bin kilometrelik bir ağ oluşturuyor. İstanbul, bu ağa katılabilmek için öne sürülen tüm şartları sağlama çabasında bir süredir. Pandemi nedeniyle ertelenen başvuru sürecinde yeni başvuru tarihi Aralık 2022 olarak belirlenmiş. İstanbul’un resmî EuroVelo başvurusu bu tarihte gerçekleşecek.

İBB Ulaşım Daire Başkanlığı’nda EuroVelo İstanbul Proje Koordinatörü olarak görev yapan ve aslen mimar olan Engin Aktürk ile Merve Akdağ, şehrimizin EuroVelo ağına katılımı için bir süredir harıl harıl çalışıyorlar. İkisi de gündelik hayatlarında bisikleti bir ulaşım aracı olarak kullanıyorlar. Bize EuroVelo ve İstanbul’un ağa entegrasyonu konusunda her şeyi anlattılar.

Engin Aktürk

EuroVelo rotasına dahil olmak için sağlanması gereken koşulları sayabilir misiniz?

EuroVelo, Avrupa’da sürdürülebilir bisiklet turizmini geliştirmeyi amaçlayan bir proje olarak çeşitli başvuru ve değerlendirme kriterlerine sahip. EuroVelo rotalarının birer temasının olması ve bu temaya uygun, ilgi çekici kültürel ve doğal miras alanlarından geçen rotalar olarak tanımlanması bekleniyor. EuroVelo rotalarının sertifikasyonu için bazı standartlar belirlenmiş ve rotaların olabildiğince bu standartlara uyması gerekiyor. Bu standartlar “altyapı”, “hizmet” ve “tanıtım” alt başlıklarına ayrılıyor. Rota güzergâhının olabildiğince trafikten arındırılmış olması veya seyrek trafikli yollardan geçmesi altyapı başlığındaki kıstaslardan biri. Sadece ayrılmış bisiklet yolları değil, normal taşıt yolları da bu güzergâha giriyor, dolayısıyla buralarda trafiğin yoğun olmaması ve hız sınırının düşük olması gerekiyor. Biz de uygun rota araştırmaları yaptık. Rota boyunca her 50-60 kilometrede beslenme, konaklama ve bisiklet tamiri gibi imkânların bulunması bekleniyor. Ayrıca rotanın ulusal ve uluslararası iletişim araçlarında duyurulması, anlatılması şart koşuluyor. İstanbul’un EuroVelo katılımı için planladığımız rotanın da tüm bu şartları sağlaması için çalışıyoruz.

Bu koşullardan hangileri İstanbul rotası söz konusu olduğunda zorladı sizleri?

Avrupa Yakası çok yoğun bir kentsel yerleşime sahip. Dolayısıyla buradaki ulaşım hareketliliği de yoğun ve hızlı. Diğer taraftan İstanbul, otomobil (motorlu taşıt) odaklı olarak tasarlandığı ya da kendince büyüdüğü için şu anda İstanbul’a yaya veya bisikletli olarak giriş oldukça zorlayıcı. Yine de gelen bisikletli gezginler var, oldukça fazla hem de. İstanbul üzerinden Gürcistan’a veya İran’a devam ediyorlar. Ya da son durak yapıp buradan dönüyorlar. Rotanın İstanbul kırsalına ulaşmasına değin, geliştirilebilecek nispeten sakin yolların tespiti bizi oldukça zorladı. Diğer taraftan da sanayi tesislerinin ve atık bertaraf alanlarının İstanbul çeperine yayılmasından dolayı kırsal diyebileceğimiz alanlarda dahi ağır taşıt trafiği bulunuyor. Rotamızı olabildiğince koruma alanlarından ve su kenarlarından geçirmeye çalıştık. İstanbul’a girişte ve çıkışta Küçükçekmece Gölü üzerinden Sazlıdere ve Sazlıbosna aksını kullanmak, o bölgedeki birçok yorucu trafiği atlatmamıza ve keyifle ilerlememize olanak veriyor.

Avrupa’da durum nasıl? Güvenlik konusunu özellikle merak ediyoruz. 

Avrupa’da tanımlanan EuroVelo rotaları kesintisiz ilerliyor olsa da tamamı sertifikasyon standartlarını sağlayamıyor. EuroVelo rotalarında sertifikasyon standartlarını tüm güzergâh boyunca sağlayabilen sadece tek rota var: 1500 kilometre uzunluğunda, dört ülkeden ve dokuz UNESCO Kültür Mirası alanından geçen “EuroVelo 15 Ren Nehri Rotası”. Deneyim toplantılarında görüştüğümüz kişiler genelde EuroVelo rotalarının ıssızlığından ve iki üç gün kimseyi görmeden hareket etmenin sıkıcılığından bahsettiler ancak bir güvenlik sorunu aktarılmadı.

Bu rotayı izleyerek Tarihî Yarımada’dan yaklaşık 350 kilometre sonra Edirne’ye bisikletinizle ulaşabiliniyor

Peki, İstanbul’un avantajları neler?

İstanbul’un zengin kültürel peyzajını keşfetmek için bisiklet harika bir araç. Çünkü bisikletin hızı çevremizi algılamamıza olanak tanıyor. Hatta Tarihî Yarımada içinde gezerken bisikletli yolculuk yaya yolculuğuyla birleşiyor. İstanbul’un birçok semtinin denizle ilişkili olması bisiklet turizmi ve bisikletli ulaşım için başka bir avantaj. Halk, bisikleti sempatik karşılıyor. Bunun ayrımına kent merkezlerinde pek varamasak da kırsal alana çıkınca o sıcaklığı kolayca fark edebilirsiniz. Bu sosyal etkileşim ve çeşitlilik Avrupa’daki EuroVelo rotalarında pek karşılaşılmayan önemli değerlerden. Özellikle bir köye bisikletle gitmişseniz köylülerin ilgisini ve bir şeyler paylaşma isteğini gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Köylerde bisiklet ulaşımı ara yollarda yaygın olsa da köyler arasında insanlar şu anda buna cesaret edemiyorlar. Bu yönde yapılacak girişimleri büyük motivasyonla karşılıyorlar. İşte bu yüzden de bisikletli ulaşımın İstanbul’dan Avrupa sınırına genişlemesi, sosyo-kültürel dokuda da büyük gelişmelere kulvar açabilir. Trakya ve Rumeli topraklarına girilmesiyle birlikte bitki örtüsü, iklim, kültür, mimari gibi birçok şey değişmeye başlıyor. Bu değişimi bisikletle sindirerek yaşamak insanlar için çok kıymetli bir deneyim.

EuroVelo’ya katılımımız resmî olarak gerçekleşti diyelim. Ben de bu rotayı deneyimlemek istiyorum. Beni neler bekliyor?

İstanbul-Edirne-Avrupa sınırı arasında kesintisiz bir bisiklet rotamız var şu anda. İstediğiniz yerden başlayıp istediğiniz yerde bitirebilirsiniz. Rotaya İstanbul’dan başladığımızı varsayalım. Yolculuğumuza Yenikapı’da deniz surlarıyla başlayacağız, Marmara kıyısından devam edip Küçükçekmece’nin Menekşe sahilinden tatlı su kıyılarıyla devam edeceğiz. Bu sırada İstanbul’un eski sayfiyelerinden biri olan Yeşilköy’de mola verebiliriz. Menekşe sahilinden Menekşe Deresi’ni takip ettiğimizde Mimar Sinan’ın Çekmece Köprüsü’ne ulaşacağız. Köprüyü geçtikten sonra Küçükçekmece Gölü kıyısından su yollarını izlemeye devam edeceğiz. Küçükçekmece’ye dökülen Sazlıdere’yi takip ederek yavaş yavaş İstanbul’un pastoral dokusunu görebileceğimiz kırsalına ulaşacağız. Sazlıdere Barajı’nın sonundaki Sazlıbosna köyünde, sıcak bir mevsimse direklere tünemiş leylekleri görebilirsiniz; bu sulak alan önemli bir kuş göç rotası. Sazlıbosna köyüyle İstanbul’daki su peyzajıyla ilişkimiz bitiyor ve Hadımköy’e doğru tırmanmaya başlıyoruz. Rota üzerindeki Çatalca’nın Nakkaş Mahallesi’nde Fatih döneminden kalma Nakkaş Baba Camii ve birçok güzel çeşme yer alıyor. II. Dünya Savaşı sırasında savunma amaçlı yapılmış olan koruganlarıysa Nakkaş ve İzzettin köyleri arasında göreceğiz. İnceğiz köyüne doğru sürüşümüze devam ederek tarihi MÖ 5000’e dayanan İnceğiz Mağaraları’yla karşılaşacağız. Rotada Çatalca’dan itibaren kırsalın pastoral dokusu giderek artıyor. Kuzeye doğru gittikçe peyzaja orman örtüsü hâkim oluyor. Çerkezköy ile rotamız İstanbul sınırlarından çıkıyor ve Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine doğru gidiyor. Çerkezköy-Lüleburgaz arasının peyzajını ayçiçeği ve lavanta tarlaları oluşturuyor. Lüleburgaz hem zengin kültürel mirasıyla hem de sahip olduğu bisiklet kültürüyle bisiklet turizmi için önemli bir nokta. Bakım, konaklama imkânları sunan “Bisiklet Akademisi”, bisikletli gezginler için önemli bir röper noktası. Rotanın devamı Kırklareli ile EuroVelo 13 rotasında buluşuyor. Lüleburgaz’dan Kırklareli’ye giderken birçok küçük vadi geçiyorsunuz. Bu vadiler iniş çıkışlarıyla bisikletlileri yorsa da manzaraları buna değiyor. Kırklareli’den Süloğlu ve Lalapaşa ilçelerini izliyoruz. Lalapaşa ilçesinde Trakya’ya adını veren Trak kavminin yaptığı mezarları yani “dolmenler”i görebilirsiniz. Bu rotayı izleyerek Tarihî Yarımada’dan yaklaşık 350 kilometre sonra Edirne’ye bisikletinizle ulaşabilirsiniz.

Rotayı tamamlamam yaklaşık ne kadar sürecek?

Bisiklette günlük mesafe kişinin kondisyonuna, bisikletine, motivasyonuna ve yolun durumuna göre değişiyor. Ortalama bir bisikletli, günlük ortalama 50-90 kilometre arasında sürerek rotayı dört günde tamamlayabilir. Trakya’nın fazla engebeli olmayan coğrafyası bisikletle uzun kilometreler yapmamıza olanak sağlıyor.

İstanbul EuroVelo rotasına bisiklet.ibb.istanbul/eurovelo-istanbul-rotasi adresinden ulaşabilirsiniz.

EuroVelo
Bisiklet
IBB
Avrupa Bisiklet Rotaları Ağı
EuroVelo İstanbul
Engin Aktürk
Merve Akdağ
İST
Sayı 010

BENZER

Yaz, deniz demek. Kışın soğuğundan bunalanların denize koştuğu, sıcaktan muzdarip olanların serinlemek için kendini sulara attığı aylar bunlar. Aynı zamanda uğruna şarkılar yazılan aylar. Sadece adı “Yaz Aşkı” olan şarkıları anlatsak sayfalar dolar ama konumuz sahiller,
plajlar, denize girilen yerler...
V4 ülkelerinden eşsiz doğa fotoğrafları, İstanbul Macar Kültür Merkezi aracılığıyla ziyaretçilerle buluşmaya hazırlanıyor.
İstanbul’un mozaiğini oluşturan toplulukların ele alındığı, önemli yazar ve araştırmacıları bir araya getiren İstanbul’un Renkleri kitabının tanıtımı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da katılımıyla gerçekleşti.