İstanbul'un yaşam kültürü dergisi İST'in dördüncü sayısı çıktı!

27 Kasım 2020 - 12:51

İstanbulumuzun yaşam kültürü dergisi, dördüncü sayısıyla 2020'yi kapatıyor ve 2021'e merhaba diyor. Ve bunu iki özel dosya ile yapıyor. Geride bırakmaya hazırlandığımız yılın dünyada gündem yaratan başlıklarını 2020 dosyamızda tek tek hatırladık. Ardındansa 2021'de bizi bekleyenleri ekonomistten astroloğa çeşitli görüşler eşliğinde keşfe çıktık. Olimpiyat hayalini 2021'e erteleyen engelli yüzücülerimizle özel buluşma, mülteci çocuklar ve hayalleri, Ahmet Mümtaz Taylan'ın Cihangir'i, Göksel, Ferzan Özpetek, Agâh Aydın, Altan Karındaş özel röportajları, Serdar Kuzuloğlu ile İSTanket, Kalben'den kişisel bir 14 Şubat yazısı, Kaan Sezyum'un Moda'daki evinin şöhretli ziyaretçileri...  Hepsi İST'in yeni sayısında okuyucuyu bekliyor. 

İST, her sayısında olduğu gibi yeni sayısında da kent tarihinden olaylar, hikâyeler ve çok özel karakterleri mercek altına almayı sürdürüyor. Topkapılı Cambaz Mehmet'in portresi, Beykoz'un kalbi Kelle İbrahim'in hikâyesi, İstanbul'un unutulmaz aşkları, Agâh Özgüç'ün kaleminden Haydarpaşa'dan göç ve aşk hikâyeleri, Galata'nın şarkılı tarihi, 100 yaşına giren 1921 Anayasası'na yakın bakış, fotoğraflarla İstanbul'da eski yılbaşı zamanları... Özel kalemler, özel fotoğraflar ve belgeler eşliğinde İST'in yeni sayısında. 

İstanbul
İST
IBB
Ekrem İmamoğlu
Kültür Sanat
Spor
Tarih
Sayı 004

BENZER

Eskiden mahallesinde, sokağında kadim şehrin kalıntısı terk edilmiş ahşap evler, eğri büğrü köşkler, metruk hamamlar olup da burası hakkında “Tekin değildir!” ikazıyla başlayan söylentilere denk gelmeyen var mıdır? Kulak asılmasa bile akşam karanlığında yanından yöresinden geçilirken temkinle adım atılır, rüzgâr sebepli olduğu bilinse de gıcırdamalarına kulak kabartılır... Bir süre sonra o harabe bire bin katılarak anlatılanlarla kendi çapında mitleşir, bölge folkloruna mâl olur.
“Dünyanın derdi bitmez” yeni bir deyiş değil, gelin görün ki her tür felaketin baş gösterdiği 2020 yılı kesinlikle tarihte özel bir yere sahip olacak. İnsanlık için zor bir yıldı, evet. Ama başına gelen her şeyin sorumlusu insanın kendisi değil mi zaten? 2020’ye salgın, deprem, yangın, savaş başlıklarıyla damga vurduk. Yine de ağır aksak da yürüse hayat devam etti, arada sevinçlerimiz oldu.
Uzun yıllardır 23 Nisan kutlamalarının ayrılmaz bir parçası olan makam koltuklarına çocukların oturması geleneği 1929’da İstanbul Türk Ocağı yönetiminin çocuklara devredilmesiyle başlamıştı. Ertesi yıl çocuklara devredilen makam sayısı arttı, İstanbul’u bir günlüğüne 200 çocuk yönetti. Her istedikleri yapılan çocukların tebessüm ettiren açıklama ve icraatlarını yakından takip eden gazetelere eğlence çıkmıştı.