İstanbul'un ve İstanbullunun yaşam kültürü dergisi İST'in yedinci sayısı çıktı!

31 Ağustos 2021 - 18:09

İstanbul’un ve İstanbullunun yaşam kültürü dergisi İST’in yedinci sayısı çıktı! 

"Deniz salyası" olarak ifade edilen müsilajın kendini göstermesiyle bir kez daha gündeme gelen "Marmara Denizi ölüyor mu?" sorusunun cevabını uzmanlar eşliğinde aradığımız özel dosyamız; Vedat Milor ile İSTanket; Osmantan Erkır'ın İBB Sanatçı Yaşam Evi'nde gerçekleştirdiği iç ısıtan söyleşiler; şehrin az bilinen müzeleri; Ahmet Ümit, Ecem Erkek, Can Bonomo röportajları, günümüzün bağımsız kadın müzisyenleri Lil ZeyMelike Şahin ve Nova Norda ile yuvarlak masa sohbeti İST’te. 

İST, hep olduğu gibi yeni sayısında da kentin ve kent insanının geçmişine ışık tutmayı sürdürüyor. İETT'nin 150 yıllık yolcuğunu kutluyor; kısa bir süre önce kaybettiğimiz değerli tiyatro ve sinema sanatçımız Nedret Güvenç'e ve aramızdan ayrılışının 32. yılında Ertem Eğilmez'e saygı duruşunda bulunuyor; Almanya'da yaşayan Türklerin 60 yıllık serüvenine göz atıyor, kız çocuklarının eğitim tarihindeki dönüm noktalarını hatırlıyor, ilk yerli otomobil Anadol'un hikayesini anlatıyoruz. 

’90'ların unutulmaz TV dizisi Süper Baba neden özeldi, diye soruyor; bir yandan da günümüzün "dönüşen" televizyon ve yayıncılık anlayışını sorguluyoruz. 

Hepsi ve çok daha fazlası İST'in yedinci sayısında!

İST
ist dergi
dergi
IBB
İstanbul
Kent Yaşamı
Tarih
Kültür Sanat
Sayı 007

BENZER

Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, tüm aya yayılacak klasik ve caz müzik programıyla müzikseverlere biraz olsun nefes aldıracak.
Kıdemli gazeteci Zafer Arapkirli, lise yıllarında "Burhan Pazarlama"yı taklit ederek müthiş hasılat yaptığı dört günlük işportacılık deneyimini yazdı. Onlarca yıl boyunca İstanbul vapurlarında satış yapan, teknikleri dillere destan olan ve efsaneleşerek İstanbul’un simgelerinden biri haline gelen, mart ayında kaybettiğimiz Burhan Demircan‘ın anısına saygıyla...
Bundan 36 yıl önce aramızdan ayrılan Zati Sungur, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük sihirbazı olmasının yanı sıra dünyanın sayılı illüzyon ustalarından biriydi. 1936’da, yirmi yıl Avrupa ve Güney Amerika’da gösteri yaptıktan sonra Türkiye’ye döndü ve Beyoğlu’nda sahneye çıkmaya başladı. Ağızdan ağıza yayılan hünerleri sayesinde kısa zamanda kentin en meşhur kişisi olan Sungur, özel bir gösteri yaptığı Atatürk’ü de etkilemeyi başarmıştı.