İstanbul'a ve İstanbulluya dair yaşam kültürü dergisi İST yayında!

10 Temmuz 2020 - 16:23

İstanbul ve İstanbulluya dair yaşam kültürü dergisi İST yayında!

Bildiğimiz İstanbul’un sonu olacak Kanal İstanbul’a dair tam 18 sayfalık özel dosya, Türklerin modern futbolla tanışma macerası, Ezel Akay’dan Seren Yüce’ye yönetmenlerin kadrajından İstanbul hikayeleri, şoförden öğretmene, oto lastikçiden müzisyene kadınlar, seyircisinden salonuna bağımsız tiyatroların mevcut durumu, profesyonel eğitmenlerden şehrin sunduğu ücretsiz spor aletlerini kullanma taktikleri, İstanbul’un simge taşları, tarihi şekerciler, Ramazan pidesinde “tırnak” ustalığı, Boğaz ve balık ikilisinde son durum, fotoğraflarla Atatürk’ün Adana’dan İstanbul’a geliş hikayesi, girmediğimiz 2. Dünya Savaşı’nda verdiğimiz şehitler, iklim krizi, Genco Erkal, Mert Fırat, Yetkin Dikinciler, Beyhan Murphy röportajları… İST, 176 sayfada geçmişten bugüne İstanbul’un yaşam kültürüne dair bilgi, belge, gözlem, aktüel haber, röportaj, özel dosya ve çok daha fazlasını sunuyor.  

Ahmet Ümit, Şebnem Bozoklu, Murat Menteş, Kanat Atkaya, Kaan Sezyum, Doğu Yücel, Melis Alphan, Cengiz Özkarabekir, Cengiz Kahraman, Barış Akpolat, Banu Tuna, Sinan Meydan, Haldun Hürel, Murat Meriç, Alper Çeker, Mehmet Yüce, Simto Alev’in yazıları; Mehmet Çağçağ’ın çizimi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun önsözüyle İST, ücretsiz, her yerde!

ist dergi
dergi
Sayı 001

BENZER

Her çocuk gibi geleceğe dair hayalleri var. Büyüyünce cerrah, piyanist, veteriner, öğretmen, itfaiyeci, oyuncu, YouTuber olmak istiyorlar. Geleceğini burada kurmayı uman da var doğduğu ülkeye döneceği günü bekleyen de. Geride kalan sevdiklerini özlüyorlar. Bu şehri seviyorlar. Onlar İstanbul’un mülteci çocukları...
1972'de Gün gazetesinde çeyrek sayfa olarak yayın hayatına başlayan Gırgır, 26 Ağustos'ta 50 yaşına bastı. Okurlarından yetiştirdiği mizahçılarla, dudak uçuklatan tirajıyla, çok sesliliği ve tarafsızlığıyla efsaneleşen derginin önemini yazarlarından Atilla Atalay kendi hikâyesinden yola çıkarak anlattı.
İstanbul işgal altında buhranlı günler yaşıyordu. O sıralar şehirde bulunan ve zaman geçirmek için kendi aralarında ‘top çeviren’ işgal gücü askerleri önce bir şehri, sonra bir memleketi yeni spor dallarıyla tanıştırdılar. Hentbol, voleybol, basketbol... İşgalin yan etkisi bu ilginç gelişmeyi yerli futbol kulüplerinin ve stadyumların kurulması takip etti.