Bu şehrin tarihini ve zengin kültürünü paylaşıyoruz

01 Mart 2021 - 09:08

İnsan toplumla etkileşime geçtiği andan itibaren bir arayış serüveninin içine girer. Bu, bir aidiyet arayışıdır. İnsan kendini yaşadığı yere ait hissetmek ister. Bir yerin havası, suyu, mimarisi, kültürü, tarihsel geçmişi, insanları ve insanlarının yaşam biçimi aidiyet ilişkisinin gelişmesinde belirleyici olur. Aynı unsurlar kentlilik bilincinin oluşmasında da kritik öneme sahiptir. İstanbullu olmanın birincil koşulu kendini bu şehre ait hissetmektir. Kentsel kimliğin nirengi noktası, şehrin bir parçası hissederek “Ben İstanbulluyum” diyebilmektir.

Burası farklı kentlerden, köklerden gelen insanların “İstanbullu” potasında dönüştüğü, kaynaştığı bir kent olmalı. Bizler bunun için çalışıyoruz. Aslında İstanbullulara, bu konuda ne kadar şanslı olduklarını yeniden hatırlatmaya çalışıyoruz. Amacımız medeniyetler beşiği bu şehrin tarihini, masallara, kadim söylencelere konu olmuş büyüleyici güzelliğini, zengin kültürel yapısını yeniden ortaya çıkarmak. Ve bunları Edirnekapı’dan Adalar’a, Ümraniye’den Büyükçekmece’ye şehrin her köşesinde hissedilir ve yaşanır hale getirmek.

Dostlarım, pandemi koşulları maalesef hâlâ devam ediyor. Bunu hep birlikte yaşıyoruz ve hep birlikte yeneceğiz. Bizler bir yandan hayatımızı sağlıklı kılmaya çalışırken bir yandan da özellikle şehrin kültürel hayatına katkı sunmak için çabalıyoruz. Bu koşullar altında sizlere ulaştırdığımız dergimiz bir anlamda buna destek oluyor. İST, şehrin sadece anlık fotoğrafını çeken bir yayın değil, aksine çok uzun hedefli bir gündemin peşinde. Mimariden tarihe, coğrafyadan yaşam biçimine şehir aidiyetini belirleyen tüm unsurları konu edinmeye çalışıyor. Yaşamın olanca tantanası içinde gözden kaçan, üzerine düşünmenin ertelendiği konuları sayfalarına taşıyor. Bu sayıdaki “Adalar” dosyasına özellikle dikkat çekmek isterim. Adalar’da yaşanan dönüşüme dair hazırlanan güncel dosyaya, Adalar’ın uzak tarihine bakan ve geçmişi farklı açılardan irdeleyen yazılar eşlik ediyor.

Yine bu sayıda İstanbul’un yakın tarihini farklı pencerelerden gören yazılar, okuru bilgi ve haz alacak bir okuma eylemine teşvik ediyor. Şehrin elektrik tarihine ışık tutan “Fotoğraflarla Silahtarağa Santrali” yazısı, ulaşım tarihimizde bir dönemeç kabul edilen dolmuşçuluğun gelişim hikâyesi, güneşli günlerin müjdecisi Hıdrellez geleneğinin İstanbul yaşayışındaki izleri, İstanbul belediye tarihinde İST’e el veren selef yayınlar, şehrin ilk kadın odaklı kütüphanesinin kuruluş öyküsü ve restorasyonuna uğraşlarımız sonucu nihayet başlanan Yerebatan’ın gizem dolu tarihi... Ayrıca Suriçi’nden Çatalca’ya uzanan geniş bir perspektifte anılar, semt hikâyeleri, yollar ve yolculuklar... Her sayfa İstanbul’a ve İstanbullu’ya dair yepyeni bir keşif...

Keyifli okumalar, sağlık ve huzur dolu günler diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla...

İstanbul
IBB
Ekrem İmamoğlu
Adalar
Silahtarağa
İST
Sayı 005

BENZER

1929-1933 yılları arasında, mart, nisan ve mayıs aylarında şehir gündemine düşmüş olaylar, o olaylara dair anları donduran simge fotoğraflar ve ilgili gazete haberleri...
“Öldürmeyen şey güçlendirir.” Alman filozof Nietzsche’nin kendisi kadar ünlü aforizmasının doğruluğu onaylandı! Pandemi, deprem, orman yangınları, polis şiddeti, kadın cinayetleri, siyasi krizler... 2020’nin getirdiği felaketleri bizzat tecrübe ettiğimiz de oldu, sosyal medyadan takip ederek dertlendiğimiz de... Neticede film olarak seyrettirilse abartılı bulup yarısında kapatacağımız bir yıl yaşadık. Başımıza gelmeyen ne kaldı ki 2021’den korkalım? Yoksa sahiden korkalım mı? İçinde yaşadığımız toplumun, dünyanın ve insanlığın geleceğine dair yeni bakış açıları kazanabilmek için hayatın farklı alanlarında düşünen, üreten ve mücadele veren isimlere 2021 öngörülerini, endişe ve beklentilerini sorduk.
Dergimize ev sahipliği yapan İstanbul’un en eski pazarlarından Perşembe Pazarı’nı, Hırdavatçılar Çarşısı’nı mercek altına alıyoruz. Şehrimizin tarihinde çok önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra sabahın erken saatlerinde başlayan, bitmek bilmeyen tantanası ve rengârenk esnafı ile günümüze neşe katıyor