2021 yılı hepimize sağlık, huzur ve başarı getirsin

27 Kasım 2020 - 12:42

Sevgili dostlarım...

2020 yılını sanırım hiçbirimiz unutamayacağız. Üstelik sadece kişisel tarihlerimize değil memleket ve dünya tarihine de unutulmayacak izler bırakan bir yıl oldu. İleride 2020 senesini hatırlarken, yaşadığımız zor günler kadar bu günlerin öğretici deneyimini de anımsamamız gerektiğini düşünüyorum. Birlikte, dayanışma içinde neleri başarabildiğimizi içinden geçtiğimiz zorluklar sayesinde yeniden görmüş olduk. Çağın ve yaşamın yükü karşısında beraberken çok daha güçlüyüz.

Her yeni seneye adım atarken içimizde biriken umut ve heyecanı kuşkusuz 2021 için de taşıyoruz. Üstelik tüm yaşamımızı kuşatan büyük bir salgınla mücadelemiz devam ederken...

Bu senenin bizim için en güzel kazanımlarından biri de yayın hayatına merhaba diyen dergimiz İST oldu. Kültür-sanattan tarihe, eğlence ve yaşam kültüründen doğaya, insan ve hayvan haklarına kadar uzanan geniş bir yelpazede İstanbul’un her türlü birikim ve zenginliğini sayfalarımıza taşımaya gayret ettik. Amacımız her İstanbullunun kendisini bulduğu, şehrin kutsal mührünü gelecek kuşaklara aktaran rehber bir kaynak olmaktı. Bu doğrultuda, doğru ve kapsayıcı bir yayın politikasıyla birbirinden değerli gazeteci, yazar ve çizerin katkılarıyla kolektif işler yaparak başarılı olduğumuza inanıyorum. Zira bizim ürettiğimiz her değerde, her eserde ortak akıl ve imece var...

Elinizde tuttuğunuz bu sayıyla birlikte 2020 yılında çıkan toplam dört sayı, milyonlarca İstanbulluya ulaştı. Hatta şehir dışına, ülkenin dört bir yanına elden ele dolaştı. İstanbulluların elinde bu dergiyi görmek, geçmişten bugüne İstanbul’un her türlü mimari, insani, kültürel, sanatsal, çevresel değerlerinin şehrin sakinleri ile buluştuğunu, onların gözünde yeniden hayat bulduğunu hissetmek benim için paha biçilemez bir duygu. Çünkü şehrin tarihî, kültürel ve doğal varlıklarını korumak, yalnızca siyaseten, bürokratik ve hukuki mücadelelerle mümkün olamaz. Onların hikâyesini gelecek kuşaklara aktarmak da en büyük görevlerimizden biri olmalıdır.

Bu sayıda; kentimizin 1500 yıllık gözcüsü Galata Kulesi’nin dünü ve bugünü, olimpiyatlara hazırlanan engelli sporcu kardeşlerimizin başarı dolu hikâyeleri, 100. yılında 1921 Anayasası ve Millî Mücadele’nin pek az bilinen kahramanlarından Topkapılı Cambaz Mehmet’in hikâyesi gibi çok değerli ve ilginç konular mevcut. Eminim ilgiyle okuyacaksınız... İST için kalem oynatan, emek veren, üreten herkese çok teşekkür ediyor, dergimizi okuyan, paylaşan ve paylaşarak çoğaltan tüm dostlara da şükranlarımı sunuyorum.

İstanbullulara, ülkeme ve tüm insanlığa 2021 yılının güzellikler getirmesini diliyorum. 2021’den en büyük beklentimiz; sağlık dolu günler oluyor. Sıhhat ve huzurumuzun eksik olmamasını temenni ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla...

IBB
Ekrem İmamoğlu
İstanbul
ist dergi
Sayı 004

BENZER

Eskiden, çok çok eskiden Boğaz sularının bir balinaya ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz? Porfirion adı verilen ve şehir halkı tarafından sevilen bu dev canlının, zalim kral ve kraliçe ölüp gidene kadar İstanbul sularını terk etmediği söylenir...
Sadece 1990’ların değil tüm zamanların en akılda kalan dizilerinden biri Süper Baba. 1994- 1997 arasında çekildi, o güne dek görülmemiş seyredilme oranlarına ulaştı. İstanbul’un bir Boğaz semti Çengelköy dizinin âdeta başrolündeydi; henüz çekimler bitmeden semte geziler, Nihat’ın deniz kenarındaki kahvesine turlar düzenleniyordu. Meydan çeşmesi, ulu çınar ağacı, dar sokakları, ahşap konakları, müstakil evleriyle ünlenmişti Çengelköy.
Oyuncu ve yazar Bâlâ Atabek, aynı zamanda bir düş avcısı. Geçtiğimiz aylarda yayımlanan dördüncü kitabı En Sevdiğim Şarkı’da (İnkılâp Kitabevi) kent hikâyeleri anlattı. Her hikâyenin ayrı bir şarkısı da vardı. Atabek, ilkbahar gibi geçen 2020-2021 kışının nihayet kışlığını göstermeye başladığı ocak ayı sonlarında, yine kulağında müzik, İST için düş avına çıktı İstanbul’da.