Tarlabaşı'nda İstanbul'un "dönüşümüne" ışık tutan bir sergi

28 Mayıs 2021 - 12:45

İtalyan görsel sanatçı ve gazeteci Gian Maria Tosatti'nin Kalbim Ayna Gibi Boş - İstanbul Bölümü enstalasyon sergisi 24 Mayıs'ta Tarlabaşı'nda ziyarete açıldı. Katanya, Riga, Cape Town ve Odessa bölümlerinini takip eden İstanbul Bölümü'nün küratörlüğünü Devrim Kadirbeyoğlu ve Antonello Tolve üstleniyor. Tarlabaşı'nın ortasında yer alan büyük bir Art Nouveau binanın içinde kurulan Kalbim Ayna Gibi Boş – İstanbul Bölümü 25 Haziran'a kadar gezilebilir. 

Dünyanın en önemli çağdaş sanat yayınlarından biri olan ve 72 yıldır varlık gösteren ArtReview'un 2015'te kendi jenerasyonunun en "ilginç" 30 sanatçısı arasında gösterdiği Gian Maria Tosatti, işlerinde politik bir bakış açısı sergilemenin yanında spiritüel yaklaşımını da hissettiriyor. Belirli bir bölgeye özel işler üretirken bir yapının tamamını ya da kentsel alanları kullanıyor. Tarlabaşı'nda gezilebilecek enstalasyon sergisi de benzer bir tavra sahip. Tosatti bu çalışmayı bölgede yürüttüğü beş yıl süren araştırmalar sonucunda geliştirmiş. Ona ilham olansa İstanbul'un son 20 yılda geçirdiği "dönüşüm." Tarlabaşı'nda bu süreçte yaşadığı deneyimi bakın nasıl anlatıyor:

"Ekibimle birlikte Tarlabaşı'nda yaşamak hepimiz için çok güçlü ve sancılı bir deneyim. Kayan bir yıldızı izlemek gibi. Enstalasyonu kurduğumuz bina sanki bir gözlem evi ve onun sunduğu ayrıcalık sayesinde bu yıldızın son ışıklarını görüyor gibiyiz. Yaptığımız bu çalışmayla şiirin gözü kara yaşam gücü, önümüzde büyümekte olan çöle karşı bir zıtlık yaratıyor."

Bu enteresan deneyime Tarlabaşı'nda, Ömer Hayyam Cad. No: 11 adresinde ortak olabilirsiniz. 

Tarlabaşı
İstanbul
Gian Maria Tosatti
Enstalasyon
Kültür Sanat
empty-result-block

BENZER

Bugün İstanbul’dan bir vapura atlayıp Adalar’a gitmek dediğimizde ruhumuzu tatlı bir serinliğin sarıp sarmaladığını hissediyoruz. Çünkü Adalar yaşadığı tüm dönüşüme rağmen yüzyıllara meydan okuyan tarihi dokusu ve göz alıcı doğasıyla dünü ve bugünü aynı anda yaşayabileceğimiz büyülü bir iklim vaat ediyor. Adalar denince ilk akla gelen yazarlardan, çağdaşımız Akillas Millas ise bizi yüzyıllar öncesine götürerek farklı bir tarih okuması öneriyor. Millas, manastırları, kiliseleri, saraylarıyla bir inziva ve sürgün mekânı olarak Adalar’ın uzak tarihini deşmeye çalışıyor.
Yalnızca anayasa tarihimizin değil, Millî Mücadele’nin de ihmal edilen bir cephesi Teşkilat-ı Esasiye. Savaş günlerinde, üstelik dünyada örneği pek de görülmemiş biçimde, hukuken varlığını sürdüren fakat fiilen sona ermiş bir devletin idaresine başkaldıran, işgali reddeden bir anayasa. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında devletleşmeye yönelik öncü bir adım; 20 Ocak 1921 tarihinde.
Kamera, yönetmenle seyircinin buluşma noktası. Birlikte çıkılan gezide yönetmen kılavuz, seyirci seyyah... Bize göz olan ve bambaşka hayatların perdesini aralayan film yönetmenlerimizden, bu kez, bize onların İstanbul’unu anlatacak birer ‘sahne’yi dondurmalarını istedik. Bize kendi çektikleri fotoğraflara eşlik eden cümleleriyle İstanbul’u anlattılar.