Kültür sanatla soluk alma vakti

20 Ağustos 2021 - 13:43

Sonbaharın kültür sanat takviminde dikkat çeken etkinliklerden biri, bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan 212 Photography Istanbul. 1-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik, bu yıl rotasını genişleterek kentin farklı noktalarını mesken tutacak ve katılımcılara daha zengin bir deneyim sunacak. Bu mekânlar arasında İBB’nin dönüştürerek kente kazandırdığı yeni kültür merkezi MüzeGazhane’nin yanı sıra Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, Zülfaris Karaköy, Tarihî Hüsrev Kethüda Hamamı ve bomontiada da yer alıyor. Söz konusu mekânlarda etkinlik süresince sergilerden panellere, atölyelerden lm gösterimlerine çeşitli aktivitelere iştirak edebileceğiz.

212 Photography Istanbul Direktörü Banu Tunçağ, etkinliğin tüm şehre yayılmasını çok önemsediklerini söylüyor: “Dünyadaki köklü fotoğraf festivallerine baktığımızda da, şehrin her yerine yayılan ve sadece fotoğraf sanatına değil, farklı disiplinlere de ev sahipliği yapan çok sesli yapılar görüyoruz. Bu da bize ilham veriyor.

Fotoğraf: David Burnett

Biraz da bu yılın içeriklerinden ve işlerine göz atabileceğimiz sanatçılardan bahsedelim. Etkinliğin dördüncü edisyonuna katılacak fotoğraf sanatçıları arasında uluslararası arenadan pek çok isim bulunuyor: Christian Tagliavini, Dirk Dallas, Esra Özdoğan, Hasan Deniz, Helena Blomqvist, JeeYoung Lee, Jonas Bendiksen, Levon Biss, Rosa Muñoz, Scarlett Hooft Graafland, Tim Flach, Thomas Albdorf... Hem fotoğraf hem spor meraklıları içinse çok özel bir bölüm yer alacak bu sene etkinlikte. Geride bıraktığımız temmuz ayında gerçekleşen Olimpiyat Oyunları’na ithafen hazırlanan sergi, David Burnett ve Mine Kasapoğlu’nun çok özel karelerine yer verecek.

Banu Tunçağ, etkinliğe gelen uluslararası fotoğraf sanatçılarının bir yandan İstanbul’un heyecan verici noktalarını deneyimlemelerine tanıklık edip bir yandan da çektikleri fotoğraflarla bu coğrafyanın sunduğu tüm kültürel çeşitliliği belgelemelerine vesile olduklarını, bunun da bizlere şehre farklı bir gözle bakma imkânı sağladığını söylüyor. “Hepimize yüz yıllardır kucak açan İstanbul’un bu şekilde tanıtılmasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz” diye de ekliyor.

212 Photography Istanbul, “disiplinlerarası bir diyalog ortamı” sunma iddiasını bu yılki programına dahil ettiği başka bir disiplinle de pekiştiriyor. MUBI Türkiye ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında festivale özel bir film seçkisi oluşturulmuş. Agnès Varda’dan Wim Wenders’e, Jonas Mekas’tan Man Ray’e saygıdeğer yönetmenlerin işlerinin yer aldığı 12 film, festival kapsamında MUBI platformunda ücretsiz olarak izlenebilecek.

Bir güzel haber de yeni medya meraklılarına, takipçilerine. Bu alanda etkileyici içerikler sunan dünyaca ünlü video içerik platformu NOWNESS, 212 Photography Istanbul’un 4. edisyonunda iş birliğine gittiği en heyecan verici mecralardan. NOWNESS seçkisi video içerikleri festival kapsamında sanatseverlerle buluşacak.

Eğer fotoğrafa gönül vermiş biriyseniz ve takipçisi olma dışında üretim yapıyor, bu alandaki yarışma ve etkinlikleri takip ediyorsanız mutlaka haberdarsınızdır ama yine de notumuzu düşelim. Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması, 6 Eylül’e kadar başvuruları bekliyor.

İstanbul
212 Photography Istanbul
MüzeGazhane
IBB
Fotoğraf
Sergi
Kültür Sanat
Sayı 007

BENZER

Uluslararası Caz Günü’nü fırsat bildik ve ülkemizin en yetenekli ve özel caz solistlerinden besteci/söz yazarı Elif Çağlar’a olmazsa olmaz caz albümlerini sorduk. Nereden başlasak diyorsanız, buyrun keşfe.
Bizans döneminde kaynağını Belgrad Ormanı’ndan alan Büyük Dere çevresindeki geniş vadiye kurulmuş küçük bir balıkçı köyü olan Büyükdere, Osmanlı döneminde padişahların, saray çevresinin, zenginlerin ve yabancı elçiliklerin rağbet gösterdiği bir sayfiyeye dönüşmüştü. Boğaziçi’ni İstanbul’a bağlayan asfalt yolların açılmasına kadar gözlerden uzak Boğaz köyü olma niteliğini koruyan Büyükdere’nin pek bilinmeyen bir özelliği de 1926-1946 yılları arasında deniz uçaklarının inip kalktığı bir “havalimanına” ev sahipliği yapmasıydı.
Halide Edip’in hayatının önemli olaylarında Üsküdar’ın bir başrol oyuncusu olarak yer aldığını söylemek abartılı olmaz. Hayatının büyük bir bölümünü Üsküdar’da geçirmiştir. Babasının ikinci evliliğinden sonra yaşadığı ev, koleje başladığı ev, evlenip yaşamaya başladığı ve hem 31 Mart’ta hem de Millî Mücadele yıllarında kaçış için yola çıktığı ev Üsküdar’dadır.