İstanbul sahne, biz oyuncu

30 Eylül 2020 - 17:50

Kültür sanata hasret olduğumuz şu dönemde belli koşullar doğrultusunda gerçekleştirilen her etkinlik değerli ve ilgiyi hak ediyor. Yeni sezonda bu anlamda dikkat çeken işlerden biri de katılımcıyı hem etkinliğin bir parçası hem de izleyicisi yapan Remote Istanbul

Berlinli özgün tiyatro topluluğu Rimini Protokoll’un dünyanın farklı kentlerine taşıdığı Remote X performansı Kundura Sahne aracılığıyla İstanbul’a uyarlandı ve Remote Istanbul adı altında hayat buluyor. Bir grup katılımcının şehrin belirtilen bir noktasında toplanmasıyla başlıyor deneyim. İstanbul sokakları sahne, katılımcılarsa performansın bir parçası oluyorlar. Onların performansın parçası olmalarını sağlayan etken ise kulaklıklarından gelen ve onları yönlendiren ses…

Rimini Protokoll’un kurucularından Stefan Kaegi’nin tasarladığı ve yönettiği Remote X projesinin İstanbul uyarlaması olan Remote Istanbul performansı Jörg Karrenbauer yönetmeliğinde İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor. 

Beykoz Kundura’nın sanat direktörü S. Buse Yıldırım, Rimini Protokoll’un tiyatronun sınırlarını teknoloji ile genişleten Remote X eserini İstanbul’a uyarlamaktan heyecan duyduklarını söylüyor: “Belgesel tiyatroyu kürasyon politikamızın merkezine almayı ve önümüzdeki dönemde bu janrada yeni projelere imza atmayı umuyoruz. Amacımız şehrin kültür birikimini teknoloji ile entegre, yenilikçi prodüksiyonlar ile beslemek ve kültür sahnesinin canlanmasına katkıda bulunmak.” 

Salgın tedbirleri kapsamında açık hava etkinlik kurallarına bağlı kalarak 15 Kasım’a kadar haftanın belirli günlerinde gerçekleşecek performansın güncel duyuruları için beykozkundura.com adresine ve sosyal medya hesaplarına göz atabilirsiniz.  

Beykoz Kundura
Kundura Sahne
Rimini Protokoll
Remote Istanbul
Kültür Sanat
empty-result-block

BENZER

Rumeli demiryolu hattının hayata geçirilmesiyle Müslüman ahali tarafından sayfiye yeri olarak keşfedilen eski Rum köyü Yeşilköy, son elli yıldaki beton talandan diğer tüm semtler gibi nasibine düşeni aldı ancak yine de bazı köşklerini ve sayfiye tadını korumayı başardı. Eski adıyla Ayastefanos’u turist rehberi ve yazar Turgay Tuna kaleme aldı.
Çünkü toprak onlar, hava onlar, su onlar... Dedem İstanbul. Memleket onlar. Bu toprağın mayası Anadolu insanı, taşı toprağı anı içre anı...
2006’da Ankara’dan İstanbul’a gelen ve Haluk Bilginer’in Oyun Atölyesi’ne dahil olan Mert Fırat, bugün kurucu ortakları arasında yer aldığı Moda Sahnesi, DasDas gibi oluşumlarla İstanbul’da kültür sanatın geniş kitlelere yayılmasında aktif rol oynuyor. Sinema, televizyon ve sosyal sorumluluk alanında da hayli etkin olan sanatçıyla ülkemizde tiyatronun geldiği noktayı konuşmak üzere bir araya geldik.