İşgal İstanbul'una dair çarpıcı bir sergi

22 Aralık 2022 - 10:13

2023'te Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılını kutlayacağız. Ülkemiz için hayli önem taşıyan bu yılı özel etkinliklerle selamlamaya hazırız. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nün 10 Ocak 2023 tarihinde açılacak olan Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918–1923 adlı sergisi 100. yıla dair tasarlanan dikkat çekici projelerden. 

İşgal 1923 yılının Ekim ayında sona erdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti kurulmak ve şehir bambaşka bir döneme girmek üzereydi.

Yaklaşık beş yıl süren işgal; sergide, askeri, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele alınıyor. Sergi, Daniel-Joseph MacArthur-Seal ve Gizem Tongo’nun küratörlüğünde, uluslararası bir danışma kuruluyla birlikte hazırlanmış. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivinin yanı sıra Türkiye, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Ermenistan ve Rusya’daki çeşitli kütüphane, arşiv ve koleksiyonlardan seçilmiş, birçoğu ilk kez sergilenecek belgeler arasında resmi yazışmalardan resimlere, film ve fotoğraflara bir dizi yazılı ve görsel malzeme yer alıyor. 

Sergi, neredeyse tüm yıl ziyaret edilebilecek. 10 Ocak - 26 Aralık tarihleri arasında İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Galerisi'nin Beyoğlu, Tepebaşı'nda konumlanan binası haftanın her günü (Pazar hariç) 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. 

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü
İAE
İstanbul
Kültür Sanat
Sergi
İstanbul'un işgali
Tarih
empty-result-block

BENZER

28 yerinden kesilerek rekor kıran Atıf Yılmaz imzalı Suçlu, “Türkiye’yi temsil etme niteliğinden yoksun” bulunduğu hâlde yurt dışına gizlice çıkarılıp Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” kazanan Metin Erksan klasiği Susuz Yaz ve daha niceleri... Ali Can Sekmeç, sansürün Türk sineması üzerindeki etkilerini filmler üzerinden anlatıyor.
Kaderin garip bir cilvesi! İşgalciler ve onları beş yıl sonra geldikleri gibi gönderecek olan kurtarıcı, aynı gün aynı saatlerde İstanbul’a geldi. İstanbul, ‘işgalcilerini’ ve ‘kurtarıcısını’ aynı gün aynı saatlerde karşıladı.
Galata, çok eskiden beri şehrin favori eğlence merkezlerinden biri. 16. yüzyılda semtte meyhaneler olduğunu, rakı- balık sofraları kurulduğunu biliyoruz. 20. yüzyıla doğru çalgılı meyhaneler dönemine giriliyor. Ondan beridir müziği susmuyor. Murat Meriç, kulüpler, barlar, meyhaneler, balozlar, küplü meyhaneler, konser mekânları, kafeler, şarkılar türkülerle Galata’nın müzikli tarihinin peşinde.