Fasıl Musikisi’nden Mozart’ın doğum gününe

21 Ocak 2021 - 12:36

Geçtiğimiz sonbaharda etkinlik takvimini açıklanan Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konserler pandemi nedeniyle bir süredir dijital platformda devam ediyor. Konserleri Cemal Reşit Rey’in YouTube kanalından takip edebilirsiniz.

Konser takviminde önümüzdeki günlerde neler olduğuna bir bakalım. 

22 Ocak Cuma akşamının programı geleneksel ve son derece renkli bir konsepte sahip: “Fasıl Musikisi.” Saz heyeti ve hanendeler ile Fasıl Musikisi 20.00'de Cemal Reşit Rey’in YouTube kanalında izleyicisini bekliyor.

Hafta sonu programı pazar günü Kandemir Basmacıoğlu’nun Minyatürler konseriyle devam edecek. Peki, nasıl bir konser izleyeceğiz? Sanatçının kendisinden öğrenelim:

Tarihe yön veren besteciler, senfoni ve sonat gibi büyük müzik formlarının yanında bazıları birkaç sayfa, hatta birkaç satırdan oluşan minyatür olarak adlandırılabilecek eserler de yaratmışlardır.  Sunduğum konser programında Beethoven, Debussy ve Alnar gibi farklı dönem ve coğrafyalara ait bestecilerin minyatür türünde bestelediği eserlerden örnekler vererek, bu türün müzik tarihindeki yolculuğuna değinmeyi amaçlıyorum.” 

Ocak ayının son haftasında ise heyecan uyandırıcı bir konser sanatseverleri bekliyor. Wolfgang Eğlencede, nam-ı diğer Mozart Doğum Günü Konseri, 27 Ocak Çarşamba günü ekrana gelecek. Wolfgang Amadeus Mozart’ın doğum günü vesilesiyle hazırlanan program efsanevi bestecinin mizahi yanını ön plana çıkarmayı hedefliyor. Cemal Reşit Rey Gençlik Orkestrası’nın performansı Cem Mansur’un anlatımıyla sahnede olacak. 

Cemal Reşit Rey Konser Salonu yeni yılın ilk ayını farklı tarzlarda iki etkinlik ile kapatacak. Bunlardan ilki, Gökhan Aybulus (piyano), Erkin Onay (keman) ve Çağ Erçağ (viyolonsel) üçlüsünden oluşan Trio Hexis’in 28 Ocak Perşembe günü ekrana gelecek performansı (saat 20.00’de). 29 Ocak Cuma günü ise yer yer saraylı, yer yer Anadolu ezgilerine göz kırpan repertuarıyla HİÇ projesini izleyebilirsiniz. HİÇ, 10 kişilik bir ritm grubu tarafından sahneye taşınıyor. 

Cemal Reşit Rey
Cem Mansur
Mozart
Müzik
Klasik Müzik
Konser
empty-result-block

BENZER

İki denizi ve bir boğazı olan şehrimizde halkın denizle kaynaşması, 1920’li yıllarda İstanbul’a sığınan Beyaz Ruslar sayesinde başlıyor. Plajlar, 1930’larla birlikte, vapur işletmesi Şirket-i Hayriye’nin Boğaz’ı hareketlendirerek vapur seferlerini arttırmaya yönelik çalışmalarının da yardımıyla yavaş yavaş şehrin yaşam kültürü defterine adını yazdırıyor.
Tamamen güvende olmanın sadece tek başınayken mümkün olduğu günlerden geçiyoruz. Pandemi, duygusal olgunluğumuza bakmaksızın bizi kendimizle baş başa bırakıyor. Oysa “tek başınalık” ile “yalnızlık” aynı şey değil. Hepimiz her zaman tek başınayız aslında; esas mesele dara düştüğümüzde yönelebileceğimiz insanlar, kurumlar olup olmadığı. Bunlar yoksa, işte o zaman yalnızız. Psikoterapist ve psikiyatrist Agâh Aydın, küresel salgın sürecinin bir yalnızlaşma müsebbibi olmadığını, buna karşılık pek çok insana “yalnız olduğunu fark ettirdiğini” söylüyor ve anlatıyor: “Tanık yoksa hikâye, hikâye yoksa insan yok. Sosyal medya, kentlerde yapayalnız kalmış insanların iyileşme girişimidir.”
İlkokuldan liseye, üniversiteye kadar sayısız öğretmenimiz olur okul yıllarımız boyunca. Sonra teker teker mezun oluruz; kimisiyle sürer ilişkimiz, kimisiyle bağımız bir süre sonra kopar. Ancak bitmeyen bir okul varsa o da yaşamın ta kendisidir. Bu dünyada nefes aldığımız müddetçe hayat okulunun müzmin öğrencileriyiz. Oyuncu ve yazar Bâlâ Atabek’ten hayatın öğretmenliğine güvenenler; insanlığın, canlıların, doğanın öğretilerini benimseyenler ve böylelikle daha iyi bir insan olma şansını ıskalamayanlar için bir yazı.