Avrupa'dan genç yetenekler taze festivalde

06 Haziran 2022 - 17:23

2014’ten bu yana Avrupa Birliği Yaratıcı Avrupa Programı'nın bir parçası olarak farklı projelere imza atan EUNIC (Avrupa Birliği Ulusal Kültür Enstitüleri), İstanbul ve Ankara kümelerinin girişimi ve Kadıköy ile Çankaya Belediyeleri'nin katılımıyla Sound of Europe Festivali'ni hayata geçiriyor. Avrupa'dan seslerin ülkemizin yerel sanatçılarıyla buluşacağı festivalin Alan Kadıköy'de gerçekleştirilecek İstanbul ayağı için tarihler 10-11-12 Haziran. 

Sound of Europe Festivali, Avrupa'dan yenilikçi seslere yer açması ve etkinlik kapsamında lokal sanatçılarımıza da sahne şansı tanıyacak olması açısından önem taşıyor ve ilgiyi hak ediyor.

Festivalde cazdan elektroniğe farklı türlerde üretim gerçekleştiren isimleri izleyebileceğiz. 

Punk, reggae ve funk gibi türler arasında dolanan Macaristan çıkışlı Duckshell, dans etmek isteyen ve samimi bir eğlence ortamı arayanların gözdesi olacak. Festivalin İstanbul ayağında yakalayabileceğiniz dikkat çekici diğer isimler arasında tech-house'un taze temsilcilerinden Danimarka çıkışlı Yo Johnny; Almanya çıkışlı, bol ödüllü caz dörtlüsü Eva Klesse Quartett; İsveçli besteci ve müzisyen Lisa Stenberg; multi-estrümantalistlerden kurulu Fransız kolektif Collectif Medz Bazar ve klasik cazın sınırlarının ötesine geçen Avusturyalı dörtlü Purple is The Color yer alıyor.

Konser programına ve daha fazla ayrıntıya Alan Kadıköy websitesinden ve festivalin Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.  

Müzik
Festival
Alan Kadıköy
Kadıköy
Kadıköy Belediyesi
İstanbul
empty-result-block

BENZER

Osmalı’daki ilk Türk gazetesi Takvim-i Vekayi’de 1833 yılının sonlarında yer bulan bir haber, daha doğrusu memorat, halkın dehşete düşmesine neden olmuştu... Bu memorat, Tırnova şehrinde bir “cadı” vakasının vuku bulduğunu haber ediyordu. Peki, Takvim-i Vekayi’de böyle bir memorata neden yer verilmişti? Tırnova’da hangi dehşetler zuhur etmişti ki ta İstanbul’da yankı bulabilmişti?
İstanbul’un her köşesi, özellikle Osmanlı döneminde, farklı bir amaca hizmet eden tarihî bir taşa ev sahibiydi. Ok için taş, kıble için taş, dua için taş, çamaşır için oluklu taş... Bunların bir kısmı halen aramızda yaşamaya; beton blokların arasında hayata tutunmaya devam ediyor.
İnsanın hayatının bir döneminde yaşadığı sokağın ismi hayatını, karakterini, ilerde yapacağı seçimleri etkiler mi bilmiyorum, ama ben komediye bayılan bir oyuncu olarak Kadıköy’deki Şakacı Sokak’ta hayatıma başlamışım.