Adalar ve masallar

27 Temmuz 2021 - 10:19

Şehirden kaçış planlayanlar için sıra dışı bir etkinlik kapıda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı tarafından hayata geçirilecek olan "Az Gidip Uz Gidelim: Bir Masal Gezisi", pandemi sürecinde eve kapanan ve daha da yalnızlaşan kent insanına nefes alabilmesi için harika bir fırsat yaratıyor. 

Az Gidip Uz Gidelim: Bir Masal Gezisi etkinliği, adından da anlaşılabileceği üzere, katılımcılarını bir masal yolculuğuna çıkaracak. Ve bunu yine masalsı bir atmosferde, Burgazada'da gerçekleştirecek. Gezi boyunca belli bir rotada yapılacak doğa yürüyüşüne eşlik edecek masallar ise masal anlatıcıları Judith Liberman ve Öykü Tekşen'den dinlenecek. 

Masallar yetişkinler için olsa da etkinliğe çocuklarınızla katılmanız mümkün. Tek yapmanız gereken buradan kayıt formunu doldurmak. Geziye kayıt yapan ilk 50 kişinin katılabileceğini not düşelim. 

4, 5, 6 Ağustos tarihlerinde Burgazada'da gerçekleştirilecek gezinin başlangıç saati ise 18.00. 

Yıllardır Türkiye'de bulunan ve masal anlatıcılığı geleneğinin yaşatılması için çaba gösteren Judith Liberman'ı daha yakından tanımak isterseniz, kendisiyle İST için gerçekleştirdiğimiz söyleşiye hemen buradan göz atabilirsiniz

Judith Liberman
Masal
Masal Anlatıcılığı
Burgazada
İstanbul
Adalar
IBB
empty-result-block

BENZER

Çocukluğu ve gençliği Beyoğlu’nda geçmiş, sanat yaşamının büyük bölümü burada şekillenmiş, pek çok kitabının ve oyununun içinden İstanbul geçen üstat Ferhan Şensoy, geçen yıldan beri, aslında emekliliğini geçirmeyi planladığı Bodrum’da, söylediğine göre artık kendilerini görmekten bıkan dört köpeğinin yanında eşiyle birlikte “mülteci” vaziyetinde. Halini ve “halimizi” Tolga Akyıldız’a anlattı.
Bellek takvimimizde eylül ayı okulla özdeştir. Öğretmenin, öğrencinin birbirine kavuşması demektir eylül... Okula uzak düştüğümüz pandemi günlerinin ardından bizler ders zilinin yeniden çalmasını heyecanla beklerken Pelin Batu eğitim tarihimize “kız çocukları” perspektifinden ışık tutuyor. Kadınların fırsat eşitliği konusunda verdikleri mücadeleye de selam göndererek!
Yalnızca anayasa tarihimizin değil, Millî Mücadele’nin de ihmal edilen bir cephesi Teşkilat-ı Esasiye. Savaş günlerinde, üstelik dünyada örneği pek de görülmemiş biçimde, hukuken varlığını sürdüren fakat fiilen sona ermiş bir devletin idaresine başkaldıran, işgali reddeden bir anayasa. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında devletleşmeye yönelik öncü bir adım; 20 Ocak 1921 tarihinde.